Pentagon, Trump’ın talimat vermesi durumunda başlayacak İran’a askeri harekat sürecinin haftalarca sürebileceği bir senaryo üzerinde çalışıyor. Reuters’a konuşan iki yetkili, bu planlamanın bölgedeki gerilimi daha önce görülmemiş bir seviyeye taşıdığını belirtti. Gizli yürütülen hazırlıklar, taraflar arasındaki diplomasi trafiğinin ortasında riskleri artırdı.
Mevcut hazırlıklar, sadece nükleer tesisleri değil İran’ın tüm askeri kapasitesini hedef alacak bir boyuta ulaştı. Yetkiller, planlamanın hassas doğası gereği isimlerinin gizli tutulmasını istedi. Bu durum, Orta Doğu’daki dengelerin askeri bir çatışma yönünde hızla değiştiğini kanıtladı.
Pentagon bölgeye devasa askeri yığınak yaptı

ABD ordusu cuma günü Orta Doğu’ya ek bir uçak gemisi gönderdiğini açıkladı. Bölgeye sevk edilen binlerce asker, savaş uçakları ve güdümlü füze destroyerleri ile desteklendi. Bu güç takviyesi, kapsamlı bir İran‘a askeri harekat başlatma kapasitesini artırmak için gerçekleştirildi.
Trump, Kuzey Carolina’daki üste askerlere seslenirken İran ile bir anlaşma yapmanın zorluğuna değindi. “Bazen korku salmak gerekir, durumu halletmenin tek yolu budur” ifadesini kullandı. Bu mesaj, Tahran üzerindeki askeri baskının en üst seviyeye ulaştığı şeklinde yorumlandı.
Beyaz Saray’da İran’a askeri harekat seçenekleri

Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly, Trump’ın önünde tüm seçeneklerin masada olduğunu vurguladı. Kelly, nihai kararın ulusal güvenlik çıkarları gözetilerek verileceğini ifade etti. Pentagon ise bu spesifik İran’a askeri harekat hazırlıkları hakkında detaylı yorum yapmaktan kaçındı.
Yeni strateji kapsamında sadece nükleer altyapı değil, devlet ve güvenlik tesisleri de hedef listesine eklendi. Yetkililer, operasyonun bir kez vurup çekilmekten ziyade İran’ın direncini kıracak şekilde tasarlandığını belirtti. Bu yaklaşım, çatışmanın boyutunun bölgesel bir savaşa evrilme ihtimalini güçlendirdi.
Geçmişteki operasyonlar ve artan riskler

ABD geçen yıl nükleer tesislere saldırılar düzenlediğinde bölgeye iki uçak gemisi göndermişti. Ancak haziran ayındaki “Gece Yarısı Çekici” operasyonu, sadece belirli hedeflere odaklanan tek seferlik bir saldırı olarak gerçekleşmişti. O dönemde İran, Katar’daki bir ABD üssüne oldukça sınırlı bir misilleme yapmıştı.
Şu anki planlama ise çok daha karmaşık ve uzun süreli bir harekatı kapsıyor. Uzmanlar, İran’a askeri harekat risklerinin İran’ın sahip olduğu geniş füze envanteri nedeniyle oldukça yüksek olduğunu bildirdi. Karşılıklı saldırıların, çatışmayı kontrol edilemez bir noktaya taşıyabileceği öngörüldü.
Bölgesel savaş tehdidi ve müttefiklerin tavrı

ABD yönetimi, operasyonun başlaması durumunda İran’ın mutlaka misilleme yapacağını tahmin etti. Trump, İran’ın nükleer programı ve iç baskıları nedeniyle daha önce de sert uyarılarda bulunmuştu. Perşembe günü yaptığı açıklamada, diplomatik çözümün dışındaki yolun “çok travmatik” olacağını söyledi.
İran Devrim Muhafızları, kendi topraklarına yapılacak bir saldırıda bölgedeki tüm ABD üslerini vuracaklarını duyurdu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da Washington’da Trump ile bir araya gelerek güvenlik kaygılarını iletti. Olası bir İran’a askeri harekat öncesinde bölgedeki müttefikler tetikte bekliyor.
Tahran yönetimi, yaptırımların kalkması şartıyla nükleer müzakerelere açık olduğunu ifade etti. Ancak füze programının tartışmaya kapalı olduğunu kesin bir dille yineledi. Bölgedeki veriler, bu gerginliğin sadece dönemsel bir kriz olmadığını, stratejik dengelerin kalıcı olarak sarsıldığını kanıtlıyor.


