S&P 500 rekor seviyelere yaklaşırken ABD ekonomisi yüzde 2,1 büyüme, zayıflayan işe alımlar ve kırılgan tüketici güveniyle daha yavaş ilerliyor. Ayrışmanın merkezinde yapay zekâ hisseleri ile en zengin yüzde 20’nin harcamaları bulunuyor.
ABD borsaları ile ülke ekonomisinin verdiği sinyaller arasındaki fark giderek açılıyor. S&P 500, 10 Temmuz Cuma gününü yüzde 0,42 yükselişle 7.575,39 puandan tamamladı. Endeksin yıl başından bu yana kazancı yüzde 10,7’ye ulaşırken rekor seviyeler yeniden gündeme geldi.
Ekonomik veriler ise aynı ölçüde güçlü bir tablo sunmuyor. ABD ekonomisi 2026’nın ilk çeyreğinde yıllıklandırılmış olarak yüzde 2,1 büyüdü. Haziranda yalnızca 57 bin kişilik istihdam artışı sağlanırken iş gücüne katılım oranı yüzde 61,5’e geriledi.
ABD borsaları ile ekonomi arasındaki bu ayrışmanın temelinde endekslerin yapısı bulunuyor. Yapay zekâ yatırımlarından yararlanan az sayıdaki büyük şirketin piyasa değerindeki yükseliş, yüzlerce şirketten oluşan endekslerin tamamını yukarı taşıyabiliyor.
ABD borsaları genelinde yapay zekâ, endeksleri taşıyor

Moody’s Analytics Başekonomisti Mark Zandi’ye göre ABD borsaları ile reel ekonomi arasındaki farkın başlıca nedeni, yapay zekâ bağlantılı hisselerde görülen yükseliş. Özellikle grafik işlemcisi, yüksek bant genişlikli bellek ve veri merkezi donanımı üreten şirketler rallinin merkezinde yer alıyor.
S&P Dow Jones Indices verilerine göre S&P 500’ün en büyük 10 şirketi, endeksin toplam ağırlığının yüzde 36,4’ünü oluşturuyor. Bu yoğunlaşma, birkaç büyük şirketin fiyat hareketinin endeksin genel yönü üzerinde belirleyici olmasına neden oluyor.
Yapay zekâ ilgisinin etkisi 10 Temmuz seansında da görüldü. Güney Koreli bellek çipi üreticisi SK Hynix’in ABD’de işlem görmeye başlayan payları ilk gününde yüzde 13,1 yükselirken Nvidia hisseleri yüzde 4 değer kazandı. Bu hareketler ABD borsalarının haftayı pozitif tamamlamasına destek verdi.
Yatırımcılar bugünkü ekonomik koşullardan çok yapay zekânın gelecekte sağlayabileceği gelir, verimlilik ve kâr artışını satın alıyor. Bu nedenle ABD borsaları mevcut ekonomik faaliyetin doğrudan göstergesi olmaktan çıkarak geleceğe yönelik beklentilerin fiyatlandığı bir yapıya dönüşüyor.


