Ana SayfaGündemFitch ve Moody's raporlarında Türkiye öngörüleri ne oldu?

Fitch ve Moody’s raporlarında Türkiye öngörüleri ne oldu?

Uluslararası finans dünyasının dikkati 23 Ocak 2026 gecesi Türkiye için eş zamanlı olarak paylaşılan iki kritik rapora odaklandı. Kredi derecelendirme sektörünün iki büyük kuruluşu olan Fitch Ratings ve Moody’s Investors Service Türkiye ekonomisi için 2026 yılının ilk değerlendirmelerini kamuoyuna sundu. Fitch ülkenin görünümünü pozitif seviyeye yükselterek not artışı için yeşil ışık yakarken Moody’s mevcut notu ve görünümü koruyarak daha temkinli bir duruş sergiledi.

Her iki raporun ayrıntıları Türkiye ekonomisi genelinde özellikle döviz rezervlerindeki rekor iyileşme ve mali disiplin konularında önemli veriler sundu. Dezenflasyon sürecine dair beklentilerin de yer aldığı bu analizler 2026 yılının ekonomik seyrini belirleyecek ana unsurları içerdi. Fitch tarafından yapılan açıklama ile Türkiye ekonomisi için yatırım yapılabilir seviyeye giden yolda önemli bir kapı aralandı.

Fitch Ratings 23 Ocak 2026 tarihli değerlendirmesinde Türkiye’nin uzun vadeli yabancı para cinsinden kredi notunu BB- olarak teyit etti. Kuruluş bu süreçte not görünümünü durağan seviyesinden pozitif seviyesine revize ettiğini duyurdu. Bu hamle Türkiye ekonomisi için önümüzdeki 12 aylık dönemde bir not artışı ihtimalinin yüzde 50’den fazla olduğunu gösterdi.

Rezervlerdeki büyüme ve Türkiye ekonomisi için likidite artışı

Türkiye ekonomisi

Fitch tarafından hazırlanan raporda en çok dikkat çeken unsur dış kırılganlıklarda yaşanan belirgin azalma oldu. Ajans bu iyileşmenin temel motorunun beklentileri aşan döviz rezervi büyümesi olduğunu vurguladı. Brüt rezervlerin 2024 yılı sonundaki 155 milyar dolar seviyesinden 2026 başında 205 milyar dolar bandına ulaştığı not edildi.

Daha önceki dönemlerde dış finansman tarafında yaşanan zorluklar raporun karşılaştırmalı analizlerinde yer buldu. Mart 2024 tarihinde eksi 66 milyar dolar ile tarihi dip seviyeleri gören swap hariç net rezervler 2026 başında artı 78 milyar dolara tırmanmıştı. Fitch bu durumu dış finansman pozisyonunda kritik bir güçlenme olarak tanımladı. Türkiye ekonomisi dış likidite karşılama oranının ise 2027 yılına kadar yüzde 100 seviyesine yaklaşması öngörülüyor.

Fitch analizinde merkez bankası tarafından uygulanan sıkı para politikasının sürdürülebilirliğine olan güvenin arttığı ifade edildi. Enflasyonun 2025 sonunda yüzde 28 seviyelerinde gerçekleştiği hatırlatıldı. Kurum 2026 sonunda enflasyonun yüzde 21 seviyesine gerilemesini bekliyor. 2027 yılı sonu için ise yüzde 19,5 oranında bir tahmin paylaşıldı.

Kuruluşun uzun vadeli projeksiyonlarında döviz kuru beklentileri de yer aldı. Türkiye ekonomisi için yapılan tahminlerde dolar kurunun 2027 sonunda 53 seviyesinde olacağı öngörüsü paylaşıldı. Reel faizlerin ise 2026 yılı sonunda yüzde 3 civarında dengeleneceği tahmin ediliyor. Bu veriler Türkiye ekonomisi için makro istikrarın yeniden tesis edildiğine dair önemli işaretler sundu.

Moody’s raporunda kamu borcu ve bütçe disiplini vurgusu

Moody’s aynı gece yayımladığı değerlendirmede Türkiye’nin kredi notunu Ba3 ve görünümünü durağan olarak sabit bıraktı. Her ne kadar bir not artışı gelmemiş olsa da raporun içeriği Türkiye ekonomisi için uygulanan politikalara duyulan güveni pekiştirdi. Moody’s analizinde en büyük kredi gücü olarak düşük kamu borç stoku gösterildi.

Kamu borcunun GSYH’ye oranının yaklaşık yüzde 25 seviyesinde kaldığı belirtildi. Bu oranın benzer not grubundaki ülkelerin çok altında olması Türkiye ekonomisi adına büyük bir avantaj olarak değerlendirildi. Bütçe disiplini konusundaki kararlılık da raporun ana başlıklarından biri oldu.

Merkezi yönetim bütçe açığı 2024 yılında yüzde 4,7 seviyesinde gerçekleşmişti. Bu oranın 2025 yılı sonunda yüzde 2,9’a gerileyerek önemli bir iyileşme gösterdiği ifade edildi. Moody’s iç talebin dirençli kalmasıyla Türkiye ekonomisi büyümesinin 2025 yılında yüzde 3,5 olduğunu tahmin ediyor.

Moody’s raporunda Türkiye ekonomisi için kredi notunun yükseltilebilmesi adına bazı şartlar sıralandı. Makroekonomik istikrarın yeniden tesis edildiği politikaların etkili şekilde uygulanmaya devam etmesi bu şartların başında geldi. Kurumsal zorluklar ve hala yüksek seyreden enflasyonist baskılar risk faktörleri arasında sayıldı. Küresel jeopolitik gerilimlerin dış ticaret üzerindeki olası etkileri de kurumun uyarıları arasında yer aldı.

Küresel riskler ve Türkiye ekonomisi projeksiyonları

Her iki kurumun ortaklaştığı temel nokta Türkiye’nin yumuşak iniş senaryosuna sadık kaldığı oldu. Hükümetin aşırı ekonomik yavaşlamaya neden olmadan enflasyonu düşürme hedefi olumlu karşılanıyor. Fitch’in görünümü pozitife yükseltmesiyle birlikte Türkiye ekonomisi için risk primlerinde yeni bir düşüş dalgası bekleniyor.

Beş yıllık CDS primlerinin 200 baz puan seviyesinin altına doğru gerileyeceği öngörülüyor. CDS primlerinin 220 baz puan civarında seyretmesi makro istikrar algısındaki iyileşmenin en somut karşılığı olarak görülüyor. Bu durum Türk bankalarının ve şirketlerinin uluslararası piyasalardan daha düşük maliyetle borçlanabilmesinin önünü açacaktır.

Fitch Türk bankacılık sektörünün dayanıklı yapısını koruduğunu raporuna ekledi. Dış likidite pozisyonunun tarihsel ortalamaların üzerine çıkması finansal sistemin güvenilirliğini artırdı. Türkiye ekonomisi genelinde yabancı yatırımcı ilgisinin 2026 boyunca canlı kalabileceği tahmin ediliyor. Moody’s ise bölgedeki siyasi türbülansın cari açık üzerindeki iyileşmeyi yavaşlatabileceği uyarısında bulundu.

Türkiye Ekonomisi

23 Ocak 2026 raporları Türkiye’nin ortodoks politikalara dönüş sürecinin meyvelerini verdiğini kanıtladı. Fitch’in görünüm değişikliği 2026 yılının ikinci yarısında planlanan değerlendirmede bir not artışının muhtemel olduğunu gösterdi. Moody’s tarafında ise bütçe açığının yüzde 2,9’a gerilemesi görünümün pozitife çekilmesi için güçlü bir zemin hazırladı. Yatırımcılar için asıl kritik eşik enflasyonun yüzde 20 bandının altına kalıcı olarak inmesi olacaktır.

Sonuç olarak 2026 yılının ilk raporları Türkiye ekonomisi için bir güven tazeleme niteliği taşıdı. Rezerv büyüklüğü ve kamu maliyesindeki disiplin yabancı sermaye girişlerini destekleyen temel unsurlar olarak öne çıktı. Türkiye’nin küresel finans sistemindeki risk algısının azalması 2026 yılının bir sağlamlaşma yılı olacağını kesinleştirdi.

Yasal Uyarı: Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi değildir. Yatırım kararlarınızı kendi analizleriniz doğrultusunda vermeniz önerilir.
İLGİLİ HABERLER
- Advertisment -
Analiz Borsa

Son Gelişmeler

Popüler