Reel faizler altın için güvenli liman talebini bastırdı

Altın fiyatlamasında ana değişken yeniden reel faiz oldu. ABD tahvil faizleri yükselirken ve dolar güç kazanırken, kupon getirisi sunmayan altın pozisyonunun fırsat maliyeti arttı. Yatırımcılar savaş başlıklarına rağmen metal yerine dolar ve tahvil tarafına yöneldi.
Petrol fiyatlarındaki artış, piyasanın Fed beklentilerini daha sıkı bir çizgiye taşıdı. Vadeli fiyatlamalar, yıl sonuna kadar en az bir Fed faiz artışı ihtimalini öne çıkardı. Eylül ayı faiz artışı olasılığı bir önceki gündeki yüzde 62 seviyesinden yüzde 66’ya yükseldi. Altın, faiz artışı ihtimalindeki sınırlı değişime bile hassas tepki verdi.
Daha yüksek petrol fiyatı, piyasada daha kalıcı enflasyon endişesi yaratıyor. Daha kalıcı enflasyon beklentisi, Fed’in faiz indirme alanını daraltıyor ve faiz artırma seçeneğini masada tutuyor. Reel getiri eşiği yükseldiğinde altın fiyatı aynı anda iki baskıyla karşılaşıyor. Dolar bazlı fiyatlama küresel alıcılar için maliyeti artırıyor, tahvil getirisi ise alternatif getiriyi güçlendiriyor.
Dolar Endeksi, İran geriliminin enflasyon beklentilerini artırmasıyla destek buldu. Alman 10 yıllık tahvil faizleri altı haftanın zirvesine çıktı. Küresel kamu tahvili getirilerindeki yükseliş, Fed’in daha şahin bir hatta kalabileceği beklentisiyle birleşti. Altın, aynı anda dolar ve faiz kanalından baskı gördü.
Piyasanın verdiği mesaj netleşti. İran ABD üslerini hedef aldığını duyurdu, ABD tarafı yeni saldırı sinyali verdi, petrol hızla yükseldi ve altın buna rağmen değer kaybetti. Geleneksel güvenli liman kalıbı, 2026 fiyatlamasında reel faiz dinamiğinin gerisinde kaldı. Altın, savaş riskini değil savaşın ikinci tur etkisini fiyatladı.
Şubat sonunda İran çatışması başladığında altın 5.595 dolarlık rekora kadar yükselmişti. Aynı dönemde savaş primi, yatırımcı talebini güçlü biçimde destekledi. Temmuz başındaki hareket ise farklı bir rejime işaret ediyor. Jeopolitik risk yükseldiğinde piyasa artık önce enerji fiyatını, enflasyonu ve Fed tepkisini hesaplıyor.


