Küresel piyasalar 2026 yılının en kritik virajlarından birine girerken altın fiyatları Asya seansında adeta yer çekimine meydan okudu. Kıymetli metal Cuma gününü 4986 dolar seviyesinden tamamladıktan sonra yeni haftaya fiyat boşluğu ile başladı.
Haftanın ilk işlem gününe 5009 dolar seviyesinden sert bir gap ile başlayan ons altın yatırımcıların güvenli liman arayışıyla hızla 5031 dolara tırmandı. Şu sıralarda 5020-5030 dolar bandında seyreden altın için artık piyasada sadece fiyatlar değil küresel finansal sistemin geleceği tartışılıyor.
Kanada çıkışı ile ticaret savaşlarında yeni perde

Hafta sonu Trump tarafından Kanada’ya yönelik yapılan ekonomik ambargo niteliğindeki açıklamalar piyasalardaki yangını körükleyen ilk kıvılcım oldu. Trump Kanada menşeli tüm ürünlere yüzde 100 gümrük vergisi getireceğini belirterek küresel ticaretin kurallarını yeniden yazacağını ilan etti.
Trump Kanada Başbakanı Mark Carney’i Çin ile yapılacak bir ticaret anlaşmasının ülkesini tehlikeye atacağı konusunda uyardı. Bu hamle sadece bir vergi artışı değil ABD’nin en yakın ticaret müttefikiyle köprüleri atması anlamına geliyor.
Kanada ile yaşanan bu gerginlik tedarik zincirlerinin kırılması ve maliyet artışları üzerinden küresel enflasyonu tetikleme potansiyeline sahip. İşte tam bu noktada yatırımcılar kağıt varlıklardan kaçarak fiziksel koruma sağlayan altına sığınıyor.
Altın, jeopolitik krizler ve küresel belirsizlik dalgası

ABD ile NATO arasında Grönland üzerine tırmanan sürtüşme jeopolitik belirsizlik beklentilerini artırarak altının yükselişine taze bir ivme kazandırdı. Diğer yandan Ukrayna ve Rusya arasında Cumartesi günü Abu Dabi’de gerçekleştirilen ABD arabuluculuğundaki görüşmelerden sonuç çıkmadı.
Görüşmelerin sürdüğü sırada Rusya hava saldırılarıyla bir milyondan fazla Ukraynalıyı dondurucu soğukta elektriksiz bıraktı. Bu insani ve siyasi kriz yatırımcıların risk iştahını azaltarak güvenli limanlara yönelmesine neden oldu.
Yatırımcı güveninin sarsıldığı bu dönemde altın fiyatları jeopolitik risklerin etkisiyle yukarı yönlü ivmesini koruyor. Siyasi gerilimlerin ekonomi üzerindeki baskısı değerli metallere olan ilgiyi canlı tuttu.
Ross Norman ve UBS analiziyle altın fiyatları

Bağımsız analist Ross Norman altın için yıl genelinde 6400 dolarlık bir zirve ve 5375 dolarlık bir ortalama fiyat öngördü. Dünyanın önde gelen yatırım bankalarından UBS ise yayımladığı son raporda oldukça çarpıcı bir tespitte bulundu.
UBS’e göre altın için mevcut güç artık geçici bir döngüsel hareket olmaktan çıktı ve tamamen yapısal bir nitelik kazandı. Banka finansal ve siyasi kurumlara olan güvenin kırılgan kaldığı bir dönemde altının stratejik bir korunma aracı olarak rolünün kalıcı hale geldiğini savundu.
UBS analistleri daha zayıf bir ABD doları ve artan jeopolitik risklerin kredi sisteminin dışında kalan varlıklara olan talebi güçlendirdiğini vurguladı. Büyük ekonomilerdeki mali sürdürülebilirliğe ilişkin süregelen endişeler de bu süreci destekledi.
Fed kararı öncesi piyasaların genel görünümü

Altın 5000 doların üzerinde tutunmaya çalışırken bu haftanın ajandası fiyatların yönünü tayin edecek kritik olaylarla dolu geçiyor. Piyasalar Trump tarafından yapılan vergi çıkışlarının Fed’in faiz patikasını nasıl etkileyeceğini anlamaya çalışıyor.
Fed’in şahinleşmesi altını kısa süreli baskılayabilir ancak düşük reel getiriler altının bir değer deposu olarak cazibesini korumasını sağladı. Geçtiğimiz dönemde ABD para politikasındaki gevşeme adımları bu süreci daha önce de desteklemişti.
Ocak ayı istihdam verileri ABD ekonomisinin ticaret savaşlarının yarattığı belirsizliğe nasıl tepki verdiğini gösterecek. Zayıf bir istihdam verisi resesyon korkularını körükleyerek ons altını 5100 dolar seviyesine itebilir.
Altın merkez bankalarının alımları ile destekleniyor

Altın fiyatları 2025 yılında merkez bankası talebi ve borsa yatırım fonlarına gelen rekor girişlerle yüzde 64 oranında yükselmişti. Çin merkez bankası Aralık ayında altın alım serisini on dördüncü aya taşıyarak bu sürece öncülük etmişti.
UBS bu eğilimin süreceğini ve 2026 yılında resmi altın alımlarının 950 tona ulaşacağını tahmin etti. Bu devasa kurumsal akışın yanı sıra yeniden canlanan borsa yatırım fonu girişleri de piyasayı destekledi.
Külçe ve madeni para formundaki güçlü fiziksel talep altın fiyatlarını tarihi yüksek seviyelerde çıpalamaya yardımcı oldu. Piyasada oluşan bu arz darlığı ve talep patlaması denklemi fiyatlardaki geri çekilmelerin sınırlı kalmasını sağladı.
Gümüş ve diğer değerli metallerde son durum

Spot gümüş fiyatları fiziksel piyasalardaki sıkışıklığın devam etmesiyle yüzde 1,85 yükselerek 104,85 dolara ulaştı. Gümüş geçtiğimiz Cuma günü tarihinde ilk kez 100 dolar sınırını aşarak önemli bir teknik başarıya imza atmıştı.
Gümüşün geçen yıl sergilediği yüzde 147’lik artış perakende yatırımcıların ve ivme odaklı alımların gücünü ortaya koydu. Diğer metallerde ise spot platin yüzde 0,21 değer kaybederken spot paladyum yüzde 0,22 oranında değer kazandı.
Altın ve gümüş arasındaki bu korelasyon değerli metallerin genel bir boğa piyasasında olduğunu teyit etti. Yatırımcılar çeşitlendirme amacıyla gümüş gibi endüstriyel değeri olan metallere de yöneldi.
Teknik görünümde 5000 dolar seviyesi

Teknik analiz tarafında altın için günün en önemli gelişmesi haftalık açılışta görülen devasa boşluk oldu. Bu fiyat boşluğu piyasadaki panik alımlarının ne kadar güçlü olduğunu kanıtladı.
Analistler altın için 5000 dolar seviyesinin altına inilmediği sürece rotanın yukarı olduğunu belirtti. 5035 dolar direncinin kırılması durumunda ise 5085 ve 5120 dolar seviyeleri radara girebilir.
Sonuç olarak altın Trump’ın korumacı politikaları ve UBS’in yapısal boğa piyasası teziyle tarihinin en kritik sınavlarından birini veriyor. Yıllık bazda bakıldığında bu gelişmeler altının sadece bir emtia değil küresel belirsizliğe karşı en güçlü kalkan olma özelliğini pekiştirdi.


