Piyasalar haftayı teknoloji hisselerindeki sert satış, yükselen petrol fiyatları ve ABD-İran geriliminin büyüttüğü enflasyon endişeleriyle kapattı. Yeni haftada TCMB ve Avrupa Merkez Bankası kararları, ABD PMI verileri, teknoloji bilançoları ve Fed’e ilişkin faiz beklentileri fiyatlamaların yönünü belirleyecek.
Yerel ve küresel piyasalar, temmuz ayının üçüncü haftasını birbiriyle çelişen iki ana tema altında tamamladı. Bir tarafta ABD enflasyonundaki yavaşlama ve merkez bankalarının faiz artırımlarına ara verebileceği beklentisi vardı. Diğer tarafta ise Orta Doğu’da yeniden tırmanan çatışmalar, yükselen petrol fiyatları ve teknoloji hisselerinde derinleşen satış dalgası öne çıktı.
Borsa İstanbul cuma günü yüzde 1,90 gerileyerek 13.981,05 puandan kapandı. Dolar/TL 47,16, euro/TL ise 53,99 seviyesine yükseldi. Gram altın, ons altındaki günlük toparlanma ve döviz kurunun desteğiyle 6.074,94 TL’den işlem gördü.
Küresel piyasalar açısından haftanın en önemli gelişmesi, yarı iletken hisselerinde başlayan satışın diğer teknoloji şirketlerine yayılması oldu. ABD, Avrupa ve Asya borsalarında risk iştahı gerilerken petrol fiyatlarındaki yükseliş, Fed’in ilerleyen aylarda yeniden faiz artırabileceği endişesini canlı tuttu.
Borsa İstanbul 14 bin puanın altına indi

Borsa İstanbul’da haftanın son işlem gününde satış baskısı geniş bir alana yayıldı. BIST 100 endeksi gün içinde 13.962,64 puana kadar geriledikten sonra 13.981,05 puandan kapandı.
Endekste 14 bin puan eşiğinin altında gerçekleşen kapanış, teknik görünüm açısından kısa vadeli baskının sürdüğüne işaret etti. Günün en yüksek seviyesi 14.153,74 puanda kalırken satışların özellikle iletişim, metal eşya-makine ve inşaat sektörlerinde yoğunlaştığı görüldü.
İşlem hacminde ASELS, THYAO, BETAE, ASTOR ve AKBNK öne çıktı. ASTOR ve AKBNK’deki sert kayıplar, endeks üzerindeki baskıyı artırdı.
Yeni haftada yerel piyasalar açısından en önemli başlık TCMB’nin 23 Temmuz’da açıklayacağı faiz kararı olacak. Politika faizinde değişiklik yapılmasa bile karar metninde enflasyon, iç talep, kredi büyümesi ve likidite koşullarına ilişkin verilecek mesajlar yakından izlenecek.
Piyasalar dövizde kontrollü yükselişi izledi

Dolar/TL haftanın son işlem gününü 47,16 seviyesinde tamamladı. Euro/TL ise 54 TL sınırına yaklaşarak 53,99 seviyesinde işlem gördü.
Döviz piyasasında sert bir hareket yaşanmasa da kurdaki kademeli yükseliş devam etti. Küresel dolar endeksinin haftalık bazda hafif gerilemesine rağmen Türk lirasının değer kaybetmesi, yerel enflasyon farkının ve döviz talebinin kur üzerindeki etkisini gösterdi.
TCMB kararı öncesinde piyasalar, faiz seviyesinden çok bankanın sıkı para politikasını ne kadar süre koruyacağına odaklanacak. Karar metninde erken gevşeme sinyali verilmesi hâlinde döviz talebi artabilir. Sıkı duruşun korunacağı yönündeki mesajlar ise kurdaki hareketin kontrollü kalmasını sağlayabilir.
Gram altın kur desteğiyle ayakta kaldı

Uluslararası piyasalarda altın haftayı kayıpla kapatmasına rağmen gram altın, dolar/TL’deki yükselişin desteğiyle yerel piyasada daha dirençli bir görünüm sergiledi.
Gram altın cuma akşamı 6.074,94 TL, çeyrek altın 9.932,53 TL ve Cumhuriyet altını 39.608,61 TL seviyesinde işlem gördü.
Ons altın haftanın son gününde 4.000 doların üzerine toparlandı ancak haftalık kayıp yaklaşık yüzde 2,6’ya ulaştı. Altının jeopolitik gerilime rağmen değer kaybetmesi, piyasanın savaş riskinden çok bu gerilimin enflasyon ve faizler üzerindeki etkisine odaklandığını gösterdi.
Petrol fiyatlarının yükselmesi, enerji maliyetlerinin enflasyonu yeniden hızlandırabileceği beklentisini güçlendirdi. Bu durum Fed’in faizleri daha uzun süre yüksek tutabileceği veya ilerleyen dönemde yeniden artırabileceği düşüncesini destekledi. Faizlerin yüksek kalması, getiri sağlamayan altın üzerinde baskı oluşturdu.
ABD borsalarında teknoloji satışları derinleşti

Wall Street haftayı sert kayıpla tamamladı. Dow Jones Sanayi Endeksi cuma günü yüzde 0,77 düşerek 52.146,42 puana, S&P 500 yüzde 1,01 gerileyerek 7.457,69 puana ve Nasdaq Bileşik Endeksi yüzde 1,40 kayıpla 25.520,24 puana indi.
Haftalık bazda S&P 500 yüzde 1,55, Dow Jones Sanayi Endeksi yüzde 0,93 ve Nasdaq Bileşik Endeksi yüzde 2,90 değer kaybetti.
Satışların merkezinde yarı iletken şirketleri yer aldı. Philadelphia Yarı İletken Endeksi son zirvesinden yüzde 20 gerileyerek teknik olarak ayı piyasası sınırına ulaştı.
Yapay zekâ yatırımlarının sürdürülebilirliği, yüksek şirket değerlemeleri ve Çinli teknoloji şirketlerinin yeni ürünleri, yatırımcıların çip hisselerine yönelik temkinli yaklaşmasına neden oldu.
Yeni haftada Alphabet, Tesla ve Intel bilançoları açıklanacak. Bu şirketlerin yapay zekâ yatırımları, sermaye harcamaları, kâr marjları ve gelecek dönem beklentileri yalnızca kendi hisselerini değil, Nasdaq ve genel piyasa yönünü de etkileyebilir.
Avrupa borsaları satış dalgasından kaçamadı

Avrupa borsaları da küresel teknoloji satışlarından etkilendi. STOXX Europe 600 endeksi cuma günü yüzde 0,34 geriledi.
Asya ve ABD’ye kıyasla kayıpların daha sınırlı kalmasında enerji ve savunma hisselerindeki direnç etkili oldu. Buna karşılık çip üreticileri ve teknoloji şirketleri küresel satış dalgasına eşlik etti.
Avrupa piyasaları açısından yeni haftanın en önemli gelişmesi Avrupa Merkez Bankasının 23 Temmuz’daki faiz kararı olacak. Bankanın faizleri sabit tutması bekleniyor ancak Başkanın eylül ayına ilişkin mesajları euro, tahvil faizleri ve banka hisseleri üzerinde belirleyici olabilir.
Petrol fiyatlarındaki yükselişin Avrupa enflasyonuna nasıl yansıyacağı da yakından izlenecek. Avrupa enerji ithalatına yüksek oranda bağımlı olduğu için Orta Doğu’daki gelişmelere ABD’den daha hassas bir görünüm sergileyebilir.
Asya borsalarında çip satışları daha sert oldu

Asya piyasalarında satış dalgası çok daha güçlü hissedildi. Japonya Nikkei 225 Endeksi cuma günü yüzde 4 düşerken son zirvesinden kaybı yüzde 12’ye ulaştı.
Japonya ve Tayvan’daki çip üreticileri, küresel yarı iletken satışlarının merkezinde yer aldı. MSCI Asya Pasifik Endeksi Japonya hariç yüzde 2,7 geriledi.
Çin tarafında ise güçlü ihracat verilerine rağmen ikinci çeyrek büyümesinin yüzde 4,3 ile üç yılı aşkın sürenin en düşük hızına gerilemesi risk iştahını sınırladı. Zayıf iç talep ve emlak sektöründeki sorunlar, Çin borsaları üzerindeki baskıyı sürdürdü.
Pazartesi günü Çin’in kredi ana faiz oranları açıklanacak. Beklenti faizlerin değiştirilmemesi yönünde. Ancak büyümedeki yavaşlama nedeniyle Çin Merkez Bankasının ilerleyen dönemde yeni destek adımları atabileceği değerlendiriliyor.
Jeopolitik risklerin merkezi yeniden Hürmüz oldu

Küresel piyasalar haftayı ABD ile İran arasındaki çatışmaların yeniden tırmandığı bir ortamda tamamladı.
ABD’nin İran’daki köprü ve havaalanlarını hedef almasının ardından İran, Orta Doğu’daki ABD üslerine ve bölgedeki enerji altyapısına yönelik saldırılar düzenledi. Hürmüz Boğazı çevresindeki tanker trafiğinde yaşanan sorunlar ve gemilere yönelik saldırı haberleri enerji arzına ilişkin kaygıları artırdı.
Brent petrol cuma günü yüzde 4,59 yükselerek 88,10 dolara, ABD tipi ham petrol ise yüzde 4,48 artarak 82,49 dolara çıktı. Brent petrol haftalık bazda yaklaşık yüzde 16 değer kazandı.
Hürmüz Boğazı’ndaki kesintinin uzaması hâlinde petrol fiyatlarında 100 doların üzerindeki seviyeler yeniden gündeme gelebilir. Böyle bir hareket küresel enflasyonu yükseltebilir, merkez bankalarının faiz indirimlerini erteleyebilir ve hisse senedi piyasalarında yeni bir satış dalgası yaratabilir.
Çatışmaların sınırlanması ve enerji sevkiyatının normale dönmesi durumunda ise petrol fiyatlarında hızlı bir geri çekilme görülebilir. Bu senaryo teknoloji hisseleri ve altın açısından rahatlama sağlayabilir.
Piyasalar Fed toplantısına iki ayrı senaryoyla gidiyor

Fed’in bir sonraki toplantısı 28-29 Temmuz tarihlerinde yapılacak. Vadeli işlemler, temmuz toplantısında faiz artırımına düşük olasılık verirken eylül ayında artırım ihtimalini daha yüksek fiyatlıyor.
Fed içinde faiz artırımını savunan seslerin çoğalması dikkat çekiyor. Bazı Fed üyeleri enflasyonun hâlâ çok yüksek olduğunu ve iş gücü piyasasının güçlü kaldığını belirterek daha sıkı para politikasına ihtiyaç duyulabileceğini savunuyor.
Haziran ayında ABD tüketici enflasyonunun yıllık yüzde 4,2’den yüzde 3,5’e gerilemesi piyasaları rahatlattı. Ancak petrol fiyatlarındaki yeni yükseliş, enflasyonun tekrar hızlanabileceği endişesini artırdı.
Fed açısından temel soru, enerji fiyatlarındaki yükselişin geçici mi yoksa kalıcı mı olacağı. Petrol fiyatlarının yüksek kalması ve enflasyon beklentilerinin bozulması hâlinde eylül ayında faiz artırımı ihtimali güçlenebilir.
ABD’den açıklanacak veriler piyasalar açısından ne gösterecek?

Yeni haftada ABD veri takvimi görece sakin olacak ancak Fed öncesinde açıklanacak veriler piyasanın yönü açısından önem taşıyor.
Pazartesi günü öncü göstergeler endeksi, perşembe günü haftalık işsizlik maaşı başvuruları, cuma günü ise imalat ve hizmet sektörü PMI verileri ile yeni konut satışları açıklanacak.
PMI verilerinde güçlü büyüme ve yüksek fiyat baskısı görülmesi, Fed’in faiz artırabileceği beklentisini artırabilir. Bu senaryo dolar ve tahvil faizlerini yükseltirken altın ve teknoloji hisseleri üzerinde baskı oluşturabilir.
Verilerin zayıf gelmesi ise büyüme endişelerini artırsa da Fed üzerindeki faiz artırma baskısını azaltabilir. Böyle bir sonuç altın, tahvil ve faiz hassasiyeti yüksek hisseler açısından destekleyici olabilir.
Altın için üç senaryo öne çıkıyor

Altın açısından gelecek haftanın ilk senaryosu, jeopolitik gerilimin artması ancak petrol fiyatlarının kontrol altında kalması. Bu durumda güvenli liman talebi öne çıkabilir ve ons altında toparlanma görülebilir.
İkinci senaryoda Hürmüz Boğazı’ndaki sorunlar petrolü sert biçimde yükseltir ve Fed’in faiz artıracağı beklentisi güçlenir. Bu durumda jeopolitik risk altını desteklese bile yüksek faiz ve güçlü dolar baskısı daha ağır basabilir.
Üçüncü senaryoda çatışmalar yatışır, petrol fiyatları geriler ve ABD verileri zayıf gelir. Bu tablo Fed baskısını azaltabilir. Güvenli liman talebi düşse bile faiz beklentilerindeki gerileme altına destek sağlayabilir.
Gram altında ise ons altının yanı sıra dolar/TL belirleyici olmaya devam edecek. TCMB kararının ardından kurda yukarı yönlü hareket yaşanması, ons altın zayıf kalsa bile gram altının yüksek seviyelerini korumasını sağlayabilir.
Piyasalar ve Borsalar için belirleyici üç başlık

Yeni haftada küresel borsaların yönünü üç temel başlık belirleyecek: teknoloji şirketlerinin bilançoları, merkez bankalarının mesajları ve Orta Doğu’daki gelişmeler.
Alphabet, Tesla ve Intel bilançolarının güçlü gelmesi teknoloji hisselerinde tepki alımı başlatabilir. Ancak sermaye harcamalarının arttığı, kâr marjlarının daraldığı veya yapay zekâ gelirlerinin beklentileri karşılamadığı görülürse satışlar derinleşebilir.
TCMB ve Avrupa Merkez Bankası kararları, yerel ve Avrupa piyasalarında para politikasının yönüne ilişkin yeni sinyaller verecek.
Jeopolitik tarafta ise Hürmüz Boğazı’nın açık kalması ve enerji sevkiyatının devam etmesi en önemli konu olacak. Petrol fiyatlarında yeni bir sıçrama yaşanması, borsalarda savunma ve enerji hisselerini desteklerken ulaştırma, sanayi ve teknoloji hisselerinde baskıyı artırabilir.


