Küresel piyasalar geçen hafta yaşanan sert iniş çıkışların ardından, yoğun bir veri trafiğinin olduğu yeni bir haftaya hazırlanıyor.
BIST 100 geçen haftayı yüzde 3,48 kayıpla tamamlarken Wall Street büyük teknoloji bilançolarıyla toparlandı. Fed’in bölünmüş kararı, ABD büyümesi ve PCE verileri; dolar, altın ve tahvil faizlerinde sert yön değişimleri yarattı.
Borsa İstanbul ile küresel piyasalar, 27-31 Temmuz haftasında jeopolitik gelişmeler, ABD Merkez Bankasının faiz kararı, teknoloji şirketlerinin bilançoları ve ABD’den açıklanan büyüme ile enflasyon verileri arasında yön aradı.
BIST 100 endeksi (XU100), önceki haftayı tamamladığı 13.943,87 puandan 13.458,10 puana geriledi. Endeks böylece hesaplamaya göre haftalık bazda yüzde 3,48 değer kaybetti. Borsa İstanbul dört işlem günü üst üste gerilerken haftanın son gününde bankacılık hisselerinin desteğiyle tepki verdi.
ABD’de ise S&P 500 Endeksi haftayı yüzde 1,05, Nasdaq Bileşik Endeksi yüzde 1,59 ve Dow Jones Sanayi Endeksi yaklaşık yüzde 1 yükselişle tamamladı. Haftanın ilk yarısında Fed ve yapay zekâ yatırımlarına ilişkin kaygılar öne çıkarken ikinci yarısında Microsoft ve Amazon bilançoları Wall Street’e destek verdi.
Haftanın genel tablosu

BIST 100 pazartesi yüzde 1,21, salı yüzde 0,63, çarşamba yüzde 1,36 ve perşembe yüzde 1,55 geriledi. Cuma günü gelen yüzde 1,24’lük yükseliş, haftalık kaybın yalnızca bir bölümünü telafi edebildi. Endeks hafta içinde 14 bin puanın üzerinden 13.216 puana kadar çekildi.
Küresel piyasalar tarafında ise haftanın temel gerilimi iki ayrı kanaldan beslendi. İran çevresindeki jeopolitik risklerin petrol fiyatlarını ve enflasyon beklentilerini etkilemesi Fed’in hareket alanını daraltırken, büyük teknoloji şirketlerinin yapay zekâ yatırımları konusunda açıkladığı yüksek harcama planları hisse bazlı sert ayrışmalara yol açtı.
Altının ons fiyatı hafta içinde Fed kararı ve zayıflayan doların desteğiyle yükselse de cuma günü ABD tahvil faizlerinin yeniden yükselmesiyle 4 bin 50 dolar çevresine geriledi. Dolar endeksi ise büyüme ve enflasyon verileriyle değer kaybettikten sonra istihdam beklentileri ve Fed içindeki faiz artışı isteyen üyelerin açıklamalarıyla toparlandı.
Küresel piyasalar pazartesi: Jeopolitik tansiyon gevşedi

Haftanın ilk işlem gününde BIST 100 endeksi yüzde 1,21 düşüşle 13.774,77 puana geriledi. Dolar/TL yaklaşık 47,35 seviyesinde işlem görürken gram altın 6 bin 205 lira çevresinde fiyatlandı.
ABD ile İran arasında görüşme ihtimalinin gündeme gelmesi petrol fiyatlarını aşağı çekerken enerji şirketlerinin hisseleri baskı altında kaldı. Brent petrolün gerilemesi enflasyon kaygılarını sınırlasa da yatırımcıların Fed kararı ve teknoloji bilançoları öncesinde risk almak istememesi küresel piyasalar üzerinde temkinli bir görünüm oluşturdu.
S&P 500 Endeksi yüzde 0,02 yükselirken Nasdaq Bileşik Endeksi yüzde 0,18 geriledi. Dow Jones Sanayi Endeksi ise yüzde 0,51 değer kazandı. Yarı iletken hisselerindeki satışların belirginleşmesiyle sektör endeksi yüzde 2’nin üzerinde düştü. Avrupa’da Stoxx Europe 600 yatay kalırken teknoloji ve enerji hisseleri geriledi.
ABD’de dayanıklı mal siparişleri haziranda yüzde 0,3 arttı. Ulaştırma hariç siparişlerdeki yüzde 0,6’lık yükseliş, şirket yatırımlarının dirençli kaldığına işaret etti. Veri ekonomik büyümeye ilişkin endişeleri sınırlarken dolar ve tahvil faizlerinde aşağı yönlü hareketin derinleşmesini önledi.
Salı: Çip hisselerinde satış dalgası

BIST 100 salı günü yüzde 0,63 düşerek 13.687,86 puandan kapandı. Dolar/TL 47,38 çevresinde, gram altın ise 6 bin 145 lira civarında işlem gördü.
Küresel piyasalar içinde en sert hareket yarı iletken hisselerinde yaşandı. Çin’in yerli çip üretimini hızlandırdığına ilişkin gelişmeler ve ABD’li teknoloji şirketlerinin yüksek yatırım harcamaları, sektörün kârlılığına yönelik soru işaretlerini artırdı. Güney Kore ve Avrupa’daki çip şirketlerinin hisselerinde de sert düşüşler görüldü.
ABD’de S&P 500 Endeksi yüzde 0,21 yükselirken Nasdaq Bileşik Endeksi yüzde 0,22 düştü. Dow Jones Sanayi Endeksi yüzde 1,03 değer kazandı. Yarı iletken endeksi yüzde 4,5 gerilerken yatırımcıların teknoloji hisselerinden sanayi ve tüketim hisselerine yöneldiği görüldü.
Boeing ve Coca-Cola hisselerindeki yükseliş Dow Jones’u destekledi. Brent petrolün yaklaşık yüzde 4,8 gerilemesi ise enerji hisselerini baskılarken enflasyon beklentilerinin bir miktar gevşemesini sağladı.
Küresel piyasalar çarşamba: Fed bölünmesi

Haftanın en kritik gelişmesi çarşamba günü Fed’den geldi. Fed, politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tuttu. Karara karşı çıkan üç üye ise 25 baz puanlık faiz artışı yapılmasını istedi. Fed açıklamasında ekonomik faaliyetin güçlü seyrettiği, enerji ve diğer arz şoklarının enflasyonu yüksek tuttuğu belirtildi.
Üç üyenin faiz artışı yönünde oy kullanması, Fed içindeki ayrışmanın beklenenden daha güçlü olduğu şeklinde değerlendirildi. Küresel piyasalar açısından kararın en önemli sonucu, eylül toplantısında faiz artışı ihtimalinin yeniden fiyatlanmaya başlaması oldu.
S&P 500 Endeksi yüzde 1,52, Nasdaq Bileşik Endeksi yüzde 1,74 ve Dow Jones Sanayi Endeksi yüzde 2,19 geriledi. Uzun vadeli ABD tahvil faizleri yükselirken yapay zekâ yatırımlarının şirketlerin nakit akışları üzerindeki baskısı teknoloji hisselerindeki satışları büyüttü.
BIST 100 aynı gün yüzde 1,36 düşerek 13.501,55 puana indi. Altının ons fiyatı ise kararın ilk bölümünde doların zayıflamasıyla kayıplarını silerek yüzde 2’ye yakın yükseldi. Böylece Fed kararına hisse senetleri ile altın piyasasının verdiği tepki ayrıştı.
Perşembe: ABD verileri ve Microsoft etkisi

Perşembe günü açıklanan veriler, ABD ekonomisinin ikinci çeyrekte yıllıklandırılmış olarak yüzde 1,5 büyüdüğünü gösterdi. İlk çeyrekte büyüme yüzde 2,1 düzeyindeydi. Buna karşılık yurt içi özel talebin yüzde 3,9 artması ekonominin tamamen durmadığına işaret etti.
Haziran ayında kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi aylık bazda yüzde 0,1 gerilerken yıllık enflasyon yüzde 3,7 olarak açıklandı. Gıda ve enerji hariç çekirdek gösterge aylık yüzde 0,1, yıllık yüzde 3,3 arttı. Kişisel gelirler yüzde 0,2, tüketim harcamaları yüzde 0,3 yükseldi.
Büyümenin yavaşlaması ve aylık enflasyonun gerilemesi, eylül ayında faiz artışı yapılacağı beklentisini bir miktar zayıflattı. Dolar değer kaybederken altın fiyatları yükseldi. Ancak yüksek kalan yıllık çekirdek enflasyon, Fed’e ilişkin gevşeme beklentilerinin güçlenmesini engelledi.
Microsoft’un güçlü bulut gelirleri ve iyimser beklentileri teknoloji hisselerinde sert toparlanma sağladı. Microsoft hissesi yüzde 15 yükselirken yarı iletken endeksi yüzde 8,2 değer kazandı. S&P 500 Endeksi yüzde 1,66, Nasdaq Bileşik Endeksi yüzde 2,78 ve Dow Jones Sanayi Endeksi yüzde 1,19 yükseldi.
Borsa İstanbul küresel toparlanmaya eşlik edemedi. BIST 100 endeksi yüzde 1,55 gerileyerek 13.292,93 puana indi ve haftanın en düşük günlük kapanışını gerçekleştirdi.
Küresel piyasalar cuma: Bilançolar öne çıktı

Haftanın son işlem gününde BIST 100 yüzde 1,24 yükselerek 13.458,10 puandan kapandı. Bankacılık endeksindeki yüzde 2,89’luk artış toparlanmada belirleyici oldu. Dolar/TL 47,51 çevresinde işlem görürken gram altın yüzde 1’in üzerinde geriledi.
Küresel piyasalar Amazon’un güçlü bilançosuyla destek buldu. Amazon hisseleri yüzde 15 yükselirken Apple, tedarik sorunlarına ilişkin uyarıların ardından yüzde 7,4 değer kaybetti. Şirket bazlı ayrışmaya karşın S&P 500 Endeksi yüzde 0,70, Nasdaq Bileşik Endeksi yüzde 1 ve Dow Jones Sanayi Endeksi yüzde 0,53 yükseldi.
ABD’de iki yıllık tahvil faizi yüzde 4,28’e yükselirken eylül ayında faiz artırımı yapılma olasılığı yüzde 65 düzeyine çıktı. Tahvil faizlerindeki yükseliş doların toparlanmasını sağlarken altının ons fiyatı yaklaşık yüzde 1,4 gerileyerek 4 bin 47 dolar çevresine indi.
Asya’da Microsoft bilançosunun yarattığı yapay zekâ iyimserliğiyle Nikkei 225 Endeksi yüzde 4’ün üzerinde yükseldi. Avrupa’da DAX sınırlı yükselirken FTSE 100 geriledi.
ABD verileri altın ve doları nasıl etkiledi?

Geçen haftaki fiyatlamalar, ABD verilerinin piyasalarda tek yönlü sonuç üretmediğini gösterdi. Dayanıklı mal siparişlerinin güçlü kalması ve özel yurt içi talebin büyümeye devam etmesi, ABD ekonomisinin faiz artışlarına dayanabildiği görüşünü destekledi. Bu görünüm dolar ile kısa vadeli tahvil faizlerini desteklerken altının yükseliş alanını sınırladı.
Buna karşılık ikinci çeyrek büyümesinin yüzde 1,5’e gerilemesi ve aylık PCE enflasyonunun düşmesi, Fed’in hızlı bir faiz artışı yapmak zorunda kalmayabileceği beklentisini güçlendirdi. Bu fiyatlama perşembe günü doları baskılarken altın ve teknoloji hisselerine destek verdi.
Cuma günü Fed üyelerinin faiz artışı çağrılarının yeniden öne çıkması ve yaklaşan istihdam raporu öncesinde pozisyonların değiştirilmesiyle yön tersine döndü. Dolar ve tahvil faizleri yükselirken altın geriledi. Küresel piyasalar böylece aynı hafta içerisinde hem zayıf veri beklentisini hem de enflasyon riskini fiyatladı.
Yeni haftada verilerin yalnızca manşet rakamları değil, istihdam, ücretler, hizmet fiyatları ve şirketlerin yatırım eğilimleri hakkında verdiği ayrıntılar belirleyici olacak.
3 Ağustos Pazartesi: Türkiye enflasyonu ve PMI günü

Yeni haftanın ilk gününde yurt içinde temmuz ayı tüketici ve üretici enflasyonu açıklanacak. Haziranda tüketici enflasyonu aylık yüzde 0,99, yıllık yüzde 32,11 olarak gerçekleşmişti. Temmuz verisinin TCMB’nin faiz indirim alanına ilişkin beklentiler üzerinde etkili olması bekleniyor.
Beklentilerin üzerinde gelecek enflasyon; banka hisseleri, tahvil faizleri ve BIST 100 üzerinde baskı oluşturabilir. Beklentilerin altında kalacak veri ise faiz indirimlerinin devam edebileceği düşüncesiyle Borsa İstanbul için destekleyici olabilir. Kur hareketi gram altın fiyatlamasında da belirleyici olacaktır.
Aynı gün Türkiye, Çin, Euro Bölgesi, İngiltere ve ABD imalat PMI verileri takip edilecek. ABD’de ISM imalat PMI ile haziran ayı inşaat harcamaları açıklanacak. Küresel piyasalar açısından ISM raporunun yeni siparişler, istihdam ve fiyatlar alt endeksleri manşet rakamdan daha önemli olabilir.
Güçlü ISM verisi dolar ve tahvil faizlerini yükselterek altını baskılayabilir. Zayıf veri ise büyüme endişelerini artırırken Fed’in faiz artışı ihtimalini azaltabilir.
4 Ağustos Salı: İş gücü talebi ölçülecek

Salı günü ABD’de haziran ayı dış ticaret dengesi, fabrika siparişleri ve ayrıntılı dayanıklı mal siparişleri açıklanacak. JOLTS açık iş sayısı da iş gücü piyasasındaki talebin ne ölçüde yavaşladığını gösterecek.
Açık iş sayısının yüksek kalması, ücret baskılarının devam edebileceği ve Fed’in faizleri daha uzun süre yüksek tutacağı beklentisini güçlendirebilir. Böyle bir sonuç dolar ve ABD tahvil faizlerini desteklerken altın ile yüksek değerlemeye sahip teknoloji hisselerinde dalgalanma yaratabilir.
Açık iş sayısında belirgin düşüş görülmesi ise cuma günkü tarım dışı istihdam raporu öncesinde iş gücü piyasasının soğuduğu yönündeki beklentileri artırabilir. Türkiye’de TCMB’nin enflasyon verisini değerlendirdiği Fiyat Gelişmeleri Raporu da izlenecek.
Küresel piyasalar 5 Ağustos Çarşamba: Hizmet sektörü sınavı

Çarşamba günü Çin, Euro Bölgesi, İngiltere ve ABD’de hizmet sektörü PMI verileri takip edilecek. ABD’de özel sektör istihdam göstergesi ile ISM hizmet PMI aynı günün öne çıkan verileri olacak.
ABD ekonomisinin ağırlıklı bölümünü oluşturan hizmet sektöründeki fiyat hareketleri, Fed açısından kritik önem taşıyor. ISM hizmet fiyatları endeksinin yüksek kalması, mal enflasyonundaki gevşemeye karşın hizmet enflasyonunun dirençli olduğu şeklinde yorumlanabilir.
Güçlü istihdam ve fiyat verileri küresel piyasalar üzerinde faiz baskısı yaratabilir. Zayıf istihdamla birlikte hizmet faaliyetinde yavaşlama görülmesi ise doların değer kaybetmesine, altının güçlenmesine ve tahvil faizlerinin gerilemesine neden olabilir.
Euro Bölgesi perakende satışları da Avrupa hisseleri, euro ve bölgeye yönelik büyüme beklentileri açısından takip edilecek.
6 Ağustos Perşembe: Verimlilik ve iş gücü maliyetleri

Perşembe günü ABD’de ikinci çeyreğe ilişkin öncü verimlilik ve birim iş gücü maliyetleri açıklanacak. Birim iş gücü maliyetlerinin güçlü artması, şirketlerin ücret kaynaklı enflasyon baskısıyla karşı karşıya kaldığını gösterebilir.
Verimlilik artışının ücret yükselişlerini dengelemesi ise şirket kâr marjları ve enflasyon görünümü açısından daha olumlu değerlendirilebilir. ABD’de haftalık işsizlik maaşı başvuruları da cuma günkü istihdam raporu öncesinde yakından izlenecek.
Türkiye’de reel efektif döviz kuru, TCMB rezervleri, para ve banka istatistikleri takip edilecek. Rezerv görünümü ile yabancı yatırımcıların hisse ve tahvil işlemleri, TL varlıklara yönelik talebin seyri hakkında yeni işaretler verebilir.
7 Ağustos Cuma: Haftanın asıl kırılma noktası

Haftanın en kritik verisi cuma günü açıklanacak ABD temmuz ayı istihdam raporu olacak. Ekonomistlerin tarım dışı istihdamda yaklaşık 83 bin kişilik artış ve işsizlik oranında yüzde 4,3 beklediği belirtiliyor. Ortalama saatlik kazançların seyri de Fed beklentileri açısından yakından izlenecek.
İstihdam artışının ve ücretlerin beklentileri aşması, eylül ayında faiz artırımı ihtimalini güçlendirebilir. Böyle bir senaryoda dolar ile ABD tahvil faizlerinde yükseliş, altın ve faiz hassasiyeti yüksek teknoloji hisselerinde baskı görülebilir.
İstihdamın beklentilerin altında kalması ve işsizliğin yükselmesi durumunda ise büyüme endişeleri öne çıkabilir. İlk tepki olarak dolar ve tahvil faizleri gerileyebilir, altın yükselebilir. Ancak verinin aşırı zayıf gelmesi halinde resesyon endişeleri hisse senetlerindeki olumlu tepkiyi sınırlayabilir.
Türkiye’de Hazine nakit dengesi de aynı günün yerel takviminde izlenecek. Yeni haftanın sonunda küresel piyasalar için temel soru, ABD ekonomisinin enflasyon baskısını azaltacak kadar yavaşlayıp yavaşlamadığı olacak.


