Ana SayfaGündemHürmüz Boğazı yeniden kapatıldı ve taraflar askeri kısıtlamaları artırıyor

Hürmüz Boğazı yeniden kapatıldı ve taraflar askeri kısıtlamaları artırıyor

Hürmüz Boğazı krizi, ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukası ve Tahran’ın stratejik su yolunu yeniden kısıtlamasıyla yeni bir aşamaya girdi. Dünyanın en önemli enerji geçiş noktalarından birindeki bu karmaşa, küresel ekonomiyi sarsan enerji krizini derinleştirme tehlikesi taşıyor. İki ülke, arabulucuların yeni bir anlaşmaya varma umutlarına rağmen yeniden çatışma riskine doğru ilerliyor.

İran Müşterek Silahlı Kuvvetler Karargahı, boğazın kontrolünün önceki durumuna döndüğünü ve silahlı kuvvetlerin sıkı yönetimi altında olduğunu cumartesi günü bildirdi. Kurum, ABD ablukası yürürlükte kaldığı sürece boğazdan transit geçişleri engellemeye devam edeceğini açıkladı. İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, gemilerin geçiş için donanma iznine ve geçiş ücretine tabi olduğu statükoya geri dönüldüğünü belirtti.

Hürmüz Boğazı krizi ekseninde diplomatik talepler şekilleniyor

Bu politika değişikliği, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin boğazı açık ilan etmesinden sadece bir gün sonra gerçekleşti. Arakçi’nin hamlesi, İsrail ile Lübnan arasında on günlük bir ateşkes ilan edilmesiyle eş zamanlı olarak yapılmıştı. İsrail’in Hizbullah ile yürüttüğü savaşın sona ermesi, İranlı müzakerecilerin masadaki temel taleplerinden biri olarak öne çıkmıştı.

İranlı yetkililer daha önceki süreçte İsrail’i Lübnan’a düzenlediği saldırılarla ateşkesi bozmakla suçlamıştı. İsrail tarafı ise söz konusu anlaşmanın Lübnan’ı kapsamadığını iddia etmişti. Trump başlangıçta boğazın yeniden açılması konusunda olumlu bir tutum sergilese de daha sonra fikrini değiştirdi. Trump, nükleer programı da içeren kapsamlı bir anlaşmaya varılana kadar ABD ablukasının tam gücüyle devam edeceğini bildirdi.

Küresel enerji piyasaları ve ticari kısıtlamalar devam ediyor

Hürmüz Boğazı krizi

Dünya petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği boğazdaki bu karşılıklı hamleler, mevcut ateşkesin ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. Tahminlere göre bu diplomatik açmaz, küresel piyasalardan beş yüz milyon varil petrolün çekilmesine neden oldu. Üretimin tekrar artırılmasının ciddi zaman alacağı öngörülüyor. Uzmanlar, enerji tedarik zincirindeki bu belirsizliğin küresel çapta devam edeceğini ifade ediyor.

Boğaz üzerindeki askeri kontrol, İran’ın temel stratejik kozlarından biri olarak işlev görüyor. ABD, 28 Şubat tarihinde İsrail ile birlikte İran’a saldırmıştı. Bu saldırıyla başlayan ve yaklaşık yedi hafta süren savaşı sona erdirmek için ABD, Pakistan aracılığıyla bir ateşkes planı sunmuştu. Washington yönetimi, İran’ı bu anlaşmaya zorlamak amacıyla bölgeye askeri güç konuşlandırarak deniz ablukası başlatmıştı.

Pakistan arabuluculuğunda bölgesel diplomasi trafiği hızlanıyor

Hürmüz Boğazı krizi

Veri analiz şirketi Kpler, boğazdaki ticari gemi hareketlerinin yalnızca İran’ın onay verdiği koridorlarla sınırlı kaldığını bildirdi. ABD Merkez Komutanlığı, ablukanın başladığı pazartesi gününden bu yana yirmi bir gemiyi İran’a geri gönderdiğini açıkladı. Bölgedeki bu askeri tırmanışa rağmen, Pakistanlı yetkililer ABD ve İran’ın bir anlaşma zeminine yaklaştığını belirtiyor.

Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar, Türkiye’deki diplomatik bir forumda Lübnan’daki ateşkesin olumlu bir işaret olduğunu söyledi. Dar, İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmaların, İslamabad’daki görüşmelerde temel bir engel oluşturduğunu hatırlattı. Arabulucu yetkili, geçen hafta sonu yapılan müzakerelerin anlaşmaya çok yakın bir noktada sona erdiğini ifade etti.

Gelecek müzakereler piyasanın genel görünümünü belirliyor

Hürmüz Boğazı krizi

Pakistan Ordu Komutanı Asım Münir, süreci hızlandırmak amacıyla Tahran’ı ziyaret etti. Aynı dönemde Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Antalya’da Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani ile bir araya geldi. Pakistan’ın, 22 Nisan tarihindeki ateşkes mühletinden önce gelecek hafta başlarında ikinci tur görüşmelere ev sahipliği yapması bekleniyor.

Hürmüz Boğazı çevresinde alınan bu katı askeri önlemler ve ABD-İran hattındaki diplomatik belirsizlikler, sadece o günkü enerji fiyatlarını yukarı yönlü baskılamıyor. Aynı zamanda küresel petrol tedarik zincirinde kalıcı bir risk primi oluşturarak, yıllık enflasyon beklentilerini ve uluslararası piyasalardaki uzun vadeli yatırım kararlarını doğrudan şekillendiren yapısal bir trend yaratıyor.

Yasal Uyarı: Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi değildir. Yatırım kararlarınızı kendi analizleriniz doğrultusunda vermeniz önerilir.
İLGİLİ HABERLER
- Advertisment -
Analiz Borsa

Son Gelişmeler

Popüler