ABD ve İran arasındaki geçici ateşkesin sürmeyeceğine dair endişeler Pazartesi günü artış gösterdi. ABD ordusu, ablukayı delmeye çalışan bir İran kargo gemisine el koyduğunu açıkladı. Bu adımın ardından İran tarafı derhal misilleme yapacağını duyurdu.
Bölgede daha kalıcı bir barış inşa etme çabaları da zemin kaybediyor. ABD ve İran, Salı günü sona erecek ateşkes öncesinde ikinci tur müzakerelere başlamayı umuyordu. Ancak Tahran yönetimi bu görüşmelere katılmayacağını bildirdi.
ABD ve İran geriliminde deniz ablukası

ABD, İran limanlarına yönelik ablukasını sürdürüyor. İran ise dünya petrol arzının yaklaşık beşte birini yöneten Hürmüz Boğazı’ndan geçen deniz trafiğine yönelik kendi ablukasını yeniden uyguluyor. ABD ordusu, Pazar günü Bender Abbas limanına doğru ilerleyen kargo gemisine ateş açtı.
Trump sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada geminin tam denetiminin kendilerinde olduğunu ve içindekileri incelediklerini ifade etti. İran askeri yetkilileri, geminin Çin’den yola çıktığını belirtti. Devlet medyasına göre askeri sözcü, ABD ordusunun bu eylemini silahlı korsanlık olarak nitelendirdi ve ABD ve İran krizinde yakında karşılık vereceklerini vurguladı.
Piyasalar dalgalanıyor ve görüşmeler iptal ediliyor

Körfez’e giriş çıkış trafiğinin asgari düzeyde kalacağı ihtimali yatırımcıları düşündürdü. Bu beklentiyle petrol fiyatları yükseldi ve S&P 500 endeksi dalgalandı. İran devlet medyası, devam eden abluka ve Washington’ın aşırı talepleri nedeniyle Tahran’ın yeni barış görüşmelerini reddettiğini duyurdu.
İran Birinci Başkan Yardımcısı Mohammadreza Aref, başkaları için ücretsiz güvenlik beklenirken İran’ın petrol ihracatının kısıtlanamayacağını savundu. Aref, ya herkes için serbest bir petrol piyasası ya da herkes için önemli maliyetler riski bulunduğunu kaydetti. Trump, Tahran’ın şartlarını reddetmesi halinde ülkedeki her köprüyü ve elektrik santralini yok edeceği konusunda daha önce uyarmıştı. ABD ve İran arasındaki bu açıklamalar gerginliği artırdı.
ABD ve İran hattında karşılıklı tehditler

İran tarafı ise ABD’nin sivil altyapısına saldırması durumunda Körfez’deki Arap komşularının elektrik santrallerini ve tuzdan arındırma tesislerini vuracağını iletti. Trump, iki haftalık ateşkesin sona ermesinden bir gün önce, elçilerinin Pazartesi akşamı İslamabad’a varacağını söyledi. Beyaz Saray yetkilisi, ABD heyetine JD Vance’in başkanlık edeceğini aktardı.
Vance bir hafta önceki ilk barış görüşmelerini de yönetmişti. Heyette Trump’ın elçisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner’in de yer alması planlanıyordu. Ancak Trump daha sonra yayıncı kuruluşlara Vance’in gitmeyeceğini ifade etti. Ana arabulucu konumundaki Pakistan, görüşmeler için hazırlık yapıyor.
Askeri hareketlilik ve enerji piyasalarına etkisi

İki Pakistanlı güvenlik kaynağı, dev Amerikan C-17 kargo uçaklarının Pazar öğleden sonra bir hava üssüne indiğini doğruladı. Uçaklar, ABD heyetinin gelişi için güvenlik ekipmanları ve araçlar taşıyordu. ABD ve İran görüşmelerinin yapılacağı İslamabad’daki belediye yetkilileri, şehirdeki toplu taşımayı ve ağır vasıta trafiğini durdurdu.
Geçen haftaki görüşmelerin yapıldığı Serena Hotel çevresine dikenli teller çekildi ve otel yönetimi tüm misafirlerin ayrılmasını istedi. Sekizinci haftasına giren ABD ve İran savaşı, tarihte küresel enerji arzına yönelik en şiddetli şoku yarattı. Boğazın fiili olarak kapanması petrol fiyatlarını hızla yukarı çekiyor.
Diplomatik kaygılar ve üretim kaybı

Savaşın başladığı 28 Şubat’tan bu yana düzenlenen ABD ve İsrail saldırılarında binlerce kişi hayatını kaybetti. İran bu saldırılara ABD üslerine ev sahipliği yapan komşu Arap ülkelerine füzeler ve insansız hava araçlarıyla yanıt verdi. Irak, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri Mart ayında günlük yaklaşık 8 milyon varil ham petrol üretim kaybı yaşadı.
Görüşmelerde İran tarafına liderlik eden Meclis Başkanı Mohammad Baqer Qalibaf, tarafların nükleer meseleler ve boğaz konusunda birbirlerinden çok uzak olduklarını daha önce ifade etmişti. Avrupalı müttefikler ise Washington’ın yüzeysel bir anlaşma için baskı yapmasından endişe ediyor. ABD ve İran arasındaki bu gerilim, genel üretim trendlerini kalıcı olarak aşağı yönlü baskılayarak yıl sonu küresel enerji büyüme hedeflerini doğrudan olumsuz etkiliyor.


