İran saldırısı Washington’da askerî ve diplomatik seçenekler arasındaki dengeyi yeniden bozdu. Hürmüz Boğazı çevresindeki operasyonların dördüncü güne girmesi, çatışmanın daha geniş hedeflere taşınabileceği endişesini artırdı.
ABD basınında üç kaynağa dayandırılan habere göre Donald Trump, salı günü Beyaz Saray Durum Odası’nda üst düzey güvenlik ekibini topladı. Toplantıda mevcut Hürmüz operasyonlarından daha geniş kapsamlı yeni bir İran saldırısı planı ele alındı.
Beyaz Saray toplantıya ilişkin yorum yapmadı. Görüşmenin yapılması yeni operasyonun onaylandığı anlamına gelmiyor. Hedef listesi, saldırı takvimi ve kullanılacak askerî kapasiteye ilişkin resmî karar açıklanmadı.
İran saldırısı daha geniş hedeflere uzanabilir

Durum Odası toplantısına Başkan Yardımcısı JD Vance, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth, Genelkurmay Başkanı Dan Caine, CIA Direktörü John Ratcliffe ve Beyaz Saray temsilcisi Steve Witkoff’un katıldığı bildirildi.
Toplantının ana başlığını İran’ın stratejik askerî altyapısına yönelik daha ağır saldırı seçenekleri oluşturdu. Yeni İran saldırısı planının yalnızca kıyıdaki füze ve radar sistemleriyle sınırlı kalmayabileceği belirtildi.
Trump toplantıdan önce yaptığı açıklamada operasyonların birkaç gün boyunca sertleşeceğini söyledi. İran müzakere masasına dönmezse gelecek aşamada enerji santralleri ve köprülerin hedef alınabileceğini belirtti.
Trump’ın sözleri doğrudan verilmiş bir saldırı emri niteliği taşımıyor. Ancak İran saldırısı tartışmasının askerî hedeflerden enerji ve ulaşım altyapısına doğru genişlediğini gösteriyor.
Dördüncü günün hedefleri değişmedi

ABD ordusu son saldırılarda İran’ın güney kıyısı ile Hürmüz Boğazı çevresindeki askerî noktaları vurdu. Hava savunma sistemleri, radarlar, gemisavar füze mevzileri ve insansız hava aracı fırlatma alanları hedef alındı.
Washington, mevcut İran saldırısı dalgasının ticari gemilere yönelik tehdidi azaltmayı amaçladığını açıkladı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, İran’ın boğazdaki gemilere saldırma kapasitesini zayıflatmaya çalıştığını bildirdi.
İran ise Ürdün, Kuveyt ve Bahreyn’deki ABD bağlantılı askerî noktalara füze ve insansız hava araçları gönderdiğini duyurdu. Bu saldırıların bazılarına ilişkin bağımsız doğrulama henüz bulunmuyor.
Karşılıklı saldırıların devam etmesi, Durum Odası’nda görüşülen yeni İran saldırısı seçeneklerinin hızla devreye alınabileceği beklentisini güçlendirdi.
Deniz ablukası yeni baskı kurdu

ABD’nin İran limanlarına yönelik deniz ablukası salı günü yeniden yürürlüğe girdi. Washington, İran limanlarına giren veya bu limanlardan çıkan gemileri durduracağını açıkladı.
ABD’li yetkililere göre Amerikan ordusu son bir haftada 300 geminin Hürmüz Boğazı’ndan geçişini koordine etti. Aynı dönemde yedi ticari geminin hedef alındığı, mürettebat arasında ölen, yaralanan ve kaybolanların bulunduğu bildirildi.
Abluka, İran saldırısı planının ekonomik baskı ayağını oluşturuyor. İran’ın petrol ihracatını sınırlamayı amaçlayan uygulama, Tahran’ı boğazı açmaya ve nükleer müzakerelerde taviz vermeye zorlamayı hedefliyor.
Tahran yönetimi ise abluka sürerse ABD ve müttefiklerine yarar sağlayan diğer enerji koridorlarını da durdurabileceği uyarısında bulundu. Babülmendep Boğazı’nın da risk alanına girmesi, küresel enerji taşımacılığında ikinci bir cephe açabilir.
İran saldırısı kapsamında enerji santralleri ve köprüler masada

Trump, geniş çaplı İran saldırısı için enerji altyapısını son aşamadaki hedefler arasında gösterdi. Elektrik santralleri ile köprülerin vurulması, askerî baskının sivil ekonomi ve günlük yaşam üzerindeki etkisini büyütebilir.
Washington ayrıca “Pickaxe Mountain” olarak anılan derin yer altı tesisindeki hareketliliği izliyor. ABD ve İsrail, İran’ın bu alanı nükleer program için kullanmak istediğini düşünüyor.
Tesisin yer altındaki yapısı klasik hava saldırılarına karşı yüksek koruma sağlıyor. Bu nedenle olası bir İran saldırısı için özel mühimmat, uzun süreli operasyon veya farklı askerî yöntemler gerekebilir.
Henüz enerji tesisleri, köprüler veya yer altı nükleer sahası için kesinleşmiş hedef emri bulunmuyor. Bu ayrım, haberin en önemli belirsizliğini oluşturuyor.
Petrol 86 doların üzerine çıktı

İran saldırısı ve deniz ablukası petrol piyasasındaki arz endişesini yeniden yükseltti. Brent petrol Türkiye saatiyle 11.06 civarında yüzde 2 artışla 86,44 dolara çıktı.
WTI petrol aynı saatlerde yüzde 1,8 yükselerek 80,77 dolardan işlem gördü. Hürmüz Boğazı’ndan savaş öncesinde dünya petrolü ve sıvılaştırılmış doğal gazının yaklaşık beşte biri geçiyordu.
Goldman Sachs hesaplamasına göre Körfez’den yapılan enerji ihracatı hazirandaki geçici anlaşmadan sonra savaş öncesi düzeyin yüzde 80’ini aşmıştı. İhracatın son bir haftada yeniden yüzde 50’nin altına indiği tahmin edildi.
Banka, ihracattaki toparlanmanın gecikmesi halinde Brent petrolün yılın son çeyreğinde 110 doların üzerine çıkabileceğini belirtti. Bu rakam kesin fiyat tahmini değil, arz kesintisinin sürmesine bağlı bir risk senaryosu niteliği taşıyor.
ABD mühimmat stokları da sınanıyor

Geniş çaplı İran saldırısı yalnızca Tahran üzerindeki baskıyı değil, ABD’nin askerî stoklarını da etkileyebilir. İran savaşı sırasında Tomahawk seyir füzeleri ile Patriot ve THAAD önleyicilerinin yoğun biçimde kullanıldığı bildirildi.
Mevcut üretim kapasitesiyle bu mühimmatların yerine konulmasının en az üç yıl sürebileceği hesaplanıyor. Daha büyük bir İran saldırısı, Washington’ın Çin veya başka bir bölgesel kriz için ayırdığı kapasiteyi azaltabilir.
Trump yönetimi 2027 yılı için 1,5 trilyon dolarlık savunma bütçesi öneriyor. Ancak bütçenin Kongre’den geçmesi ve üretim hatlarının genişlemesi zaman alacak.
Bu nedenle Durum Odası’ndaki görüşmede yalnızca hedeflerin değil, mühimmat kullanımı ile operasyonun süresinin de belirleyici olması bekleniyor.
Borsa İstanbul için hangi hisseler izlenecek

Borsa İstanbul 16 Temmuz Perşembe günü açıldığında İran saldırısı haberi ilk olarak ulaştırma ve enerji hisselerinde fiyatlanabilir. Brent petrolün 86 dolar üzerinde kalması THYAO ve PGSUS için yakıt maliyeti baskısını artırabilir.
Hava sahası kısıtlamalarının genişlemesi THYAO, PGSUS ve TAVHL açısından uçuş süresi, iptal ve yolcu trafiği riskini büyütebilir. Bu şirketlerin vereceği operasyon güncellemeleri açılış hareketinden daha belirleyici olabilir.
TUPRS için petrolün yükselmesi tek yönlü sonuç üretmiyor. Stok kazancı ve ürün fiyatları destek sağlayabilirken ham petrol maliyeti ile işletme sermayesi ihtiyacı artabilir.
PETKM tarafında nafta ve enerji maliyetleri izlenecek. Savunma hisselerinde ise İran saldırısı kaynaklı haber akışı kısa vadeli ilgi oluşturabilir ancak doğrudan gelir etkisi açıklanmadıkça fiyat hareketi temel sonuç gibi değerlendirilmemeli.
İran saldırısı için kritik eşik

Piyasaların izleyeceği ilk konu, Durum Odası toplantısının resmî bir operasyon emrine dönüşüp dönüşmeyeceği olacak. Beyaz Saray veya Pentagon’dan gelecek hedef ve takvim açıklaması fiyatlamayı hızla değiştirebilir.
İran’ın Hürmüz ve Körfez ülkelerindeki ABD üslerine vereceği karşılık ikinci kritik başlığı oluşturuyor. Saldırıların Babülmendep veya enerji tesislerine yayılması petrol fiyatında yeni sıçrama yaratabilir.
Diplomatik kanalın yeniden açılması ise geniş çaplı İran saldırısı ihtimalini azaltabilir. Trump yönetimi askerî baskıyı artırırken İran’la temasın tamamen kesilmediğini belirtiyor.
Önümüzdeki saatlerde CENTCOM’un yeni hedef listesi, İran’ın misilleme açıklaması, Hürmüz gemi trafiği ve Brent petrolün 86 dolar üzerindeki seyri birlikte izlenecek.


