Küresel ekonomi ve piyasalar, makroekonomik verilerin ve jeopolitik risklerin etkisiyle değişken bir döneme giriyor. Geçtiğimiz hafta gelişmiş ülke tahvillerinde yaşanan eş zamanlı satış baskısı, finansal aktörlerin kalıcı enflasyon ve yüksek faiz beklentilerini artırdı. Faiz oranlarındaki yükseliş ve kısıtlı politika alanları, ekonomik ve sosyal dengeler arasındaki farkları belirginleştiriyor.
Tahvil getirilerindeki yükseliş fon akışını etkiliyor

Birleşik Krallık 30 yıllık devlet tahvili getirisi yüzde 5,80 seviyesinin üzerine çıkarak 1998 yılından bu yana en yüksek seviyesine ulaşmıştı. Ülkenin 10 yıllık tahvil getirisi haftayı yüzde 5,17 seviyesinden tamamladı. Japonya 30 yıllık tahvil getirisi 1999 yılından bu yana ilk kez yüzde 4 eşiğini geçti.
ABD 10 yıllık tahvil getirisi yüzde 4,60 seviyesine yaklaşırken, 30 yıllık tahvil getirisi yüzde 5 seviyesinin üzerinde seyrediyor. ABD 2 yıllık tahvil getirisi ise yüzde 4 sınırını aşıyor. Bu hareketle 2 ve 10 yıllık tahvil getiri eğrisi farkı 51,8 baz puana ulaşıyor.
Enflasyon ve enerji arzı riskleri küresel ekonomi ve piyasalar için belirleyici oluyor

Tahvil piyasalarındaki satışı tetikleyen unsurların başında petrol fiyatlarındaki yükseliş yer alıyor. Brent petrolün varil fiyatı 109 dolara, Batı Teksas türü ham petrolün varil fiyatı ise 105 dolara ulaştı. Küresel ham petrol stoklarının sekiz yılın en düşük seviyesine gerilemesi enerji arzı açığını büyütüyor. ABD ve Çin zirvesine rağmen Hürmüz Boğazı’nın ticarete tamamen açılması konusunda kısıtlı ilerleme sağlandı.
ABD tüketici fiyat endeksi yıllık yüzde 3,8 artış gösterirken çekirdek tüketici fiyat endeksi yüzde 2,8 seviyesine yükseldi. Aylık üretici fiyat endeksi ise beklentilerin üç katı artarak yıllık bazda manşette yüzde 6,0, çekirdek veride yüzde 5,2 olarak gerçekleşti. Japonya üretici fiyat endeksinde de benzer bir yukarı yönlü ivme izleniyor.
Federal Rezerv yönetiminde Kevin Warsh dönemi başladı

Makroekonomik verilere bakıldığında ABD sanayi üretimi aylık yüzde 0,7 artışla yüzde 0,3 olan beklentiyi geride bıraktı. Haftalık işsizlik maaşı başvuruları da ekonomik aktivitenin gücünü koruduğunu gösterdi. Bu süreçte ABD Senatosu, Kevin Warsh’un 17. Federal Rezerv Başkanı olmasını onayladı. Jerome Powell ise Federal Rezerv Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yapmaya devam edecek.
Hisse senedi piyasalarında Dow Jones Sanayi Endeksi ve Nasdaq Bileşik endeksi kurumsal kazançlar ve yapay zeka yatırımlarının desteğiyle tahvil oynaklığını büyük ölçüde göz ardı etti. Dolar endeksi küresel ölçekte değer kazanırken gelişmekte olan ülkelerin rezerv yönetimi stratejileri üzerindeki baskı artıyor.
Yüksek faiz oranlarının ve enerji maliyetlerinin kalıcı hale gelmesi, küresel ekonomi ve piyasalar genelinde talep daralması ve egemen risk bulaşması ihtimallerini canlı tutuyor. Yılın geri kalanında merkez bankalarının politika metinleri ve makroekonomik veriler piyasaların orta vadeli trend yönünü tayin edecektir.


