Ana SayfaEmtiaAltınAltın piyasasında rekor oynaklık sonrası toparlanma çabası

Altın piyasasında rekor oynaklık sonrası toparlanma çabası

2026 ticaret yılının ilk çeyreği geride kalırken, altın piyasası daha önce eşi benzeri görülmemiş bir oynaklık dalgasına sahne oldu. Haftayı 4703 seviyesinden kapatan değerli metal, yatırımcıların hafızasına kazınacak bir dönemden geçti. “Getiri sağlamayan ve arkaik” bir yatırım aracı olarak nitelendirilen altın, yalnızca 37 işlem günü içinde 29 Ocak’taki 5586 zirvesinden 23 Mart’taki 4100 seviyesine kadar yüzde 26,6 oranında sert bir düşüş yaşadı.

Bu devasa dalgalanma, son çeyrek yüzyılın en büyük fiyat hareketlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Karşılaştırma yapmak gerekirse, bu yüzyılın en büyük ikinci ilk çeyrek dalgalanması geçtiğimiz yıl yaşanmıştı. 2009 yılında ise altın, düşük seviyesinden yüksek seviyesine yüzde 25,7 oranında bir ralli gerçekleştirmişti. Ancak 2026’nın ilk üç ayındaki bu sert hareketler, geçmişteki tüm bu örnekleri gölgede bıraktı.

Altın için yapılan yıllık tahminler güncelliğini koruyor

Piyasadaki bu hırçın dalgalanmaya rağmen, yılın başında paylaşılan öngörüler dikkat çekici bir doğruluk payı sergiliyor. 3 Ocak 2026 tarihinde paylaşılan ilk analizde, yıl içindeki en yüksek seviye tahmini 5546 olarak belirlenmişti. Aynı raporun ilerleyen bölümlerinde ise olası en düşük seviyenin 4136 civarında gerçekleşebileceği ifade edilmişti.

Güncel tabloya bakıldığında, yılın yüzde 75’lik kısmının hala önümüzde olduğu ve belirsizliklerin sürdüğü görülüyor. Gelecek haftanın yoğun ekonomik takvimi, Şubat ayına ilişkin enflasyon verilerini tamamlayacak. Mevcut göstergeler, verilerin ABD Merkez Bankası (Fed) lehine bir seyir izlemeyeceğine işaret ediyor. Enerji fiyatlarındaki hareketlilik, finans medyasının da Fed’in yıl ilerledikçe faiz artırmak zorunda kalabileceği ihtimalini konuşmaya başlamasına neden oldu.

Enerji fiyatları altın ve değerli metalleri zirveden indirdi

Altın

Savaşın etkisiyle tırmanan enerji fiyatları, değerli metallerin uzun süredir koruduğu liderlik koltuğunu sarsmış durumda. Bu durum petrol fiyatlarında olağanüstü bir artışa yol açarken, altın ve gümüş hala podyumdaki yerini koruyor. S&P 500 endeksinin yüzde 3,8 oranında değer kaybetmesi ise “hisse senetleri her zaman yükselir” görüşüne sahip yatırımcı kitleleri arasında ciddi bir kafa karışıklığı yaratıyor.

Son 50 yıllık sürece bakıldığında, S&P 500 endeksinin 12 yıl boyunca negatif getiri sağladığı görülüyor. Ancak son yedi yıl içinde yalnızca bir kez düşüş yılı yaşanmıştı. Bu istatistikler, endeksin bir veya iki yıl sürecek bir düşüş eğilimine girmesinin oldukça olası olduğunu düşündürüyor. Piyasadaki bu karamsar tabloya karşın, altın haftalık bazda yüzde 4,7 oranında bir kazanç elde ederek dört haftalık kayıp serisini sonlandırdı.

Değerli metaller ve madencilik hisselerindeki değişimler

Altın

Yıllık bazdaki grafikler incelendiğinde, altının yüzde 49 oranında bir değer kazancı elde ettiği görülüyor. Ancak asıl hareketlilik, kaldıraç etkisiyle hareket eden madencilik hisselerinde yaşandı. Franco-Nevada yüzde 64, Agnico Eagle Mines yüzde 93 ve VanEck Gold Miners borsa yatırım fonu yüzde 107 oranında yükseldi. En yüksek artışlar ise yüzde 136 ile Newmont ve yüzde 137 ile Global X Silver Miners fonunda kaydedildi.

Piyasa profilleri, son iki hafta içinde altın ve gümüşte önemli fiyat boşluklarının oluştuğunu gösteriyor. Yerçekimi kuralının finansal piyasalarda da geçerli olduğunu hatırlatmakta fayda var. Teknik açıdan bakıldığında, altının son 13 işlem gününde “aşırı satım” bölgesinde kalmaya devam ettiği söylenebilir. Bu durumun çözülmesi için fiyatın hızlı bir şekilde 4797 seviyesinin üzerinde kapanışlar yapması gerekiyor.

Ekonomik veriler faiz artışı beklentileri ve altın

Altın

Ekonomik barometre, geçtiğimiz yılın Temmuz ayından bu yana genel bir yükseliş eğilimi sergiliyor. Cuma günü açıklanan Tarım Dışı İstihdam verilerinin, son bir yılın en iyi seviyesinde gelmesi sürpriz olmadı. Büyüyen bir ekonomi ve artan fiyatlar, Fed’in yakın zamanda bir faiz indirimine gitmeyeceği yönündeki beklentileri güçlendiriyor. Aksine, enerji fiyatlarının enflasyonu tetiklemesi durumunda bir faiz artışı dahi gündeme gelebilir.

Altın

ABD tarafında perakende satış verileri de dahil olmak üzere birçok ekonomik gösterge iyileşme gösterdi. Öte yandan, önümüzdeki hafta birinci çeyrek kazanç sezonu başlıyor. Şirket karlarının geçen yılın aynı dönemine göre artış hızını koruyup koruyamayacağı büyük bir merak konusu. Enerji krizinin devam etmesi durumunda, şirket karlarının aşınması kaçınılmaz bir sonuç olarak karşımıza çıkabilir.

Finansal piyasalar ve altında uzun vadeli performans kıyaslaması

Altın

Şirket kazançları bugün bir değerleme aracı olarak doğru şekilde kullanılsaydı, S&P 500 endeksinin mevcut seviyesinin yarısında olması gerekirdi. Mevcut fiyat/kazanç oranı 43,5 gibi oldukça yüksek bir seviyede seyrediyor. Ancak piyasalar, “bu sefer farklı” algısıyla hareket etmeye devam ediyor. Bu durum, finansal piyasalarda rasyonaliteden uzaklaşıldığı dönemlerin bir yansıması olarak görülüyor.

Yüzyılın başından bu yana performanslar kıyaslandığında ise çarpıcı bir sonuç ortaya çıkıyor. S&P 500 endeksi yüzde 399 (temettülerle birlikte yaklaşık yüzde 500) oranında bir artış göstermişti. Aynı dönemde, “hiçbir getiri sağlamadığı” iddia edilen ve yüksek oynaklığa sahip olan altın ise yüzde 1.618 oranında değer kazandı. Bu veriler, küresel ekonomik belirsizliklerin arttığı dönemlerde altının bir değer koruma aracı olarak gücünü koruduğunu bir kez daha kanıtladı.

Yasal Uyarı: Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi değildir. Yatırım kararlarınızı kendi analizleriniz doğrultusunda vermeniz önerilir.
İLGİLİ HABERLER
- Advertisment -
Analiz Borsa

Son Gelişmeler

Popüler