Chicago Ticaret Borsası ve New York Ticaret Borsası işlemlerinde gözler tırmanan jeopolitik gerilimlere çevrilirken, altın yatırımcıları yeni haftadaki gelişmeleri yakından takip ediyor. ABD ile İran arasında artan çatışma riski, enerji koridorlarını doğrudan tehdit ederken emtia fiyatlarında ciddi dalgalanmalar yaratıyor. Geçtiğimiz perşembe günü, küresel gösterge niteliğindeki Brent tipi ham petrol yüzde 8 oranının üzerinde değer kazanarak günü yüzde 7,78 oranında güçlü bir kazançla tamamladı. Bu durum altın ve gümüş vadelilerinde derinleşen bir satış baskısına neden oluyor.
Trump‘ın merakla beklenen ulusal sesleniş konuşması sırasında New York Times, İran’ın Basra Körfezi üzerinde görev yapan bir Amerikan savaş uçağını düşürdüğünü bildirdi. İran Devrim Muhafızları Ordusu, envantere yeni katılan bir hava savunma sistemiyle gelişmiş bir F-35 savaş uçağını düşürdüğünü iddia etmişti. Ancak uluslararası bağımsız kaynakların kaza alanında incelediği enkazın F-35 modeline değil, daha eski nesil bir F-15E Strike Eagle modeline ait olduğu anlaşıldı.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise kısa bir süre önce Amerikan halkına, Avrupa ülkelerine veya bölgesel komşularına karşı hiçbir düşmanlıkları olmadığını dile getirdi. Trump, prime time kuşağında televizyonda yayınlanan konuşmasına bu savaşın elde ettiği başarılara ve tarihsel gerekliliğine odaklanarak başladı.
ABD ve İran arasındaki askeri tırmanış

Bu kritik olay, Amerika Birleşik Devletleri Merkez Komutanlığı’nın bir düşman uçağının düşürüldüğüne dair İran merkezli iddiaları kesin bir dille reddetmesinden sadece yirmi dört saat sonra gerçekleşti. Merkez Komutanlığı yetkilileri daha önce tüm Amerikan savaş uçaklarının üslerine güvenli bir şekilde döndüğünü ve hiçbir zayiat verilmediğini açıklamıştı.
Savaş uçağının düşürülmesi, Trump’ın 1 Nisan tarihinde yaptığı ve İran rejimine karşı çok sert önlemler alacağına yemin ettiği sert tonlu konuşmanın hemen ardından yaşandı. Trump o dönemki basın toplantısında İran cumhurbaşkanının acil bir ateşkes istediğini iddia etmişti, ancak İran dışişleri bakanlığı bu durumu yazılı bir açıklamayla kesin bir dille yalanlamıştı.
Trump konuşmasında, uzun süredir planlanan Destansı Öfke kod adlı operasyonun Amerika’nın ve özgür dünyanın güvenliği için neden kaçınılmaz bir gereklilik olduğunu iddia etti. Beklendiği gibi Trump, Amerikan ordusunun bölgedeki çeşitli askeri hedeflerinin tamamlanmasına çok yaklaştıklarını ve kendilerine verilen bu zorlu işi en kısa sürede bitireceklerini bildirdi.
Altın vadelileri petrol arzı endişeleriyle değer kaybetti

İç siyasette önemli bir baskı unsuru haline gelen artan akaryakıt fiyatlarının ana sorumluluğunu İran’a yüklemeye çalışan Trump, Avrupalı müttefik ülkelere Hürmüz Boğazı’ndaki uluslararası ticari nakliyeyi acilen güvence altına almaları çağrısında bulundu. Amerika Birleşik Devletleri’nin artan yerel üretim sayesinde Orta Doğu petrolüne eskisi kadar ihtiyacı olmadığını savunan Trump, bölge enerjisine yoğun bir şekilde bağımlı olan ülkelerin kritik boğazı açık tutmak için artık inisiyatif alması ve öncülük etmesi gerektiğini söylüyor.
Basra Körfezi’nden yapılan küresel enerji sevkiyatları, İran’ın Amerikan ve İsrail güçlerinin askeri saldırılarına misilleme olarak stratejik su yolunu kullanan ticari gemileri hedef alma tehdidinin ardından büyük ölçüde durdu. Yaşanan bu belirsizlik ortamı, güvenli liman arayışındaki yatırımcıları etkileyerek altın ve gümüş vadelilerinde sert bir düşüş yaşattı.
Bölgedeki diplomatik çatışmaların azalmasına yönelik uluslararası çabaların tamamen sonuçsuz kalmasıyla, Amerikan tipi WTI ham petrol vadelileri perşembe günkü seansta varil başına 110 dolar sınırının üzerine çıktı. Kutsal Cuma ve yaklaşan Paskalya tatili nedeniyle küresel emtia işlemlerinde petrol ve değerli metal ticareti bugün tamamen kapalı kalıyor. Gün içinde daha düşük destek seviyelerini test eden altın vadelileri kapanışa doğru yüzde 0,48 oranında değer kaybederken, gümüş vadelileri ise yüzde 0,32 oranında daha ılımlı bir geri çekilme yaşadı. Uzmanlara göre tüm bu jeopolitik ve ekonomik gelişmeler, altın kontratlarında önümüzdeki hafta başlarken aşağı yönlü ve boşluklu bir açılış beklentisini oldukça güçlendiriyor.
Batılı gemiler Hürmüz Boğazı rotasına geri dönüyor

Cuma günü erken saatlerde, Fransa merkezli küresel lojistik devi CMA CGM şirketine ait büyük bir konteyner gemisi, şubat ayı sonlarında sıcak savaşın başlamasından bu yana gerilim hattı olan Hürmüz Boğazı’ndan geçmeyi başaran ilk Batı bağlantılı ticari gemi oldu. Bloomberg News haber ajansının servis ettiği rapora göre atılan bu adım, dünya petrol ticaretinin üçte birinin geçtiği kritik su yolunda ticari trafiğin yeniden başlamasına yönelik son derece temkinli ama önemli bir iyileşme sinyali olarak değerlendiriliyor.
Malta bayrağı taşıyan devasa CMA CGM Kribi gemisi, perşembe öğleden sonra Dubai açıklarındaki güvenli sulardan doğuya doğru hareket ederek doğrudan İran kıyı şeridi boyunca uzanan ve Keşm ile Larak adaları arasındaki dar koridoru kullandı. Bu stratejik gemi, çatışmaların şiddetlenmesi nedeniyle mart ayı başından bu yana Körfez sularında güvenlik gerekçesiyle hareketsiz bir şekilde bekliyordu.

Saade ailesinin çoğunluk hissesini elinde bulundurduğu ve dünyanın en büyük üçüncü konteyner taşımacılık şirketi konumundaki CMA CGM‘nin, bu riskli geçişi sorunsuz bir şekilde kolaylaştırmak adına doğrudan İranlı denizcilik otoriteleriyle koordineli bir şekilde çalıştığı düşünülüyor. Ticari geminin Hindistan alt kıtası, Orta Doğu ülkeleri, Basra Körfezi ve Afrika kıtasını birbirine bağlayan geniş çaplı bir deniz hizmetinin kritik bir parçası olarak Kongo Cumhuriyeti’nde bulunan Pointe-Noire limanına doğru tam yolla ilerlediği bildiriliyor.
Bu gelişme, Fransa ile Amerika Birleşik Devletleri yönetimleri arasında Orta Doğu çatışmasının genel yönetimi ve askeri stratejisi konusunda giderek artan siyasi gerilimin tam ortasında meydana geldi. Trump, NATO toplantılarında müttefiklerine İran ile devam eden çatışmada askeri açıdan zor kısmın başarıyla bittiğini belirterek, Hürmüz Boğazı’ndan geçen hayati petrol akışını güvence altına alma konusunda artık bölgesel sorumluluğu üstlenmelerini tavsiye etti.
Tarım dışı istihdam verisi istihdam tablosunu değiştiriyor

Uluslararası işlemlerin diğer tarafında ise, Amerika Birleşik Devletleri mart ayı istihdam büyümesi analist beklentilerini çok ciddi oranda aşarak ekonomik verilerdeki son dönem oynaklığına rağmen işgücü piyasasında oldukça güçlü bir sinyal verdi. Çalışma İstatistikleri Bürosu tarafından açıklanan resmi verilere göre, tarım dışı istihdam mart ayı içerisinde 178 bin kişi artarak Wall Street ekonomistlerinin önceden tahmin ettiği 65 binlik medyan beklentiyi rahatlıkla geride bıraktı.
Veri açıklanmadan önce kurumların tahminleri eksi 16 binlik bir daralma ile artı 151 binlik bir genişleme arasında çok geniş ve belirsiz bir yelpazede yer alıyordu. Şubat ayına ait istihdam rakamları ise daha önce kamuoyuna açıklanan 92 binlik kayıptan çok daha kötü bir seviye olan 133 binlik bir düşüşe revize edilmişti. Son iki ayın net revizyonları toplandığında ise genel istihdamdan mütevazı bir 7 bin kişilik kaydın daha silindiği görüldü.
Tüm bu revizyonlara rağmen mart ayı verisi, işgücü piyasasının korkulandan çok daha dirençli kalmayı başardığını açıkça gösteriyor. Ülke genelindeki işsizlik oranı ise yüzde 4,4 seviyesinden yüzde 4,3 oranına sürpriz bir şekilde gerileyerek istihdam pazarında herhangi bir değişim beklemeyen tahminlerden biraz daha olumlu bir tablo sundu. Bu istikrarlı durum, Amerika Birleşik Devletleri Merkez Bankası yetkililerinin mevcut petrol fiyatı şokunun ne kadar kalıcı olacağını ve enflasyonun diğer temel alanlarına yayılma ihtimalini detaylıca değerlendirirken benimsedikleri bekle ve gör yaklaşımını haklı çıkarıyor.
Beklentilerin çok üzerinde gelen bu güçlü istihdam verisi altın varlıkları üzerinde önümüzdeki günlerde ek bir satış baskısı oluşturma potansiyeli taşıyor. Altın fon yöneticileri, artan enflasyon risklerini ve buna bağlı gelişebilecek olası faiz oranı değişikliklerini anlık olarak ve büyük bir dikkatle izliyor.
İran ablukası ve yaklaşan ara seçimlerin etkileri

Amerikan güvenlik bürokrasisinden sızan son istihbarat değerlendirmeleri, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki asimetrik kontrolünden yakın zamanda vazgeçmesinin pek olası görünmediğini ortaya koyuyor. İranlı yöneticiler, dünyanın en kritik petrol arterini kontrol etme gücünü Washington yönetimine karşı kullanabilecekleri en temel siyasi koz olarak görüyorlar.
Reuters haber ajansının hazırladığı özel bir rapora göre Tahran yönetimi, küresel enerji fiyatlarını yapay bir şekilde yüksek tutmak ve istikrarı bozmak için uluslararası su yolunu planlı bir şekilde daraltmaya devam etmeyi amaçlıyor. Bu uzun vadeli strateji, beş haftadır devam eden askeri çatışmadan İran lehine uygun ve kazançlı bir çıkış yolu bulabilmesi için doğrudan Trump üzerinde ağır bir ekonomik baskı yaratmayı hedefliyor. İran’ın uyguladığı bu askeri abluka ham petrol fiyatlarını son yılların en yüksek seviyelerine taşıyarak, 2026 yılı kasım ayında yapılacak olan kritik ara seçimler öncesinde enflasyon korkularını iyiden iyiye alevlendiriyor.
Mevcut istihbarat raporları, İran’ın uzun vadeli büyük stratejisinin sadece kriz anlarında uygulanan bu geçici ablukayı uluslararası arenada kabul gören kalıcı bir düzenleyici çerçeveye dönüştürmeyi içerdiğini detaylı bir şekilde gösteriyor. Eski CIA Direktörü Bill Burns geçtiğimiz günlerde katıldığı bir panelde, Tahran’ın bölgeden geçen yabancı gemilerden resmi geçiş ücretleri talep etmeyi savaş sonrası ekonomik yıkımı ve yeniden yapılanmayı finanse etmenin hayati bir yolu olarak gördüğünü belirtmişti.
İran yönetiminin ellerine geçen bu denizcilik kozunu sadece acil finansal kaynak sağlamak için değil, aynı zamanda olası bir nihai barış anlaşmasında uzun vadeli güvenlik garantileri ve kalıcı caydırıcılık önlemleri talep etmek için ustaca kullanması bekleniyor. Yatırımcılar bu belirsizliklerin ortasında altın ve gümüş kontratlarındaki aşağı yönlü kırılma riskini hassasiyetle değerlendiriyor.
Altın piyasasında uzun vadeli trend beklentileri

Uzman finans analistleri, mevcut ekonomik senaryonun enerji sektöründeki yükseliş beklentilerini oldukça desteklediğini belirtiyorlar. Bu durumun doğal bir sonucu olarak altın ve gümüş vadelilerinde bu hafta önemli teknik kırılmaların yaşanabileceği uyarısı yapılıyor. Pazar profesyonelleri perşembe günü test edilen kritik destek seviyelerinin altına inilmesinin, bu değerli metalleri hızla ayı piyasası eğilimine sokabileceğini düşünüyor.
Özellikle küresel ham petrol fiyatları arz endişeleriyle yükselmeye devam ederse altın tarafındaki nakde dönüş amaçlı satış baskısı çok daha fazla derinleşebilir. Yeni haftanın açılışında muhtemel bir boşluklu düşüş fiyatlanırken, aracı kurumlar teknik destek ve kritik direnç seviyelerini yakından takip ediyor.
Sonuç olarak, Orta Doğu ekseninde günden güne tırmanan jeopolitik gerilimler ve Amerika Birleşik Devletleri’nden gelen sürpriz derecede güçlü istihdam verilerinin birleşimi, altın pazarında sadece anlık dalgalanmalardan ziyade, yılın geri kalan aylarını şekillendirecek kalıcı bir ayı piyasası sinyali veriyor. İstihdam rakamlarının sağlam duruşu sayesinde faiz indirim beklentilerinin rafa kalkması ve enerji fiyatlarındaki ralli, altın fiyatları üzerinde yıllık bazda oluşan baskılayıcı trendin çok daha uzun bir süre kalıcı olacağını teyit ediyor.


