Altın bu hafta sert bir satış dalgasıyla ons başına 4.329 dolara kadar indi. Değerli metal, 200 günlük hareketli ortalamasının altına kapanış yaptı. Altın, mayıs ayı istihdam raporunun beklentilerin üzerinde gelmesiyle baskı altında kaldı. Güçlü veriler, Fed’in uzun süre sıkı politikada kalacağı spekülasyonlarını yeniden canlandırdı.
Altın dışında gümüş de 200 günlük hareketli ortalamasına yaklaştı. Bitcoin ise yüzde 20 kayıpla Eylül 2024’ten beri ilk kez 60.000 doların altına düştü. Altın ve diğer emtialardaki satışlar, piyasalardaki genel riskten kaçış eğilimini yansıtıyor.
Altın fiyatları düşüşüne rağmen merkez bankaları almaya devam ediyor

Altın fiyatlarındaki zayıflamaya rağmen merkez bankaları altın pozisyonlarını güçlendiriyor. Avrupa Merkez Bankası, altının ABD borç senetlerinin yerini alan tercih edilen rezerv varlık haline geldiğini kabul etti. Altın, jeopolitik ve finansal riskler karşısında güvenli liman olarak öne çıkıyor.
Rusya, yıllık altın üretiminin 500 metrik tona yaklaştığını duyurdu. Altın üretimindeki bu artış, Moskova’nın dünyanın lider altın üreticilerinden biri olma statüsünü pekiştiriyor. Altın talebindeki stratejik önem, birçok ülkenin rezervlerini çeşitlendirme çabasını gösteriyor.
Altın fiyatları için boğa piyasalarında 200 günlük ortalamanın altına düşmek normal

Altın fiyatı bu hafta 200 günlük hareketli ortalamanın altına kapandı. Tarihsel veriler, 1970’ler ve 2000’lerdeki seküler altın boğa piyasalarında bile bu tür düşüşlerin yaygın olduğunu gösteriyor. Altın boğa piyasaları, düşük inançlı yatırımcıları silkelemek için bu tür düzeltmeleri sıklıkla kullanır.
Altın fiyatındaki mevcut düşüş, 1973 ve 2006’daki büyük kırılma sonrası düzeltmelerle benzerlik gösteriyor. Altın yatırımcıları için 4.300 dolar seviyesi, tarihsel ortalamalara göre beklenen bir geri çekilme alanında bulunuyor. Altın boğa piyasasının bozulmadığı, bunun bir düzeltme olduğu vurgulanıyor.
Altın ve gümüşte fiziki talep Asya’dan geliyor

Altın fiyatları düşerken Asya’daki fiziki talep güçlü kalmaya devam ediyor. Çin gümüş borsaları, Batı benchmarklarına göre prim ödemeye devam ediyor. Altın ve gümüş ithalatını düzenlemek için Hindistan, vergi politikalarında değişikliğe gitti.
Altın piyasasındaki bu düşüş, spekülatif yatırımcıların kaldıraçlı pozisyonlarından çıkmasıyla açıklanıyor. Jupiter Asset Management’tan Ned Naylor-Leyland, altın boğa piyasasının bozulmadığını savunuyor. Altın fiyatlarındaki yeniden yükselişin kurumsal yatırımcılardan büyük talep getirebileceğini belirtiyor.
ECB altının ABD borcunun yerini aldığını kabul etti

Avrupa Merkez Bankası bu hafta yaptığı açıklamada, altının ilerleyen dönemde ABD borç senetlerinin yerini alacağını itiraf etti. Altın lehine bu değişimde, Rusya’nın 300 milyar dolarlık varlığının dondurulmasının etkili olduğu belirtildi. Altın, giderek daha fazla merkez bankasının tercih ettiği risksiz varlık haline geliyor.
Altın madenciliği tarafında Rusya, yıllık üretimini 500 tona çıkararak dünya liderleri arasına girdi. Altın arzındaki bu artış, jeopolitik gerilimlerin rezerv stratejilerini nasıl değiştirdiğini gösteriyor. Altın fiyatları kısa vadede baskı altında olsa da, uzun vadeli görünüm boğaların lehine kalmaya devam ediyor.
Kurumsal yatırımcılar altında hala yetersiz pozisyonlanmış durumda

Naylor-Leyland, faiz beklentilerindeki değişimlerin altın üzerinde kısa vadeli baskı yarattığını kabul ediyor. Ancak altın piyasasında kurumsal yatırımcıların hala yetersiz pozisyonlandığını vurguluyor. Altın fiyatlarındaki toparlanma, emeklilik fonları ve varlık yöneticilerinden büyük bir alım dalgası başlatabilir.
Altın ve gümüş arasındaki ilişkiye de değinen uzman, Şanghay’daki azalan gümüş stoklarına dikkat çekiyor. Altın yeniden ivme kazandığında, gümüşün arz kaynaklı bir yükseliş yaşayabileceğini öngörüyor. Altın boğa piyasasının devam ettiğini, bu düşüşün bir deleveraging olayı olduğunu söylüyor.


