Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, Orta Doğu ekseninde yaşanan gelişmelerin makroekonomik etkilerini değerlendirerek TCMB enflasyon tahminleri verisinde yukarı yönlü revizyona gidildiğini duyurdu. Şubat ayında başlayan jeopolitik gerilimlerin negatif arz şoklarına yol açması, bankanın yakın dönem para politikası projeksiyonlarında belirleyici unsur oldu. Karahan, küresel tedarik zincirlerindeki aksamalar ve enerji fiyatlarındaki belirsizlikler nedeniyle sıkı para politikası duruşunun, fiyat istikrarı kalıcı olarak sağlanana dek sürdürüleceğini bildirdi.
TCMB enflasyon tahminleri ve yeni ara hedefler belirlendi

Banka yönetimi, artan maliyet baskıları ve tahmin belirsizlikleri doğrultusunda orta vadeli projeksiyonlarını revize etti. Bu kapsamda 2026 yılı için daha önce yüzde 16 olarak belirlenen ara hedef yüzde 24 seviyesine çıkarıldı. 2027 yılı enflasyon hedefi yüzde 9 seviyesinden yüzde 15 seviyesine yükseltilirken, 2028 yılı ara hedefi ise yüzde 8 seviyesinden yüzde 9 seviyesine güncellendi. Fiyat istikrarı ana hedefi olan yüzde 5 seviyesinin orta vadede korunacağı belirtildi. Dezenflasyon sürecindeki sapmalara rağmen mevcut durumun ana hedeflere ulaşma kararlılığını değiştirmeyeceği vurgulandı.
Gıda ve enerji fiyatlarında arz yönlü baskılar izleniyor

Yılın ilk dört aylık döneminde tüketici fiyatlarındaki artışın gıda ve enerji gruplarında yoğunlaştığı kaydedildi. Uluslararası tarımsal emtia fiyatlarındaki dalgalanmalar ve iklim koşulları gıda enflasyonu üzerinde risk oluştururken, mayıs ayında sebze grubunda başlayan fiyat düşüşlerinin önümüzdeki dönemde genel endeksi olumlu etkilemesi bekleniyor. Doğalgaz ve petrol piyasalarında ise savaşın gidişatına bağlı olarak yukarı yönlü riskler canlılığını koruyor. Enerji arz güvenliğine ilişkin gelişmelerin, özellikle ulaştırma hizmetlerindeki fiyatlama davranışlarını doğrudan etkilediği ifade edildi.
İç talepte yavaşlama ve dezenflasyonist etkiler görülüyor

Makroihtiyati tedbirlerin ve sıkı para politikasının gecikmeli etkileri, talep kompozisyonunda beklenen dengelenmeyi sağladı. Yılın ilk çeyreğine ait öncü veriler, perakende satışlardaki ivme kaybının sürdüğünü ve kart harcamalarının yatay bir seyir izlediğini teyit etti. Kira ve eğitim kalemlerinde katılık azalırken, kira enflasyonunun en hızlı düşen kalemler arasına girmesi ataletin kırıldığına yönelik güçlü bir sinyal olarak değerlendirildi. Yurt içi yerleşiklerin Türk Lirası mevduat tercihlerinin korunması, likidite yönetimi ve kredi büyümesindeki yavaşlama ile desteklendi.
Merkez Bankası verileri ışığında, dış talepte beklenen zayıflamaya ve jeopolitik risklere rağmen cari açığın milli gelire oranının uzun dönem ortalamasının altında kalacağı öngörülüyor. Sıkı parasal duruşun hizmet ve temel mal gruplarındaki enflasyonu geriletmeye devam etmesi, aylık ve yıllık bazda genel fiyatlar genel seviyesindeki artış hızını kademeli olarak aşağı çekecek temel dinamik olarak öne çıkıyor.


