ABD Çalışma Bakanlığı tarafından Cuma günü paylaşılan verilere göre, tüketici fiyatları Ocak ayında yıllık bazda yüzde 2,4 oranında artış kaydetti. Aralık ayında yüzde 2,7 olarak ölçülen bu oran, yeni yılın ilk ayında daha sakin bir seyir izledi. Wall Street Journal tarafından görüşlerine başvurulan ekonomistler, ABD enflasyonu verisinin yüzde 2,5 seviyesinde gerçekleşmesini bekliyordu.
ABD enflasyonu kapsamında, gıda ve enerji gibi değişken kalemlerin dahil edilmediği çekirdek fiyatlar ise Ocak ayında yıllık yüzde 2,5 yükseldi. Piyasa beklentileri de bu verinin yüzde 2,5 oranında artacağı yönünde oluşmuştu. Ocak 2025’teki yüksek enflasyon rakamlarının 12 aylık veri setinden çıkması, yıllık bazdaki düşüşte etkili oldu.
Tüketici fiyatlarında aylık bazda sınırlı artış

ABD enflasyonu tüketici fiyatları Ocak ayında bir önceki aya göre mevsimsellikten arındırılmış bazda yüzde 0,2 yükselirken, çekirdek fiyatlar yüzde 0,3 artış gösterdi. Bu rakamlar, geçtiğimiz hafta açıklanan ve beklentilerin üzerinde gelen istihdam verilerinin ardından piyasaların odağına yerleşti. ABD’de işsizlik oranı Ocak ayında yüzde 4,3 seviyesine gerilemişti.
Federal Rezerv (Fed), Jerome Powell’ın sekiz yıllık başkanlık döneminin son aylarında hassas bir denge kurmaya çalışıyor. Merkez bankası, enflasyonu yıllık yüzde 2 seviyesinde tutmayı hedeflemesine rağmen yaklaşık beş yıldır bu hedefi yakalayamadı. Fed yetkilileri, iş gücü piyasasına zarar vermeden fiyat artışlarını kontrol altına alma çabasını sürdürüyor.
ABD enflasyonu ve faiz politikası dengesi

2022 yılında ekonomiyi sarsan şiddetli fiyat artışları, uygulanan sert faiz artışlarıyla dizginlenmişti. Enflasyonun gerilemesi ve istihdam piyasasının soğumasıyla birlikte Fed strateji değiştirdi. 2024 yazından bu yana yaklaşık 2 puanlık faiz indirimi yapan banka, Ocak ayındaki toplantısında ise bu indirimlere ara verdi.
ABD enflasyonu Ocak ayı raporu, Çalışma Bakanlığı’ndaki operasyonları aksatan kısmi hükümet kapanışı nedeniyle kısa bir gecikmeyle yayımlandı. Geçtiğimiz sonbaharda yaşanan daha uzun süreli kapanış, veri toplama süreçlerinde benzeri görülmemiş zorluklar yaratmıştı. Bazı ekonomistler, konut maliyetlerine ilişkin eksik verilerin geçmiş rakamları yapay olarak düşük göstermiş olabileceğine inanıyor.
Siyasi arenada hayat pahalılığı tartışmaları

Yıllık enflasyon oranı 2022 ortalarında yüzde 9’un üzerine çıkmıştı. O dönemden bu yana fiyat artış hızında ciddi bir yavaşlama yaşansa da yüksek fiyat seviyeleri tüketicileri zorlamaya devam ediyor. Kamuoyu araştırmalarında seçmenler, yüksek hayat pahalılığını en önemli sorunlardan biri olarak nitelendiriyor.
Joe Biden dönemindeki enflasyondan duyulan hoşnutsuzluk, Trump’ın Beyaz Saray’a dönüş yolunu kolaylaştırmıştı. Satın alma gücü ve ekonomik erişilebilirlik, bu yılki kongre seçimleri öncesinde her iki parti için de ana kampanya başlığı olarak öne çıkıyor. Siyasi tartışmaların merkezinde yer alan bu veriler, seçmen tercihlerini doğrudan etkiliyor.
Şirketlerin fiyat politikalarında geri adım sinyalleri

Pek çok ekonomist, ABD enflasyonu baskılarının hafiflediğine dair işaretlerin artmasıyla 2026 yılında enflasyonun daha da düşeceğini öngörüyor. PepsiCo ve General Mills gibi dev şirketler, bütçesine dikkat eden tüketicileri geri kazanmak için bazı ürünlerde fiyat indirimine gittiklerini açıkladı. Bu durum, talebin artık maliyet artışlarını karşılayamayacak kadar zayıfladığının bir işareti olarak görülüyor.
Finansal piyasalardan ve anketlerden gelen veriler, ne tüketicilerin ne de yatırımcıların yeni bir enflasyon şoku riskiyle meşgul olmadığını gösteriyor. Beklentilerin kontrol altında kalması, kendi kendini besleyen fiyat artış döngüsünü engellediği için merkez bankacılarını rahatlatıyor. Mevcut veriler, enflasyonun uzun vadeli düşüş eğilimini koruduğuna işaret ediyor.


