Petrol fiyatları, Orta Doğu’da arz kesintisi endişelerinin bir miktar azalmasıyla Cuma günü düşüşünü sürdürüyor. Yatırımcılar, günün ilerleyen saatlerinde Umman’da gerçekleşecek ABD ve İran nükleer görüşmelerinin sonuçlarına odaklanıyor. Brent petrol vadeli işlemleri, önceki seansta %2,75 oranında geriledikten sonra bugün 50 sent daha düşerek varil başına 67,05 dolara geriledi.
ABD Batı Teksas tipi ham petrol ise Perşembe gününü %2,84 kayıpla kapattıktan sonra bugün 52 sentlik yeni bir düşüşle 62,77 dolardan işlem görüyor. Gösterge fiyatlar, haftalık bazda son bir ayın ilk düşüşüne doğru ilerliyor. Fiyatlar, Trump tarafından İran’a yönelik saldırı tehditlerinin savrulduğu Ocak ayı sonundaki altı ayın zirvesinden bu yana %3’ten fazla değer kaybetti. Fiyatlar o dönemde en yüksek seviyesine ulaşmıştı.
Petrol piyasasında Umman görüşmeleri belirleyici oluyor

ABD ve İran, artan gerilimin ortasında Cuma günü Umman’da görüşme yapmayı kabul etti. ABD bölgedeki askeri varlığını o dönemde iyice artırmıştı. Bölgesel aktörler ise geniş çaplı bir savaşa dönüşmesinden korkulan askeri bir çatışmadan kaçınmanın yollarını aramıştı. Bu diplomatik çabalar, piyasalardaki risk algısını bir miktar yumuşatıyor.
Dünya toplam petrol tüketiminin yaklaşık beşte biri Umman ile İran arasındaki Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. Diğer OPEC üyeleri olan Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuwait ve Irak da ham maddelerinin çoğunu İran gibi bu boğaz üzerinden ihraç ediyor. Boğazın stratejik önemi, diplomatik gelişmelerin fiyatlar üzerindeki etkisini artırıyor.
Diplomatik gelişmeler arz endişelerini yatıştırdı

Capital Economics analistleri, ABD ve İran arasındaki jeopolitik gerilimlerin daha önce fiyatların yükselmesine katkıda bulunduğunu belirtti. Ancak analistler, jeopolitik korkuların yerini zayıf temellere bırakacağını düşünüyor. Özellikle arz tarafındaki toparlanma beklentileri, fiyatlar üzerindeki aşağı yönlü baskıyı destekliyor.
Analistler, Kazakistan’ın üretimindeki toparlanmaya işaret ederek fiyatların 2026 yılı sonuna kadar 50 dolar seviyesine doğru gerileyeceğini öngörüyor. Üretimdeki bu artışın, jeopolitik risklerin yarattığı primleri silecek bir arz fazlası yaratması bekleniyor. Yatırımcılar, Orta Doğu’daki tansiyonun düşmesiyle birlikte piyasanın gerçek dengelerine döneceğine inanıyor.
Stratejik Hürmüz Boğazı’na dair risklerin azalması ve büyük üreticilerin üretim kapasitelerini artırması, piyasada uzun süreli bir düşüş trendinin öncüsü olarak değerlendiriliyor.


