Kazakistan, Karadeniz’deki terminal ve gemilere yönelik düzenlenen insansız hava aracı saldırıları sonucunda Avrupa’ya ulaştırılması planlanan 3,8 milyon tonluk ham petrolden oldu. Novorossiysk tesislerine yönelik bu operasyonlar, bölgedeki Kazak petrolü akışının en kritik noktasını devre dışı bıraktı.
29 Kasım 2025 tarihinde bir deniz dronu, yükleme kapasitesi günlük 800 bin varil olan derin su rıhtımını vurdu. Bu saldırı sonucunda tesisin ana rıhtımlarından biri olan SPM-2 tamamen kullanılamaz hale geldi.
Terminal ve tankerlere yönelik insansız hava aracı saldırıları

Ocak ayının ortasında ise saldırıların şiddeti gemileri de içine alacak şekilde genişledi. 13 Ocak günü, Kazak ham petrolünü yüklemek için bekleyen iki büyük tanker insansız hava araçlarının hedefi oldu.
Matilda ve Delta Harmony isimli gemilere düzenlenen bu saldırılar sırasında gemilerde büyük hasar oluştu. Yetkililer, saldırı anında gemilerin boş olduğunu ve herhangi bir çevre kirliliği yaşanmadığını açıkladı.
Avrupa piyasasında Kazak petrolü arzı daraldı

Kazakistan Enerji Bakanı Erlan Akkenzhanov, hedef alınan gemilerin Rusya’nın “gölge filosu” ile bir ilgisi bulunmadığını duyurdu. Bakan, söz konusu gemilerin herhangi bir gri listede yer almadığını özellikle vurguladı.
Kazakistan, toplam ham petrol ihracatının yaklaşık %80’ini CPC boru hattı üzerinden gerçekleştirmekteydi. Bu rota, Avrupa için Rusya dışındaki en önemli alternatif enerji kaynaklarından birini temsil ediyordu.
Petrol fiyatları ve ekonomik kayıplar

Tengiz, Kashagan ve Karachaganak gibi dev sahalardan gelen üretim, bu boru hattı üzerinden dünya piyasalarına açılmaktaydı. Sevkiyatta yaşanan aksamalar, özellikle Avrupa rafinerilerinin tercih ettiği düşük kükürtlü petrole erişimi imkansız kıldı.
Arzın daralmasıyla birlikte Ocak ayında Avrupa piyasalarındaki petrol fiyatları sert bir yükseliş yaşadı. Enerji analistleri, Kazakistan’ın bu saldırılar nedeniyle uğradığı ekonomik zararın 1,6 milyar dolara ulaştığını öngördü.
Astana ve Kiev hattında diplomatik gerginlik

Yaşanan olaylar sonrasında Astana yönetimi, Ukrayna’ya yönelik resmi bir protesto notası iletti. Kazak yetkililer, sivil altyapıyı hedef alan bu eylemleri bir saldırganlık eylemi olarak nitelendirdi.
Ukrayna tarafı ise bu hamlelerin Rusya’nın askeri kapasitesini ve ekonomik gücünü zayıflatmaya yönelik olduğunu savundu. Karadeniz’deki bu gerilim, bölgedeki enerji güvenliğinin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Karadeniz’deki istikrarsızlık ve fiziksel saldırılar, sadece o günkü sevkiyatları değil, Avrupa’nın yıllık enerji tedarik stratejilerini de kökten değiştirecek bir süreci başlattı.


