Arçelik, yedi çeyrek süren zarar döneminin ardından yeniden kâr açıkladı. Beklentiyi aşan ikinci çeyrek sonucuna karşılık satışlar ve operasyonel kârlılık gerilerken net borç 193,7 milyar TL’ye yükseldi.
Arçelik AŞ (ARCLK), 2026 yılının ikinci çeyreğinde uzun süredir devam eden zarar serisini sona erdirdi. Şirket, piyasanın yaklaşık 2,53 milyar TL olan beklentisine karşılık 3,44 milyar TL ana ortaklık net dönem kârı elde etti.
Böylece net kâr piyasa beklentisini yaklaşık yüzde 36 aşarken Arçelik, üst üste yedi çeyreğin ardından yeniden kârlı bölgeye geçti.
Ancak finansal sonuçların operasyonel tarafı, net kârdaki toparlanma kadar güçlü bir görünüm ortaya koymadı. İlk yarı satışları yüzde 10, FAVÖK yüzde 18 gerilerken net borç ilk çeyreğe göre yaklaşık 24 milyar TL arttı.
Kâr beklentiyi yüzde 36 aştı

Arçelik’in ikinci çeyrekte açıkladığı 3,44 milyar TL’lik net kâr, şirketin finansal sonuçlarındaki en güçlü sürprizi oluşturdu. Piyasa beklentisi yaklaşık 2,53 milyar TL düzeyinde bulunuyordu.
Gerçekleşen sonuç ile beklenti arasındaki fark yaklaşık 914 milyon TL’ye ulaştı. Arçelik, 2026’nın ilk çeyreğinde 1,82 milyar TL, geçen yılın ikinci çeyreğinde ise 3 milyar TL’yi aşan net zarar açıklamıştı.
İkinci çeyrekteki kârın ardından şirketin 2026’nın ilk yarısında ana ortaklık paylarına düşen net dönem kârı 1,49 milyar TL oldu. Geçen yılın aynı döneminde 5,38 milyar TL ana ortaklık net zararı bulunuyordu.
Konsolide dönem kârı ile ana ortaklık net kârı arasında ise dikkat çekici bir fark oluştu. İlk yarı toplam dönem kârı 443,8 milyon TL’de kalırken kontrol gücü olmayan paylara düşen zarar nedeniyle ana ortaklık net kârı 1,49 milyar TL’ye ulaştı.
Bu nedenle 1,49 milyar TL’lik rakam şirketin ilk yarı ana ortaklık net kârını, 3,44 milyar TL ise ikinci çeyrekte elde edilen ana ortaklık net kârını ifade ediyor.
Satışlarda 31 milyarlık reel kayıp

Net kârdaki güçlü dönüşüme rağmen Arçelik’in satış gelirleri yıllık bazda geriledi. Şirketin 2026’nın ilk yarısındaki konsolide hasılatı yüzde 10 azalarak 280,73 milyar TL oldu.
Geçen yılın aynı döneminde yaklaşık 312 milyar TL seviyesinde bulunan satışlarda reel olarak 31 milyar TL’yi aşan düşüş yaşandı. Finansal tablolar enflasyon muhasebesi kapsamında hazırlandığı için karşılaştırmalar dönem sonundaki satın alma gücüne göre düzeltilmiş rakamları içeriyor.
Brüt kâr yüzde 7 azalarak 83,02 milyar TL’ye geriledi. Brüt kârdaki düşüş satışlardaki daralmadan daha sınırlı kaldığı için brüt kâr marjı yaklaşık yüzde 28,6’dan yüzde 29,6’ya yükseldi.
Bu görünüm, üretim maliyetleri ve ürün karması tarafında belirli bir iyileşme sağlandığını ancak satış hacmindeki zayıflığın toplam brüt kârı aşağı çektiğini gösterdi.
Arçelik’in esas faaliyet kârı da yıllık yüzde 14 düşüşle 6,01 milyar TL’ye indi. Esas faaliyet kâr marjı yaklaşık yüzde 2,1 seviyesinde gerçekleşti.
FAVÖK’te düşüş satışları geçti

Arçelik’in ilk yarı FAVÖK’ü yüzde 18 azalarak 14,15 milyar TL’ye geriledi. Böylece FAVÖK’teki daralma, satış gelirlerindeki yüzde 10’luk düşüşün belirgin biçimde üzerinde gerçekleşti.
FAVÖK marjı geçen yılın ilk yarısındaki yaklaşık yüzde 5,5 seviyesinden yüzde 5’e indi. Marjdaki gerileme yaklaşık 50 baz puana ulaştı.
Şirketin 2026 yılı için daha önce açıkladığı FAVÖK marjı beklentisi yüzde 6,25 ile yüzde 6,5 aralığında bulunuyordu. İlk yarıda oluşan yüzde 5 civarındaki marj, yıllık hedefe ulaşılabilmesi için ikinci yarıda daha güçlü bir operasyonel performansa ihtiyaç bulunduğunu gösterdi.
Satışlar ve FAVÖK gerilerken net kârın beklentiyi aşması, kâr dönüşümünün yalnızca ana faaliyet performansıyla açıklanamayacağını ortaya koydu.
Arçelik, ilk yarıda 11,16 milyar TL net parasal pozisyon kazancı kaydetti. Geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 5 artan bu kalem, yüksek enflasyon döneminde parasal yükümlülüklerin finansal tablolara yansımasından kaynaklandı.
Şirketin vergi öncesi kârı 3,67 milyar TL olarak gerçekleşti. Net parasal pozisyon kazancı, finansman giderlerinin sonuçlar üzerindeki baskısının önemli bölümünü dengeledi.
Net borç üç ayda 24 milyar arttı

Arçelik bilançosunda izlenecek en önemli kalemlerden biri net borç oldu. Şirketin net borcu ikinci çeyrek sonunda 193,65 milyar TL’ye çıktı.
Net borç 2026’nın ilk çeyreğinde 169,78 milyar TL seviyesindeydi. Böylece üç aylık dönemde yaklaşık 23,9 milyar TL ve yüzde 14 artış kaydedildi.
Arçelik’in net borcu 2025 sonunda ise yaklaşık 151,9 milyar TL düzeyinde bulunuyordu. Yılın ilk altı ayındaki artış 41,7 milyar TL’ye ve yüzde 27’ye yaklaştı.
Nakit ve nakit benzerleri de yıl sonundaki 115,2 milyar TL’den 64,3 milyar TL’ye geriledi. Yaklaşık 50,9 milyar TL’lik düşüş, nakit varlıkların altı ayda yüzde 44 azalması anlamına geliyor.
Net borcun artması ve nakit varlıkların gerilemesi, ikinci çeyrek net kârındaki toparlanmanın henüz nakit üretimine aynı güçte yansımadığını gösterdi. Döviz kurlarındaki hareket, işletme sermayesi ihtiyacı ve finansman maliyetleri borçluluk açısından izlenecek başlıklar arasında kalmayı sürdürüyor.
Kısa vadeli yükümlülükler dönen varlıkları geçti

Arçelik’in toplam varlıkları 30 Haziran 2026 itibarıyla 595,24 milyar TL oldu. Bunun 374,62 milyar TL’sini dönen varlıklar, 220,62 milyar TL’sini duran varlıklar oluşturdu.
Toplam yükümlülükler 513,7 milyar TL’ye ulaşırken kısa vadeli yükümlülükler 376,42 milyar TL olarak kaydedildi. Böylece kısa vadeli yükümlülükler dönen varlıkların yaklaşık 1,8 milyar TL üzerine çıktı.
Bu görünüm, şirketin kısa vadeli ödeme yükümlülükleri ile likit ve işletme sermayesi niteliğindeki varlıkları arasındaki alanın daraldığını ortaya koydu.
Toplam özkaynaklar 81,55 milyar TL olurken ana ortaklığa ait özkaynaklar 77,74 milyar TL seviyesinde gerçekleşti. Net borç, ana ortaklık özkaynaklarının yaklaşık 2,5 katına ulaştı.
Stokların 104,59 milyar TL düzeyine çıkması da işletme sermayesi yönetiminin önemini artırdı. Talebin zayıf kaldığı bir ortamda stokların satışa dönüşme hızı, nakit akışı ve borç azaltma kapasitesi açısından belirleyici olacak.
Arçelik bilançosunda yedi çeyrek sonra kâra dönülmesi ve beklentinin aşılması güçlü tarafı oluşturdu. Buna karşılık satışlardaki reel daralma, FAVÖK marjının yıllık hedefin altında kalması, nakitteki gerileme ve net borcun 193,7 milyar TL’ye ulaşması bilanço üzerindeki baskının sürdüğünü gösterdi.


