Ana SayfaGündemTrump'tan İran mutabakatı için "Türkiye İbrahim anlaşmasını imzalasın" şartı

Trump’tan İran mutabakatı için “Türkiye İbrahim anlaşmasını imzalasın” şartı

Trump, İran ile devam eden müzakereler çerçevesinde Suudi Arabistan, Katar, Pakistan ve Türkiye’nin İbrahim Anlaşmaları’na katılmasını “zorunlu” bir talep olarak duyurdu. Trump, Truth Social hesabından yaptığı açıklamada, “Bu ülkelerin en azından eş zamanlı olarak İbrahim Anlaşmaları’nı imzalaması zorunlu olmalıdır” ifadelerini kullandı. Açıklama, İran ile varılacak olası bir anlaşmanın bu dört ülkenin normalizasyon sürecine dahil edilmesi şartına bağlandığını gösteriyor.

Trump, müzakerelerin “iyi ilerlediğini” ve İran’ın da anlaşmalara dahil olması durumunda bunun “özel bir şey” olacağını belirtti. Ancak Tump, “ya büyük bir anlaşma ya da anlaşma yok” diyerek, anlaşma sağlanamaması halinde ABD’nin “savaş alanına ve çatışmaya, ancak her zamankinden daha büyük ve güçlü bir şekilde” geri döneceği tehdidinde bulundu. Bu üslup, daha önceki “davet” ve “rica” dilinden farklı olarak doğrudan bir dayatma ve ültimatom niteliği taşıyor.

Pakistan, Suudi Arabistan ve Türkiye’den henüz resmi yanıt yok, ancak geçmiş pozisyonlar net

Haberde adı geçen ülkelerden henüz resmi bir açıklama gelmemiş olsa da, daha önceki diplomatik duruşlar olası tepkiler hakkında ipucu veriyor. Pakistan Dışişleri Bakanlığı’ndan daha önce yapılan açıklamalarda, İran ateşkes diplomasisi ile İsrail normalizasyonunun “birbiriyle bağlantılı olmadığı ve bu hale getirilemeyeceği” vurgulanmıştı. Pakistan yönetimi, Trump’ın bu talebini bağlayıcı bulmadığını dolaylı olarak ifade etmişti.

Suudi Arabistan ise daha önceki açıklamalarında, İbrahim Anlaşmaları’na katılımın “Filistin devletine giden geri dönülemez bir yol” şartına bağlı olduğunu belirtmişti. Veliaht Prens Muhammed bin Salman’ın Kasım 2025’teki Washington ziyaretinde bu tutumunu yinelediği biliniyor.

Türkiye ise İsrail ile 2022’de başlayan normalizasyon sürecinin ardından, Ekim 2023’te başlayan Gazze operasyonuyla birlikte ticari ilişkileri durdurma ve İsrail’e yönelik sert açıklamalar yapma yoluna gitmişti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail’in Gazze’deki eylemlerini “soykırım” olarak nitelendirerek, İsrail ile tam diplomatik normalleşmenin bu koşullarda mümkün olmadığını defalarca dile getirdi.

İbrahim Anlaşmaları’nın imzalanmasından bu yana bölgede çatışma ve insani kriz derinleşti

Trump

İbrahim Anlaşmaları, 2020 yılında İsrail ile BAE, Bahreyn, Sudan ve Fas arasında imzalanmıştı. Anlaşmaların imzalanmasının ardından, özellikle Ekim 2023’ten itibaren Gazze Şeridi’nde başlayan askeri operasyonlarda insani kayıplar uluslararası raporlara yansıdı. Birleşmiş Milletler Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu, Eylül 2025’te yayımladığı raporda İsrail’in Gazze’de soykırım suçu işlediğini tespit etti. Ekim 2025 itibarıyla Gazze’de can kaybının 67 binin üzerinde olduğu ve bunun yaklaşık yüzde 70’inin kadın ve çocuklardan oluştuğu BM verilerinde yer aldı.

Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICC) Savcısı, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında savaş suçu ve insanlığa karşı suç işledikleri gerekçesiyle tutuklama emri başvurusunda bulundu. Sosyal medyada İsrail askerlerinin kendi çektikleri videolarda sivil ölümlerine dair itiraflarda bulunduğu görüntüler, uluslararası basında geniş yer buldu. Gazze’deki sağlık yetkilileri, ölenlerin büyük çoğunluğunun kadın ve çocuklardan oluştuğunu, bombalanan bölgelerde sığınacak güvenli alan kalmadığını rapor etti.

Trump’ın dayatması bölge açısından yeni bir sınav oluşturuyor

Trump

Trump bu hamlesi ile, İbrahim Anlaşmaları’nı barışçıl bir iş birliği çerçevesi olmaktan çıkarıp, doğrudan askeri ve ekonomik baskı araçlarıyla desteklenen bir jeopolitik dayatma mekanizmasına dönüştürüyor. İran ile varılacak bir anlaşmanın bu dört ülkenin İsrail ile normaleşmesine bağlanması, bölgede daha önce görülmemiş bir “paket anlaşma” zorlamasını temsil ediyor.

Bir yandan, Gazze’de devam eden insani kriz ve kamuoyundaki güçlü Filistin yanlısı duyarlılık, hükümetlerin İsrail ile normalleşme adımı atmasını neredeyse imkansız kılıyor. Diğer yandan, ABD ile stratejik ilişkiler, NATO müttefikliği ve ekonomik bağlantılar, doğrudan bir “hayır” yanıtını da riskli hale getiriyor.

Netanyahu’nun ofisi Trump paylaşımıyla ilgili henüz bir açıklama yapmadı. Adı geçen dört ülkenin resmi yanıtları önümüzdeki günlerde bekleniyor.

Yasal Uyarı: Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi değildir. Yatırım kararlarınızı kendi analizleriniz doğrultusunda vermeniz önerilir.
İLGİLİ HABERLER
- Advertisment -
Analiz Borsa

Son Gelişmeler

Popüler