Ana SayfaKüresel piyasalarKÜRESEL PİYASALARDA JEOPOLİTİK RİSKLER VE PARA POLİTİKASI DÖNEMİ

KÜRESEL PİYASALARDA JEOPOLİTİK RİSKLER VE PARA POLİTİKASI DÖNEMİ

Küresel piyasalar, ABD ve İran arasındaki 60 günlük ateşkes süreci ve Hürmüz Boğazı için oluşturulan güvenli geçiş mekanizmasının etkisiyle yeni haftaya başlıyor. ABD, İran petrolü için 60 günlük geçici lisans yayımlarken, Trump Hürmüz Boğazı’nda bu süre zarfında geçiş ücreti alınmayacağını duyurdu. Söz konusu jeopolitik gevşeme, yatırımcıların odağını yeniden merkez bankalarının para politikalarına ve makroekonomik verilere çeviriyor.

Türkiye ekonomisinde iyileşme beklentileri sürüyor

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, Londra’da yatırımcılarla gerçekleştirdikleri toplantıda ekonomi programının detaylarını paylaştı. TCMB rezervleri haftalık bazda 5,12 milyar dolar artış kaydederken, MSCI’nın Türkiye için danışma süreci uyarısı piyasalar tarafından yakından takip ediliyor. Yabancı kurumların analizlerinde, jeopolitik gerilimlerin azalmasının enflasyon beklentilerindeki iyileşmeyi destekleyebileceği öngörülüyor. Goldman Sachs, Türkiye’nin yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 27,5 seviyesinden yüzde 29’a güncelledi. QNB ise yıl sonu enflasyonunun yüzde 29’a gerilemesini bekliyor.

Küresel emtia ve faiz piyasalarında fiyatlama arayışı

Petrol fiyatlarındaki seyir, küresel enflasyon ve faiz beklentileri üzerinde temel belirleyici olmaya devam ediyor. Alnus Yatırım Araştırma Müdürü Yusuf Kavak, petrol fiyatlarında gözlenen sert geri çekilmenin fazla iyimser olabileceğini belirterek, fiyatların 85-95 dolar bandında dengelenmesinin daha muhtemel olduğunu savundu. Ahlatcı Holding Strateji Direktörü Yücel Tonguç Erbaş ise enerji fiyatlarındaki düşüşün risk iştahını destekleyebileceğini ancak küresel piyasalarda yönü ABD tarım dışı istihdam verilerinin çizeceğini ifade etti. Barclays, 2026 yılı Brent petrol fiyat tahminini 100 dolar seviyesinde korurken, ING ise alüminyum piyasasında arz açığının sürdüğünü raporluyor.

Faiz piyasalarında Fed kaynaklı belirsizlikler yerini veri odaklı fiyatlamalara bırakıyor. UBS, piyasaların Fed’in iki faiz artırımı yapma ihtimalini fiyatlamasının fazla agresif olduğu görüşünü paylaşıyor. Societe Generale, Fed’in yönlendirme eksikliği nedeniyle ABD faiz piyasalarının sürekli yeniden uyarlanacağını tahmin ediyor. ING analistleri, Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) Tokyo enflasyonu sonrası ekim ayında faiz artırabileceği beklentisinin güçlendiğini belirtiyor. Berenberg analistleri, Avrupa Merkez Bankası (ECB) mevduat faizinin yüzde 3 seviyesine ulaşması için 2029 ortasına kadar beklemek gerekebileceğini öngörüyor.

Kurumsal raporlarda öne çıkan stratejiler

Yatırım kuruluşları, hisse senedi piyasaları için faiz artışlarından ziyade likidite sıkışmasına dikkat çekiyor. Morgan Stanley, yakın vadede likidite daralmasının hisseler için tehdit oluşturduğunu belirtiyor. Goldman Sachs, Çin’in ikinci çeyrek büyüme tahminini iç talepteki yavaşlama nedeniyle aşağı yönlü revize etti. Bank of America Global Research ise Nikkei 225 hedefini 76.000 seviyesine yükseltti. Altın ve gümüş piyasalarında ise kurumlar arasında tahmin ayrışmaları yaşanıyor. UBS, mevcut geri çekilmeyi alım fırsatı olarak nitelendirerek altın için 12 aylık 5.200 dolar hedefi koyarken, Deutsche Bank altın tahminlerini yüzde 22 seviyesine varan oranda düşürdü.

Yasal Uyarı: Burada yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi değildir. Yatırım kararlarınızı kendi analizleriniz doğrultusunda vermeniz önerilir.
İLGİLİ HABERLER
- Advertisment -
Analiz Borsa

Son Gelişmeler

Popüler