Fed’in temmuz toplantısında 25 baz puanlık faiz artırımı ihtimali bir haftada yüzde 12’den yüzde 38’e çıktı. Petrol fiyatlarındaki sıçrama ve tahvil satışları altın, Bitcoin ve borsalar için risk hesabını değiştirdi.
Fed faiz kararı için geri sayım başlarken vadeli piyasalardaki fiyatlama sert biçimde değişti. Bir hafta önce yüzde 12 olan 25 baz puanlık faiz artırımı olasılığı, cuma günü itibarıyla yüzde 38’e yükseldi.
Buna rağmen piyasanın ana senaryosu henüz değişmedi. İşlemler, politika faizinin yüzde 3,50–3,75 aralığında tutulmasına yüzde 62 olasılık veriyor. Ancak artırım ihtimalinin üç kattan fazla yükselmesi, kararın sürprizlere açık olduğunu gösterdi.
Beklentilerdeki dönüşün arkasında petrol fiyatlarının 100 doları aşması, Orta Doğu’daki çatışmalar ve ABD tahvil getirilerindeki yükseliş bulunuyor. Enerji maliyetlerinin enflasyonu yeniden hızlandırabileceği endişesi, Fed’in daha uzun süre sıkı para politikası uygulayacağı beklentisini güçlendirdi.
Petrol Fed’in enflasyon hesabını bozdu

Brent petrolün 100 dolar sınırını aşması, ABD’de akaryakıt ve taşımacılık maliyetlerinin yeniden yükselmesi riskini gündeme taşıdı. Enerji fiyatlarının kalıcı biçimde yüksek seyretmesi, enflasyonun Fed’in yüzde 2’lik hedefine dönmesini geciktirebilir.
Fed faiz kararı üzerindeki baskı yalnızca petrolden gelmiyor. ABD ekonomisinin dirençli kalması ve iç talebin sert biçimde zayıflamaması, merkez bankasının enflasyonla mücadele için hareket alanını genişletiyor.
Fed Başkanı Kevin Warsh’ın ileriye dönük yönlendirmeyi azaltması da belirsizliği büyüttü. Piyasa, önceki dönemlere kıyasla toplantıya daha az işaretle girerken karar öncesindeki olasılıklar daha sert değişiyor.
Tahvil piyasası alarmda: İki senaryo öne çıkıyor

ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,71’e çıkarak Ocak 2025’ten bu yana en yüksek düzeyini gördü. İki yıllık tahvil faizi yüzde 4,37’ye, 30 yıllık tahvil faizi ise yüzde 5,19’a kadar yükseldi.
Tahvil getirilerindeki artış, piyasanın yalnızca temmuz toplantısını değil daha uzun bir sıkılaşma dönemini fiyatladığını gösteriyor. Vadeli işlemlerde Fed’in 2026 sonuna kadar iki kez 25 baz puanlık faiz artırabileceği beklentisi öne çıktı.
Yüksek tahvil faizleri, yatırımcılara daha güçlü bir risksiz getiri seçeneği sunuyor. Bu durum özellikle yüksek değerlemelerle işlem gören teknoloji hisseleri üzerindeki baskıyı artırabilir.
Fed faiz kararı 29 Temmuz Çarşamba günü saat 21.00’de açıklanacak. Warsh’ın basın toplantısı ise saat 21.30’da başlayacak. Temmuz toplantısında yeni ekonomik tahminler veya faiz projeksiyonu yayımlanmayacak.
İlk senaryoda Fed politika faizini sabit tutacak ancak açıklama metninde enflasyon risklerine daha güçlü vurgu yapacak. Böyle bir sonuç, eylül ayında faiz artırımı ihtimalini canlı tutabilir.
İkinci senaryo ise 25 baz puanlık sürpriz artırım. Bu ihtimal hâlâ ana fiyatlama değil. Nitekim 17–21 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilen ankete katılan 104 ekonomistin tamamı, temmuz toplantısında faizin değişmeyeceğini öngördü.
Piyasa ile ekonomistler arasındaki bu ayrışma, Fed faiz kararı sonrasında sert fiyat hareketleri yaşanması riskini artırıyor. Karardan çok Warsh’ın eylül toplantısına ilişkin mesajları belirleyici olabilir.
Fed faiz kararı altın ve Bitcoin’i nasıl etkiler?

Beklenmedik faiz artırımı veya güçlü bir sıkılaşma mesajı, ABD tahvil faizleri ile doları destekleyebilir. Bu senaryo faiz getirisi bulunmayan altın ve risk iştahına duyarlı Bitcoin üzerinde kısa vadeli baskı oluşturabilir.
Faizlerin sabit tutulması tek başına rahatlama için yeterli olmayabilir. Warsh’ın petrol kaynaklı enflasyona karşı yeni artışların masada olduğunu belirtmesi, Nasdaq Bileşik Endeksi ve diğer riskli varlıklarda oynaklığı yüksek tutabilir.
Borsa İstanbul açısından ise doların yönü, küresel fonların risk iştahı ve petrol fiyatları birlikte izlenecek. Yüksek petrol Türkiye’nin enerji maliyetlerini artırırken küresel faizlerin yükselmesi gelişmekte olan piyasalara yönelik sermaye akışını zayıflatabilir.


