Çinli düzenleyicilerin ülkedeki finans kuruluşlarına ABD tahvilleri varlıklarını azaltmaları yönünde tavsiye verdiği haberleri piyasaları hareketlendirdi. Bu gelişme üzerine ABD tahvilleri kayıplarını artırırken küresel piyasalarda dalgalanma yaşandı.
Pekin yönetiminin bu hamlesi piyasa oynaklığına dair endişelerden kaynaklandı. Karar sonrası 10 yıllık tahvil faizleri yüzde 4,25 seviyesine kadar çıktı ancak daha sonra bu artışın bir kısmını geri verdi.
Piyasalarda ABD tahvilleri özelinde hareketlilik yaşandı

30 yıllık tahvil faiz oranları üç baz puan artarak yüzde 4,88 seviyesine ulaştı. Bloomberg Dolar Endeksi ise bu süreçte yüzde 0,3 oranında değer kaybetti.
Çinli yetkililer bankalara ABD tahvilleri alımlarını sınırlamaları yönünde telkinde bulundu. Özellikle yüksek maruziyeti bulunan kurumlara pozisyonlarını azaltma talimatı verildi.
Küresel risklerin varlıklar üzerindeki etkisi

Bu talimatın miktar veya zamanlama konusunda spesifik bir hedef içermediği belirtildi. Düzenlemenin Çin’in devlet kontrolündeki resmi rezervlerini kapsamadığı ifade edildi.
Riskleri çeşitlendirme çabası olarak nitelendirilen bu talep küresel bir eğilimi yansıtıyor. Hindistan ve Brezilya gibi ülkeler de benzer şekilde dünyanın en büyük borç piyasasındaki varlıklarını azalttı.
Rezervlerin çeşitlendirilmesi ve jeopolitik gerilimler

Trump tarafından Grönland üzerinden yapılan çıkışlar jeopolitik huzursuzluğu derinleştirdi. Bu durum yatırımcıları altın gibi alternatif varlıklara yönelmeye itti.
Macquarie Group stratejisti Gareth Berry bu durumu doların uzun vadeli yapısal çıkış beklentisinin bir işareti olarak tanımladı. Berry’e göre bu hamle piyasada oluşan yeni bir modelin kanıtı oldu.
Çin merkezli yatırımcıların kademeli stratejisi

XTB Araştırma Direktörü Kathleen Brooks ise ilk satış baskısının sınırlı kaldığını belirtti. Brooks Çin’in büyük ölçekli bir satış programına girmesinin küresel ekonomide büyük aksamalara yol açabileceğini savundu.
Piyasa oyuncuları Çin’in bu süreci yavaş ve kademeli bir şekilde yürüteceği görüşünü benimsedi. Bu nedenle faiz oranları şimdiye kadar nispeten istikrarlı bir seyir izledi.
ABD tahvilleri rezervlerinde yaşanan düşüşün tarihsel seyri

Çin’in elindeki ABD tahvilleri miktarı 2013 yılındaki 1,32 trilyon dolarlık zirveden 682,6 milyar dolara kadar gerilemişti. Bu seviye 2008 yılından bu yana görülen en düşük nokta olarak kayıtlara geçti.
Öte yandan Belçika üzerinden tutulan hesaplarda 2017 sonundan bu yana dört katlık bir artış yaşandı. Çin’in Amerikan menkul kıymetlerindeki toplam yatırımı ise 2023 sonundan bu yana dengeli kalmaya devam ediyor.
ABD tahvilleri geçtiğimiz 12 ay içinde yüzde 5,3 oranında getiri sağlayarak diğer gelişmiş piyasaların önüne geçti. Mevcut veriler Çin’in çekilmesine rağmen küresel bazda ABD borç kağıtlarına olan talebin toplamda rekor seviyeye ulaştığını ve yatırımcıların yüksek getiri beklentisiyle bu varlıkları tutmaya devam ettiğini gösteriyor.


