ABD bankaları bilançolarında İkinci çeyrek bilançoları beklentileri aşınca Wall Street, Goldman Sachs, Citigroup, JPMorgan, Bank of America ve U.S. Bancorp için hedef fiyat ve kâr tahminlerini yukarı çekti. En güçlü destek ise işlem gelirleri, yatırım bankacılığı ve kredi kalitesinden geldi.
ABD bankaları için bilanço sezonu beklentilerden güçlü başladı. İkinci çeyrek sonuçları; borçluların kredi sağlığının genel olarak korunması, halka arz ve birleşme-finansman işlemlerindeki canlılık ile işlem masalarındaki sert gelir artışı sayesinde Wall Street’in tahminlerini yukarı taşıdı.
Analistler son günlerde Goldman Sachs, Citigroup, U.S. Bancorp ve diğer büyük kredi kuruluşları için hem hisse hedeflerini hem de kâr beklentilerini artırdı. Güçlü sonuçlar, yılın ilk yarısında yakalanan ivmenin geçici bir sıçrama mı yoksa daha kalıcı bir güçlenme mi olduğu sorusunu da yeniden gündeme taşıdı.
Özellikle büyük işlem masalarına sahip bankalar, daha sınırlı piyasa birimlerine sahip rakiplerinden daha iyi ayrıştı. Dalgalı ikinci çeyrek boyunca yatırımcıların hisse senedi, döviz ve sabit getirili ürünler arasında yeniden pozisyon alması, ABD bankaları için işlem gelirlerini sıçratan ana unsur oldu.
Goldman Sachs için hedef fiyat 1.325 dolara çıktı

Wells Fargo Securities analisti Mike Mayo, bu hafta bilanço açıklayan ya da bilanço öncesinde görünümü netleşen beş büyük banka için tahminlerini yukarı çekti. Bunlar Citigroup, JPMorgan Chase, Bank of America, Morgan Stanley ve Goldman Sachs oldu.
Mayo, Goldman Sachs için hedef fiyatını 1.195 dolardan 1.325 dolara yükseltti. Bu seviye, hissenin cuma kapanışına göre yaklaşık yüzde 24’lük yükseliş potansiyeline işaret ediyor.
Analiste göre büyük Wall Street bankalarının avantajı yalnızca bilanço büyüklüğü değil. Halka arzlar, dev finansman işlemleri ve büyük birleşme-dönüşüm anlaşmaları, bu bankaların ücret gelirlerini ve müşteri akışını daha güçlü besliyor. Bu da hisse performansına ilişkin beklentileri yukarı çekiyor.
ABD bankaları işlem gelirlerinde fark yarattı

İkinci çeyreğin en dikkat çekici başlığı hisse senedi işlem gelirleri oldu. Morgan Stanley’nin hisse işlemleri geliri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 69 arttı.
Aynı dönemde Bank of America’da artış yüzde 70, Goldman Sachs’ta yüzde 72 ve JPMorgan Chase’te yüzde 86 olarak gerçekleşti. Bu rakamlar, yılın ikinci çeyreğinde piyasa oynaklığının büyük bankaların lehine çalıştığını gösterdi.
Oppenheimer analisti Chris Kotowski de özellikle Morgan Stanley’nin işlem gelirlerinden etkilenerek 2027 kâr tahminini yüzde 5 artırdı. Buna karşın analist, hissenin tarihsel olarak yüksek bir değerleme ile işlem gördüğünü savunarak “Underperform” notunu korudu. Yani güçlü sonuçlara rağmen tüm yükseliş potansiyelinin fiyatlara girmiş olabileceği görüşü tamamen ortadan kalkmış değil.
U.S. Bancorp zirveye çıktı

ABD bankaları arasında Bilanço sezonunun dikkat çeken isimlerinden biri de U.S. Bancorp oldu. Bankanın ikinci çeyrek sonuçları beklentileri aşınca hisse dört yıl sonra ilk kez tüm zamanların zirvesine çıktı.
Jefferies analisti David Chiaverini, bankanın 2026 ve 2027 için çekirdek hisse başına kâr tahminlerini yükseltti ve hisse için “Buy” tavsiyesini korudu.
U.S. Bancorp’un kısa süre önce yatırım bankacılığı ve işlem şirketi BTIG’yi satın alması da dikkat çekiyor. Bu adım, bankanın daha büyük Wall Street kurumlarıyla rekabette elini güçlendirme arayışının parçası olarak görülüyor. Güçlü bilanço ile birleşen bu hamle, hisse üzerindeki olumlu havayı destekledi.
Wall Street’te her bilanço aynı heyecanı yaratmadı

Olumlu tabloya rağmen tüm ABD bankaları aynı ölçüde alkış almadı. Wells Fargo’nun sonuçları beklentilerin üzerinde gelse de özellikle net faiz marjı tarafındaki görünüm piyasayı tam anlamıyla tatmin etmedi.
Bu nedenle Bank of America analisti Ebrahim Poonawala, 2026 kâr beklentisini yukarı çekerken 2027 tahminini 7,98 dolardan 7,90 dolara indirdi. Bu detay, yatırımcıların artık yalnızca geride kalan çeyreğe değil, 2027’ye taşınabilecek kârlılık gücüne de daha dikkatli baktığını gösteriyor.
Yani bilanço sezonunda ilk tepki güçlü olsa da, bankalar için bundan sonraki asıl sınav sürdürülebilirlik olacak.
Asıl tartışma “zirveye mi gelindi?” sorusu

Wall Street’te şimdi ana tartışma, büyük bankaların sermaye piyasaları gelirlerinde zirveye yaklaşıp yaklaşmadığı. Mike Mayo bu noktada daha temkinli bir çerçeve çiziyor.
Analiste göre çok güçlü dalgalar, bazen sert geri çekilmelerin de habercisi olabilir. Özellikle yapay zekâ yatırımlarının şirketlerin umduğu getiriyi üretmemesi, mevcut yüksek beklentiler için risk yaratabilir. Bunun yanında 2026’nın ilk yarısında görülen çok güçlü performans, yılın kalan bölümünde karşılaştırma çıtasını belirgin biçimde yükseltti.
Bu nedenle bugünkü hedef fiyat artışları, bankalar için sınırsız bir iyimserlik anlamına gelmiyor. Piyasa bir yandan güçlü bilanço ivmesini ödüllendirirken, diğer yandan “bu kadar iyi rakamların üstüne daha ne kadar eklenebilir?” sorusunu sormaya başladı.
ABD bankaları için yeni dönem ne söylüyor?

İkinci çeyrek sonuçları, büyük ABD bankalarının dalgalı piyasa koşullarından faydalanma kapasitesinin hâlâ çok güçlü olduğunu gösterdi. İşlem gelirleri, yatırım bankacılığı ve kredi kalitesindeki dayanıklılık, sektörü destekleyen üç ana sütun olarak öne çıktı.
Ancak bu tablo aynı zamanda beklentileri de büyüttü. Hedef fiyatların ve kâr tahminlerinin yükselmesi, bankaların önümüzdeki çeyreklerde daha zor bir çıta ile karşı karşıya kalacağı anlamına geliyor.
Kısacası Wall Street büyük bankalara güven tazeledi; fakat artık hikâye sadece güçlü bilanço değil, bu gücün ne kadar süre korunabileceği olacak.


