Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, çarşamba günü Brüksel’de düzenlenen Avrupa Parlamentosu oturumunda önemli açıklamalarda bulundu. Von der Leyen, bloğun ABD ve Çin gibi küresel güçlerle rekabet edebilmesi için Avrupa Birliği düzenlemeleri üzerinde kapsamlı bir sadeleşmeye gidilmesinin acil bir ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Şirketlerin bölgedeki iş yapma süreçlerini kolaylaştırmak istediklerini belirten von der Leyen, mevcut parçalanmış yapının verimliliği düşürdüğüne dikkat çekti. Avrupa Parlamentosu üyelerine seslenen başkan, özellikle finansal sistemdeki bölünmüşlüğün piyasalar üzerindeki olumsuz etkisinin altını çizdi.
Avrupa Birliği düzenlemeleri için yeni bir yol haritası belirlendi

Mevcut durumu Amerika Birleşik Devletleri ile kıyaslayan von der Leyen, Amerika’nın tek bir finansal sisteme ve tek bir sermaye merkezine sahip olduğunu hatırlattı. Avrupa’da ise 27 farklı sistemin bulunduğunu ve her birinin ayrı bir denetim mekanizmasına tabi olduğunu ifade etti.
Kıta genelinde 300’den fazla işlem platformunun bulunmasını “steroidli bir parçalanma” olarak nitelendiren von der Leyen, bu durumun kaynakların etkin kullanımını engellediğini savundu. Bu karmaşık yapının, Avrupalı şirketlerin büyüme stratejileri önündeki en büyük engellerden biri olduğunu dile getirdi.
Tek pazarın derinleşmesi hedefleniyor

Von der Leyen, Avrupa’nın küresel sahnede güçlü kalabilmesi için derin ve likit bir sermaye piyasasına ihtiyaç duyduğunu savundu. “Tasarruf ve Yatırım Birliği” projesinin bu hedef doğrultusunda hayati bir öneme sahip olduğunu sözlerine ekledi.
Komisyon daha önce de bu yönde çeşitli entegrasyon adımları atmıştı ancak bürokratik engeller nedeniyle süreçler istenen hızda ilerlememişti. Von der Leyen, Mart ayındaki zirvede AB liderlerine 2028 yılına kadar tamamlanacak olan somut bir yol haritası sunulacağını duyurdu.
Mart zirvesinde stratejik adımlar atılacak
Hazırlanan yeni plan, Avrupa’nın tek pazarını daha kapsayıcı hale getirmek için atılacak adımların net bir takvimini ortaya koyuyor. Von der Leyen, Mart ayındaki AB zirvesinde bu vizyonun liderler tarafından resmen onaylanmasını beklediğini belirtti.
Avrupa’nın attığı bu stratejik adımlar, sadece bürokratik bir sadeleşme değil, aynı zamanda küresel ekonomideki yerini koruma mücadelesi olarak değerlendiriliyor. Alınacak bu kararların önümüzdeki yıllarda Avrupa’nın genel yatırım iklimini ve rekabet gücünü doğrudan belirlemesi bekleniyor.


