Trump, ABD temsilcilerinin Pakistan’da katılacağı ve uzun süredir hazırlığı yapılan İran barış görüşmeleri programını tamamen iptal etti. Beyaz Saray, Jared Kushner ve Steve Witkoff’un kritik müzakereler için İslamabad’a gideceğini duyurmuştu. Ancak Trump, ABD’nin tüm diplomatik ve askeri kozları elinde tuttuğunu iddia ederek Cumartesi günü bu tarihi ziyareti aniden durdurdu. Alınan bu son karar, bölgedeki diplomatik çabaları ve barış umutlarını doğrudan etkiledi.
Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı uzun paylaşımda kararın temel gerekçesini açıkladı. İran barış görüşmeleri için İslamabad’a gitmenin büyük bir zaman kaybı olduğunu ve gereksiz bir çaba yarattığını belirtti. İran tarafının müzakere etmek istemesi halinde diplomatları yormadan sadece aramalarının yeterli olacağını söyledi. Ayrıca İran liderliği içinde çok büyük bir iç çekişme ve yönetimsel kafa karışıklığı yaşandığını ekledi.
İran barış görüşmeleri sürecinde iptalin gerekçesi

Trump, Fox News kanalına yaptığı açıklamada kararın detaylarını kamuoyu ile paylaştı. ABD temsilcilerinin hiçbir şey hakkında konuşmamak için on sekiz saatlik uçuşlar yapmayacağını vurguladı. Beyaz Saray Cuma günü Kushner ve Witkoff’un seyahatini resmen ilan etmişti. Buna karşılık İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Amerikalı yetkililerle doğrudan görüşme yapmayacaklarını önceden bildirmişti.
Bekayi, iletişimin yalnızca Pakistanlı arabulucular üzerinden sağlanacağını ifade etmişti. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cumartesi günü Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile bir araya geldi. Pakistan, savaşı sona erdirmek için başlatılan İran barış görüşmeleri turlarına aracılık görevini yürütüyor. Şerif, Arakçi ile bölgesel durumu son derece samimi bir şekilde değerlendirdiklerini duyurdu.
Bölgesel gerilim ve deniz ablukası tartışmaları

Şerif sosyal medya hesabı üzerinden ikili ilişkilerin güçlendirilmesi konusunu ele aldıklarını belirtti. Cumartesi günü erken saatlerde İran askeri kanadından oldukça sert bir uyarı geldi. İran, ABD ordusunun bölgedeki ablukaya devam etmesi halinde silahlı kuvvetlerden güçlü bir yanıt alacağını açıkladı. Devlet medyası bu askeri açıklamayı geniş kitlelere anında duyurdu.
Trump, yaklaşık iki hafta önce İran limanlarına kapsamlı bir deniz ablukası uygulayacaklarını açıklamıştı. Bu hamle, İran’ı Hürmüz Boğazı‘nı açmaya ve anlaşmayı kabul etmeye zorlamayı hedefliyordu. İranlı yetkililer ise boğaz üzerinde sıkı kontrolü yeniden sağladıklarını geçen hafta bildirmişti. Abluka tamamen kalkana kadar bu kapatmanın devam edeceğini Amerikalı yetkililere vurgulamışlardı.
Savunma Bakanlığı ve diplomatik temasların geçmişi

ABD, deniz ablukasını ve İran barış görüşmeleri sırasındaki sert tutumunu sürdürme konusunda kararlılığını koruyor. Savunma Bakanı Pete Hegseth, Cuma günü yaptığı açıklamada İran taleplere uyana kadar bu ablukanın aralıksız devam edeceğini belirtmişti. Hegseth, İran’ın nükleer silahtan doğrulanabilir şekilde vazgeçmesi gerektiğini net bir dille vurgulamıştı. Aksi takdirde İran ekonomisinin Amerikan gücü altında tamamen çökeceğini ifade etmişti.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, temsilcilerin iptal kararı öncesinde İranlıları dinlemek için İslamabad’a gideceğini duyurmuştu. Leavitt, İranlıların yüz yüze konuşmak istediklerini iddia etmişti. Daha önce heyete liderlik eden JD Vance’in bu kez katılımı planlanmamıştı. Vance, Kushner ve Witkoff bu ayın başlarında doğrudan temaslar için Pakistan’a gitmişti.
Önceki müzakereler ve boğazın stratejik önemi

Söz konusu ziyaret, iki ülke arasında bin dokuz yüz yetmiş dokuz yılından sonra yapılan en üst düzey temas olarak kayıtlara geçmişti. Vance, yirmi saati aşan uzun görüşmelerin ardından anlaşmaya varılamadığını açıklamıştı. Hürmüz Boğazı, taraflar arasındaki müzakerelerde temel anlaşmazlık noktası olmayı sürdürmüştü. ABD derhal açılmasını talep ederken, İran ancak nihai bir barış anlaşması sonrasını işaret etmişti.
Önceki görüşmeler, Trump’ın bölgesel tansiyonu düşürmek amacıyla aldığı iki haftalık ateşkes ilanından hemen sonra yapılmıştı. Alınan yeni iptal kararları, bölgedeki diplomatik ve askeri dengelerin önümüzdeki aylarda daha da sertleşeceğini açıkça gösteriyor. İran barış görüşmeleri sürecinin bu şekilde askıya alınması, uzun vadede küresel piyasalar üzerinde derin bir güvensizlik ve baskı yaratmaya aralıksız devam ediyor.


