Sekiz tankerden oluşan bir konvoy, Cumartesi günü Hürmüz Boğazı sularından geçiş yaptı. Bu hamle, ABD ile İsrail’in yedi hafta önce başlayan savaşından bu yana görülen ilk büyük gemi hareketi olarak kayıtlara geçti. Ancak aynı saatlerde Tahran yönetimi, stratejik su yolu üzerindeki kontrolünü daha da sıkılaştırdı.
İran, savaş öncesinde küresel petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin yapıldığı bu hayati rota üzerinde sıkı askeri kontrolleri yeniden uygulamaya koyduğunu açıkladı. Alınan bu son karar, ticari trafiğin Hürmüz Boğazı üzerinden kesintisiz bir şekilde devam edip etmeyeceği konusunda piyasalarda yeni belirsizlikler yarattı.
Hürmüz Boğazı sularında askeri hareketlilik

Trump, saatler öncesinde yaptığı açıklamada İran hakkında oldukça iyi bazı haberler aldığını belirtmişti. Kendisi konuya ilişkin daha fazla ayrıntı vermekten kaçındı. Bununla birlikte, Çarşamba günü sona erecek iki haftalık ateşkes süresinin ardından barış anlaşması sağlanamazsa çatışmaların yeniden başlayabileceği uyarısında bulundu.
MarineTraffic verilerine göre, dört sıvılaştırılmış petrol gazı taşıyıcısı ve birkaç petrol ürünü ile kimyasal madde tankeri, Larak Adası’nın güneyindeki İran sularından geçiş yaptı. Bu ilk grubu, Körfez bölgesinden yola çıkarak rotayı takip eden diğer tankerler izledi.
Geçici ateşkes ve Hürmüz Boğazı ve denetim kararı

İran, Perşembe günü İsrail ve Lübnan arasında sağlanan on günlük ayrı bir ateşkes anlaşmasının ardından boğazı geçici olarak yeniden açtığını kamuoyuna duyurmuştu. Söz konusu anlaşma ABD’nin aktif arabuluculuk çabaları sonucunda gerçekleşmişti.
Ancak Cumartesi günü İran silahlı kuvvetleri komutanlığı, boğaz üzerinden transit geçişlerin yeniden sıkı bir İran askeri kontrolü altına girdiğini bildirdi. Askeri yetkililer, ABD’nin abluka kisvesi altında gerçekleştirdiğini iddia ettikleri tekrarlanan ihlalleri ve korsanlık eylemlerini bu karara gerekçe olarak gösterdi.
Diplomatik kriz ve suçlamalar

Kurum sözcüsü, İran’ın daha önce yürütülen müzakerelerin ardından sınırlı sayıda petrol tankeri ve ticari geminin geçişine iyi niyet çerçevesinde izin verdiğini hatırlattı. Fakat devam eden ABD eylemlerinin, Tahran’ı bu stratejik geçiş noktasında gemi trafiği üzerinde çok daha sıkı kontroller uygulamaya mecbur bıraktığını savundu.
ABD cephesinden bu iddialara veya alınan yeni askeri kontrol kararına ilişkin anında resmi bir açıklama gelmedi. Savaşın gidişatı ve Hürmüz Boğazı rotasındaki kısıtlamalar, uluslararası arenada gerilimi yüksek tutmaya devam ediyor.
Hafta sonu müzakere planları

Şubat ayı sonunda başlayan çatışmalar binlerce kişinin ölümüne yol açtı, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarına sıçradı ve boğazın fiili olarak kapanması nedeniyle petrol fiyatlarında sert bir yükseliş yaşattı. Gemi hareketliliğindeki bu ilk olumlu adımlara rağmen, üst düzey ABD-İran görüşmelerinin geleceği belirsizliğini koruyor.
Trump, Washington’a dönüş yolunda Air Force One uçağında gazetecilere verdiği demeçte, Orta Doğu’daki sürecin İran ile son derece iyi gittiğini söyledi. Hafta sonu boyunca müzakerelere devam edeceklerini ve sürecin olumlu sonuçlanmasını beklediğini ifade etti.
Nükleer program çıkmazı

Ana hedeflerinin İran’ın nükleer silaha sahip olmasını kesinlikle engellemek olduğunu vurgulayan Trump, bu konunun diğer her şeyin üstünde tutulduğunu belirtti. Keskin bir tezat oluşturacak şekilde, Çarşamba gününden önce uzun vadeli bir anlaşma sağlanamazsa ateşkesi bitirebileceğini ve ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukasının devam edeceğini ekledi.
ABD Kongresi’nde dar bir çoğunluğu savunan Cumhuriyetçiler cephesinde, yüksek benzin fiyatları, artan enflasyon ve düşen onay oranları nedeniyle savaştan çıkış yolu bulunması yönündeki baskılar giderek artıyor. Trump, daha önce bu hafta sonu taraflar arasında daha fazla doğrudan görüşme olabileceğini söylemişti.
Pakistan üzerinden diplomatik çabalar

Bazı diplomatlar, görüşmelerin yapılması beklenen İslamabad’da toplanmanın lojistik zorlukları göz önüne alındığında bu ihtimali düşük görüyor. Cumartesi günü erken saatlerde, gerçekleşen ve geçen hafta sonu anlaşmasız sona ermişti olan en üst düzey görüşmelere ev sahipliği yapan Pakistan’ın başkentinde herhangi bir hazırlık belirtisi yoktu.
Pakistan ordusu, kilit arabulucu konumundaki ordu komutanı Mareşal Asım Munir’in Tahran’daki üç günlük görüşmelerini tamamladığını açıkladı. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif de bu hafta Katar, Suudi Arabistan ve Türkiye’de gerçekleştirdiği temasların ardından İslamabad’a dönmüştü.
Hürmüz Boğazı rotası için gelecek beklentileri

Arabuluculuk çabaları hakkında bilgi sahibi olan Pakistanlı bir kaynak, ABD ve İran arasındaki olası bir toplantının ilk aşamada bir mutabakat zaptı üretebileceğini öne sürdü. Bu adımın ardından altmış gün içinde kapsamlı bir barış anlaşmasının imzalanabileceği iddia edildi.
Süreci karmaşıklaştıran faktörler arasında, İran meclis başkanı ve baş müzakereci Muhammed Bakır Kalibaf’ın açıklamaları öne çıkıyor. Kalibaf, ABD ablukası devam ettiği sürece Hürmüz Boğazı geçişlerinin açık kalmayacağı uyarısında bulundu.
Petrol fiyatları ve piyasa beklentileri

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İsrail ve Lübnan arasında Perşembe günü kabul edilen on günlük ateşkesin geri kalanı boyunca boğazın tüm ticari gemilere açık olduğunu ilan etmişti. Barış görüşmelerinde kilit bir pürüz olan Tahran’ın nükleer programı konusundaki derin fikir ayrılıkları ise çözülmeyi bekliyor.
Cuma günü, Hürmüz Boğazı üzerinden deniz trafiğinin yeniden başlayacağı beklentisiyle petrol fiyatları yüzde on civarında geriledi. Yılın geri kalanında boğazdaki askeri denetimlerin seyri ve nükleer müzakerelerin sonucu, küresel enerji piyasalarındaki yıllık bazdaki uzun vadeli arz dengesini ve fiyat dalgalanmalarının yönünü belirleyecek en temel faktör olacak.


