Citi, 2027 vadeli Türk devlet tahvilindeki uzun pozisyonunun büyüklüğünü yarıya indirdi. Banka pozisyonu tamamen kapatmadı ancak Brent petrolün 90 dolara yaklaşmasının Türkiye’nin enflasyon, cari açık ve faiz görünümündeki riskleri artırdığını belirtti.
Citi stratejisti Bhumika Gupta, petrol fiyatlarının 70 dolar çevresine gerilemesinin ardından geçen ay açılan pozisyonun yüzde 0,21 kâr sağladığını açıkladı.
Banka, bu sınırlı kazanca rağmen Türkiye tahvilindeki risk miktarını düşürmeyi tercih etti. Kararın arkasında tahvilin kendi performansından çok, enerji fiyatlarının Türkiye ekonomisine çıkarabileceği yeni fatura bulunuyor.
Citi’nin adımı geniş kapsamlı bir Türkiye’den çıkış kararı anlamına gelmiyor. Banka, 2027’de vadesi dolacak tahvildeki uzun pozisyonunu koruyor ancak pozisyonun büyüklüğünü yarıya indirerek petrol kaynaklı oynaklığa karşı daha düşük risk taşıyor.
Citi için dengeyi petrol bozdu

Citi, Türkiye’yi Orta ve Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgesinde enerji şoklarına en fazla maruz kalan ekonomilerden biri olarak değerlendiriyor.
Brent petrolün 70 dolar çevresinden yaklaşık 90 dolara yükselmesi, Türkiye açısından ithalat faturasının büyümesi anlamına geliyor. Enerji maliyetindeki kalıcı artış cari açığı genişletebilir, döviz talebini artırabilir ve akaryakıt ile ulaştırma fiyatları üzerinden enflasyona yansıyabilir.
Bu zincir, Türk tahvillerini destekleyen faiz normalleşmesi beklentisinin daha yavaş gerçekleşmesine yol açabilir. Enflasyon riski yükseldiğinde TCMB’nin faizleri düşürme veya piyasaya daha düşük maliyetle fonlama sağlama alanı daralıyor.
TCMB de mayıs ayındaki Enflasyon Raporu’nda petrol ve ithalat fiyatlarına ilişkin varsayımını belirgin biçimde yükseltmişti. Banka, petrolün beklenenden daha uzun süre yüksek kalmasını enflasyon görünümündeki başlıca yukarı yönlü risklerden biri olarak tanımladı.
Pozisyon kapatılmadı, risk yarıya indi

Citi’nin kararı, tahvilde zarar yazıldığı için alınmadı. Pozisyon, azaltıldığı tarihte yüzde 0,21 oranında artıdaydı.
Banka buna rağmen olası getirinin karşısındaki jeopolitik ve enerji riskinin büyüdüğünü değerlendirdi. Bu nedenle işlemden tamamen çıkmak yerine pozisyonu küçülterek daha temkinli bir yapı kurdu.
Uzun tahvil pozisyonu, tahvil faizlerinin gerilemesi ve tahvil fiyatlarının yükselmesi beklentisine dayanıyor. TCMB’nin sıkılaşma koşullarını kademeli olarak normalleştirmesi bu senaryoyu destekleyebilir.
Petrol kaynaklı enflasyon baskısı ise faizlerin beklenenden daha uzun süre yüksek kalmasına veya piyasa fonlamasının daha yavaş gevşetilmesine neden olabilir. Citi’nin risk azaltımı, bu iki senaryo arasındaki dengenin bozulduğunu gösteriyor.
TCMB toplantısında iki yol yarışacak

TCMB, haziran toplantısında bir hafta vadeli repo ihale faizini yüzde 37’de, gecelik borç verme faizini yüzde 40’ta ve gecelik borçlanma faizini yüzde 35,5’te sabit tuttu.
Bir sonraki Para Politikası Kurulu kararı 23 Temmuz 2026 Perşembe günü açıklanacak. Citi’ye göre toplantı, faiz koşullarını normalleştirme isteği ile ABD-İran gerilimi ve yükselen petrol fiyatlarının yarattığı risk arasında zor bir denge arayışına sahne olabilir.
Banka, TCMB’nin fonlama faizindeki normalleşmeyi daha küçük tutabileceğini ve politika faizine tam yakınsama konusunda daha temkinli bir sinyal verebileceğini düşünüyor.
Citi’nin senaryolarından biri, haftalık repo ihalelerine iki toplantı arasında yeniden dönülmesi. Diğer seçenek ise normalleşmenin eylül toplantısına bırakılması. Bunlar alınmış kararlar değil, kurumun strateji notunda yer verdiği olasılıklar.
Ağustos ayı için ikinci uyarı geldi

Citi yalnızca petrol fiyatlarına işaret etmedi. Banka, gelişmekte olan ülke para birimleri ve tahvillerindeki taşıma işlemleri açısından ağustos ayının tarihsel olarak daha riskli olduğuna dikkat çekti.
Taşıma işlemlerinde yatırımcılar düşük maliyetli bir para biriminden borçlanarak daha yüksek faiz sunan ülke varlıklarına yöneliyor. Türk lirası tahvilleri yüksek nominal faiz nedeniyle bu işlemlerde kullanılabiliyor.
Ancak döviz kurundaki oynaklık veya tahvil faizlerindeki yükseliş, elde edilen faiz getirisini kısa sürede silebilir. Ağustos aylarında ortalama getirilerin zayıflaması ve oynaklığın artması, Citi’nin pozisyonu şimdiden küçültmesinde ikinci gerekçe oldu.
Citi kararında sıradaki eşik 23 Temmuz
Citi’nin kalan tahvil pozisyonunun yönünü TCMB’nin 23 Temmuz mesajı, Brent petrolün seyri ve ABD-İran çatışmasındaki gelişmeler belirleyecek.
Petrolün yeniden gerilemesi, Türkiye’nin enflasyon ve cari açık görünümü üzerindeki baskıyı azaltarak tahvil pozisyonunu destekleyebilir. Brent petrolün yüksek seviyelerde kalması ise faiz normalleşmesinin ötelenmesi riskini canlı tutacak.
TCMB’nin faizleri sabit tutması tek başına yeterli olmayacak. Piyasa, karar metninde enerji fiyatlarına verilen ağırlığı, likidite yönetiminin nasıl sürdürüleceğini ve haftalık repo ihalelerine dönüş sinyali gelip gelmediğini izleyecek.


