ABD enflasyonu verileri, İran ile gerilimin tırmanmasından hemen önceki dönemde fiyatların genel olarak yatay seyrettiğini gösteriyor. Tüketici fiyatları geçtiğimiz ay genel bazda büyük bir değişim sergilemeyerek yerinde sayDI.
Hükümetin paylaştığı veriler, savaşın piyasaları sarsmaya başlamasından ve hanehalkı bütçelerini tehdit etmesinden hemen önceki tabloyu yansıtıyor. Bu durum, ekonomideki mevcut belirsizlikler öncesinde geçici bir nefes alma alanı sunuyor.
ABD enflasyonu şubat ayında beklentilerle örtüştü

Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun çarşamba günü yayımladığı rapor, ABD enflasyonu için belirleyici olan tüketici fiyat endeksinin şubat ayında aylık bazda yüzde 0,3 oranında arttığını ortaya koyuyor. Yıllık bazda bakıldığında ise fiyat artış hızı yüzde 2,4 seviyesinde gerçekleşti.
Bu rakamlar, ekonomistlerin önceden paylaştığı tahminlerle birebir örtüştü. Ocak ayında kaydedilen ve beklentilerden daha sakin gelen verilerin ardından, şubat ayında da piyasaları şaşırtacak bir değişim yaşanmadı.
Çekirdek veriler ve enerji fiyatlarındaki riskler

Gıda ve enerji gibi değişken kalemlerin dahil edilmediği çekirdek verilerde de benzer bir tablo görülüyor. Çekirdek tüketici fiyatları bir önceki aya göre yüzde 0,2, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 2,5 oranında yükseldi.
Açıklanan rakamlar piyasa beklentilerini karşılasa da raporun önemli bir istisnası bulunuyor. Paylaşılan veriler, benzin fiyatlarını yukarı çeken İran ile savaşın patlak vermesinden önceki süreci kapsıyor.
Petrol fiyatlarındaki artışın ABD enflasyonu üzerinde etkileri

Bank of America analisti Stephen Juneau, geçtiğimiz hafta yayımladığı notta şubat ayı verilerinden ziyade risk ortamına dikkat çekmişti. Analist, ABD enflasyonu için evrilen risklerin mevcut verilerden daha kritik olduğunu vurguladı.
İran’daki askeri operasyonlar nedeniyle petrol fiyatlarının şubat sonundan itibaren yaklaşık yüzde 18 oranında yükseldiği görülüyor. Uzun süreli bir çatışmanın, enerji maliyetleri üzerinden ABD enflasyonu beklentilerini bozmasından endişe ediliyor.
İş gücü piyasası ve Fed üzerindeki baskı

Merkez bankasının yakından takip ettiği kişisel tüketim harcamaları endeksi, aralık ayında yüzde 2,9 yıllık artışla beklentileri aşmıştı. Bu rakam, bankanın yüzde 2’lik hedefinin oldukça üzerinde bir seyir izlemişti.
Öte yandan, iş gücü piyasasında da ciddi kırılganlıklar dikkat çekiyor. Geçtiğimiz ay 92 bin kişilik istihdam kaybı yaşanırken, işsizlik oranı yüzde 4,4 seviyesine tırmandı.
Yaşanan tüm bu gelişmeler, ABD ekonomisinin bir yandan zayıflayan istihdam diğer yandan artan enerji maliyetleri arasında sıkıştığını gösteriyor. ABD enflasyonu için kritik olan şubat ayı durağanlığı, savaşın etkisiyle yerini daha karmaşık bir sürece bırakabilir.


