Küresel piyasalarda yatırımcılar kritik enflasyon verilerine odaklanırken ons altın ve diğer değerli metaller ligi için baskı giderek artıyor. Uzmanlar ons altın cephesinde teknik bir kırılım beklerken piyasadaki iyimserlik yerini temkinli bir bekleyişe bırakıyor. Küresel fon yöneticileri hisse senedi piyasalarındaki coşku ile emtia piyasalarındaki karamsarlık arasında sıkışıp kalmış durumda. Analistler yatırımcı psikolojisinin güvenli liman arayışından ziyade yüksek getirili teknoloji varlıklarına kaydığını vurguluyor.
Dün yaşanan sert satış dalgasının ardından piyasa aktörleri ons altın varlığının 4.000 dolar seviyesinin hemen üzerinde tutunmaya çalıştığını gözlemliyor. Benzer şekilde gümüş fiyatları 60 dolar seviyesinin altına sarktıktan sonra yoğun bir denge arayışını sürdürüyor. Yatırımcılar teknoloji hisselerindeki dalgalanmaların değerli metallere olası sıçrama etkilerini yakından takip ediyor. Özellikle Micron şirketinin beklentileri aşan finansal sonuçları yapay zeka sektöründeki likidite endişelerini önemli ölçüde hafifletti.

Hisse senedi piyasalarındaki teknoloji kaynaklı rahatlamaya rağmen kıymetli metaller beklenen yukarı yönlü tepkiyi veremedi. Doların küresel gücü ve faiz oranlarındaki yüksek seyir ons altın üzerindeki asıl makroekonomik baskı unsurunu oluşturuyor. Nasdaq Bileşik Endeksi tarafındaki güçlü toparlanma emtia piyasalarındaki aşağı yönlü trendi tersine çevirmeye yetmedi. Piyasalar hisse senetleri ile metaller arasındaki alışılagelmiş zıt yönlü korelasyonun koptuğuna şahitlik ediyor. Yüksek teknoloji yatırımları emtia piyasasından likidite çekmeye devam ediyor.
Enflasyon verileri faiz indirim umutlarını erteledi

Amerikan Merkez Bankası yetkililerinin yakından takip ettiği çekirdek kişisel tüketim harcamaları endeksi beklentileri aşarak piyasa dinamiklerini temelden değiştirdi. Söz konusu kritik endeks son bir yıl içinde yüzde 3.4 seviyesine tırmandı. Analistler bir önceki dönemde yüzde 3.3 olarak ölçülen verinin yükseliş eğilimine girmesini yapışkan enflasyonun en net kanıtı olarak değerlendiriyor. Aylık bazda ise çekirdek tüketim harcamaları artışı yüzde 0.3 oranında sabit kalarak hizmet sektöründeki enflasyonist baskıların sürdüğünü kanıtlıyor.


