Altın fiyatları haftalık kapanışta yükseliş görüntüsü verdi ancak vadeli kontrat geçişi tablonun arkasında farklı bir sonuç bıraktı. Teknik eğilimin süresi uzarken Fed içindeki ayrışma ve daha düşük seviyelere ilişkin senaryo yeniden gündeme geldi.

Altın piyasasında haftalık kapanış rakamları ilk bakışta pozitif bir performansa işaret etti. Aralık vadeli kontrat 4 bin 99 seviyesinde kapanırken önceki haftanın ağustos vadeli kapanışı 4 bin 56 düzeyinde bulunuyordu.
İki rakam arasındaki 43 puanlık fark, altın fiyatları için yüzde 1,1’lik haftalık yükseliş görüntüsü oluşturdu. Ancak ağustos vadeli kontrattan aralık vadeli kontrata geçiş sırasında fiyatlara 60 puanlık yeni vade primi eklendi.

Vade priminin etkisi çıkarıldığında altın haftayı yükselişle değil, 17 puan ve yüzde 0,4 kayıpla tamamladı. Böylece görünen kapanış ile gerçek haftalık değişim ters yönlere işaret etti. Altının beklenen günlük işlem aralığı ise 86 puan düzeyinde bulunuyor.
Altın fiyatları için 20 haftalık baskı

Haftalık parabolik eğilim, son verilerle birlikte 20’nci haftasında da negatif bölgede kaldı. Teknik hesaplamalara göre kısa yönlü eğilimin tersine dönmesi için altının ons fiyatının 4 bin 487 seviyesine ulaşması gerekiyor.
Altının ons fiyatı 4 bin 99 seviyesinde bulunurken eğilim dönüş eşiğiyle arasındaki fark 388 puana ulaşıyor. Bu mesafe, kısa vadeli tepki hareketlerinin ana teknik görünümü değiştirmesi için daha güçlü bir fiyatlama gerektiğini gösteriyor.
Üç temel değer hesabına göre altının piyasa değeri 4 bin 99, zayıf dolar senaryosuna dayalı değeri 4 bin 157 ve para arzı ile maden üretimi temelindeki gerçek değeri 4 bin 19 seviyesinde bulunuyor.
Bu hesaplamaya göre mevcut fiyat, zayıf dolar değerinin yüzde 1,4 altında; gerçek değer tahmininin ise yüzde 2 üzerinde yer alıyor. Bu seviyeler fiyat garantisi değil, farklı değerleme modellerinin ortaya koyduğu sonuçları yansıtıyor.
Madencilik hisseleri altını geride bıraktı
Değerli metal madenciliği hisseleri, son bir yıllık dönemde altının performansının üzerine çıktı.
Pan American Silver hisseleri yüzde 58, Global X Silver Miners yatırım fonu yüzde 54 ve Newmont hisseleri yüzde 50 yükseldi. VanEck Gold Miners yatırım fonundaki artış yüzde 43, Franco-Nevada’daki yükseliş yüzde 35 olarak hesaplandı.
Aynı dönemde altın yüzde 25 değer kazanırken Agnico Eagle Mines hisseleri yüzde 18 yükseldi. Böylece madencilik tarafında şirket ve fon bazındaki ayrışma belirginleşti.
Madencilik hisselerinin altından daha güçlü performans göstermesinde metal fiyatlarının yanı sıra üretim maliyetleri, rezervler ve şirket kârlılığı üzerinden oluşan kaldıraç etkisi rol oynadı. Performans sıralaması doğrudan bir yatırım önerisi niteliği taşımıyor.
Fed içinde yön ayrılığı büyüdü
ABD Merkez Bankası, politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tuttu. Karara karşı çıkan üç üye ise faiz artırımından yana oy kullandı.
Hammack, Kashkari ve Logan’ın faiz artışı talebi, Fed içinde yalnızca zamanlama değil para politikasının yönü konusunda da görüş ayrılığı oluştuğunu gösterdi.

Haziran ayı enflasyon tablosu da iki farklı sinyal verdi. Altı enflasyon göstergesinin 12 aylık ortalaması yüzde 4 olarak hesaplanırken yalnızca haziran ayına ait yıllıklandırılmış ortalama yüzde eksi 1 seviyesine geriledi.
Bu ayrışma, Fed’in önündeki temel ikilemi ortaya koyuyor. Yıllık enflasyon göstergeleri sıkı para politikasının sürdürülmesini desteklerken son aya ait yıllıklandırılmış hareket daha gevşek bir duruşa alan açıyor.
Bir sonraki faiz kararında kurul üyeleri arasındaki yön ayrışmasının yeniden piyasa fiyatlamalarının merkezine yerleşmesi bekleniyor.
Altın fiyatları piyasa sıralamasında geriledi
BEGOS piyasa sepetine göre 2026’nın ilk yedi ayında en güçlü yükseliş yüzde 51,2 ile petrolde gerçekleşti.
Bakır yüzde 14,3, S&P 500 Endeksi yüzde 9,4 ve dolar yüzde 1,7 yükseldi. Euro yüzde 2, İsviçre frangı yüzde 2,2 ve tahvil fiyatları yüzde 6 geriledi.

Altın fiyatları aynı dönemde yüzde 5,4 düşerken gümüş yüzde 18,6 kayıpla listenin son sırasında yer aldı. Gümüş, ocak ayı sonunda sıralamanın üst bölümünde bulunmasına rağmen sonraki aylarda en zayıf varlık haline geldi.
Son 21 günlük eğilimler petrol ve bakırda daha tutarlı yükselişe, tahvilde ise belirgin düşüşe işaret ediyor. Altın, gümüş, Euro ve S&P 500 tarafında yön daha dağınık seyrediyor.
ABD büyümesinin büyük bölümü fiyatlardan geldi
Ekonomik barometre, ABD ekonomisi ile S&P 500 Endeksi’nin son üç ayda belirgin bir yön oluşturamadığını gösteriyor.
Takip edilen 11 ekonomik göstergenin yalnızca dördü önceki döneme göre iyileşti. İkinci çeyrek reel büyüme ilk tahminde yüzde 1,5 olurken GSYH fiyat deflatörü yüzde 6,3 olarak açıklandı.
Hesaplamalara göre ikinci çeyrekte kaydedilen toplam nominal büyümenin yüzde 81’i reel üretim artışından değil fiyat hareketlerinden kaynaklandı. Bu oran, ekonomik büyüme ile enflasyon arasındaki ayrımı daha önemli hale getiriyor.

Bilanço sezonunda sonuç açıklayan 289 S&P 500 şirketinin yüzde 79’u geçen yılın aynı dönemine göre net kârını artırdı. Buna karşılık son 12 aylık fiyat-kazanç oranı 41,3 seviyesine ulaştı.
Yüksek kâr artışı ile pahalı değerleme arasındaki gerilim, hisse piyasasındaki temel risk başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.
Altın ve gümüşte işlemler belirli bantlarda toplandı
On günlük piyasa profili, altın işlemlerinin belirli fiyat kümelerinde yoğunlaştığını gösteriyor.
Altında öne çıkan üst seviyeler 4 bin 222 ve 4 bin 211 olurken 4 bin 172, 4 bin 154, 4 bin 137 ve 4 bin 110 çevresinde belirgin işlem yoğunluğu oluştu. Alt bölümde ise 4 bin 84 ve 4 bin 73 seviyeleri öne çıktı.

Gümüşte üst tarafta 61,10, 60,60 ve 60,05 seviyeleri izleniyor. İşlem yoğunluğunun 59,15 ile 57,65 arasındaki bölgede arttığı, alt tarafta ise 56,65 seviyesinin ayrıştığı görülüyor.
Bu fiyatlar vadeli kontrat piyasa profillerini temsil ediyor. Altın verileri aralık, gümüş verileri ise eylül vadeli kontratlara dayanıyor. Bu nedenle söz konusu rakamların spot piyasa fiyatlarıyla doğrudan karşılaştırılmaması gerekiyor.

Teknik senaryoda 3 bin 500 riski
Altının altı yıllık aylık grafiğinde temmuz 2026 mumu, 253 puanlık hareket alanı ve yüzde 6,4’lük dip-zirve farkıyla Ağustos 2025’ten bu yana en dar aylık aralığı oluşturdu.
Daralan fiyat aralığı piyasanın bir denge alanı aradığını gösterse de uzun vadeli teknik görünüm negatif bölgede kalıyor.

Mevcut bölgede kalıcı bir taban oluşmaması halinde altın fiyatları için 3 bin 500 seviyesine doğru yeni bir geri çekilme senaryosu gündeme gelebilir.
Bu seviye kesin bir hedef değil, teknik görünümün daha da zayıflaması halinde oluşabilecek aşağı yönlü risk senaryosunu temsil ediyor.
S&P 500 Endeksi, Fed kararının ardından gün içinde yüzde 1,8 geriledi. Ancak bu hareket, tarihsel büyüklük bakımından olağanüstü bir satış dalgasına işaret etmiyor. Son 46 yılda bundan daha sert binden fazla gün içi düşüş yaşanmış olması, piyasa hareketine ilişkin bazı sert tanımlamaların ölçüsüz kaldığını gösteriyor.


