ABD ile İran’ın karşılıklı saldırılara ara vermesi petrol fiyatlarını sert biçimde aşağı çekti. Brent petrol 92 dolar sınırına gerilerken Borsa İstanbul’da havacılık, rafineri ve petrokimya hisselerinde yeni bir fiyatlama bekleniyor.
ABD ile İran’ın hafta sonu boyunca yeni saldırı düzenlememesi, petrol fiyatları üzerindeki jeopolitik risk priminin bir bölümünü sildi. Brent petrol yaklaşık yüzde 5 düşerek 92 dolar seviyesine, Batı Teksas türü ham petrol ise 85 doların altına geriledi.
Piyasadaki hızlı yön değişimi kalıcı bir ateşkese değil, karşılıklı saldırıların geçici olarak durmasına dayanıyor. İran, ABD’nin saldırı düzenlememesi koşuluyla misillemelere ara vereceğini belirtirken diplomatik temasların yeniden hız kazanabileceği beklentisi güçlendi.
Petrol fiyatları geçen hafta Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyat endişeleriyle 102 dolara kadar yükselmişti. Pazartesi günü görülen sert düşüş, bu yükselişin önemli bölümünün doğrudan çatışma ve arz kesintisi korkusundan kaynaklandığını gösterdi.
Petrol fiyatları saldırıların durmasıyla geriledi

Brent petrolün yaklaşık yüzde 5 değer kaybetmesi, piyasanın çatışmalarda kalıcı bir yumuşama ihtimalini satın almaya başladığına işaret etti. ABD ve İran’ın saldırılara yeniden başlamaması durumunda petrol fiyatları üzerindeki savaş priminin bir bölümü daha çözülebilir.
Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemi trafiği henüz kriz öncesindeki seviyesine dönmedi. Boğazın güvenliği, deniz mayınlarının oluşturduğu riskler ve gemilerin karşılaştığı sigorta maliyetleri petrol taşımacılığını baskılamayı sürdürüyor.
Kızıldeniz’de Suudi Arabistan bağlantılı petrol tankerlerine yönelik saldırılar da alternatif sevkiyat hatlarının tamamen güvenli olmadığını gösteriyor. Bu nedenle petrol fiyatları gerilese bile arz riskinin ortadan kalktığını söylemek için erken.
Havayollarında yakıt hesabı değişebilir

Petroldeki düşüşün Borsa İstanbul’daki en belirgin olumlu etkisi Türk Hava Yolları ve Pegasus üzerinde görülebilir. Jet yakıtı, havayolu şirketlerinin en büyük operasyonel maliyet kalemlerinden biri olduğu için petrol fiyatları gerilediğinde yakıt giderlerine ilişkin baskı da azalıyor.
Bu etki finansal tablolara hemen ve aynı oranda yansımıyor. Şirketlerin yakıt koruma işlemleri, satın alma takvimi, döviz kurları ve uçuş rotalarındaki değişiklikler nihai maliyet üzerinde belirleyici oluyor.
Türk Hava Yolları hissesi cuma gününü yüzde 0,24 düşüşle 312 liradan kapatmıştı. Pegasus hissesi ise yüzde 0,75 yükselerek 161,60 liraya çıkmıştı. Petrol fiyatları yeni haftaya sert düşüşle başladığı için iki havacılık hissesinin pazartesi açılışındaki seyri yakından izlenecek.
Saldırılara ara verilmesi yalnızca yakıt maliyeti açısından değil, hava sahalarının kullanımı bakımından da önemli. Bölgedeki hava sahalarının normalleşmesi, uzayan uçuş sürelerini ve rota değişikliklerinden kaynaklanan ek maliyetleri azaltabilir. Bunun için geçici saldırı arasının kalıcı bir güvenlik ortamına dönüşmesi gerekiyor.
Tüpraş ve Petkim için etki tek yönlü değil

Petroldeki düşüş Tüpraş ve Petkim açısından havayolu şirketlerindeki kadar doğrudan olumlu okunamıyor. Tüpraş’ın kârlılığı yalnızca ham petrolün fiyatına değil, işlenmiş ürün fiyatları ile ham madde maliyeti arasındaki rafineri marjına da bağlı bulunuyor.
Ham petrol fiyatlarının hızlı gerilemesi stok değerlemesi üzerinde baskı yaratabilir. Buna karşılık motorin, benzin ve jet yakıtı fiyatları aynı hızla düşmezse rafineri marjları desteklenebilir. Tüpraş hissesi, cuma günü yüzde 3,26 kayıpla 304,25 liradan kapanmıştı.
Petkim’de ise daha düşük petrol fiyatları nafta gibi ham madde maliyetlerini azaltabilir. Ancak petrokimya ürünlerinin satış fiyatlarının da petrolle birlikte gerilemesi halinde beklenen maliyet avantajı sınırlı kalabilir. Şirket açısından belirleyici olan, ham madde maliyeti ile nihai ürün fiyatı arasındaki makas olacak.
Petkim hissesi cuma gününü yüzde 2,39 düşüşle 22,02 liradan tamamladı. Pazartesi günü fiyatlamada petrol düşüşünün ham madde maliyetine sağlayacağı katkı ile ürün fiyatlarında oluşabilecek baskı arasındaki denge izlenecek.
Türkiye enerji ithalatçısı olduğu için petrol fiyatları üzerindeki risk priminin azalması; cari açık, enflasyon ve döviz ihtiyacı bakımından genel olarak olumlu bir gelişme. Buna rağmen piyasanın kalıcı rahatlama için saldırılara verilen aranın sürmesini ve Hürmüz Boğazı’nda ticari geçişlerin yeniden hızlanmasını görmesi gerekecek.


