Küresel hisseler ikinci haftalık düşüşe ilerlerken UBS, yatırımcılara piyasadan çekilmek yerine portföy dayanıklılığını artırma çağrısı yaptı. Kurum; kaliteli tahvil, geniş emtia sepeti, sermaye koruma stratejileri ve seçici hedge fon yatırımlarını öne çıkardı.
UBS Baş Yatırım Ofisi, yükselen petrol fiyatları, ABD tahvil faizleri ve teknoloji şirketlerinin büyüyen yapay zekâ harcamaları nedeniyle kısa vadeli belirsizliğin arttığını bildirdi.
Rapora göre portföy dayanıklılığı, riskli varlıkların tamamen satılmasıyla değil; hisse yatırımlarının farklı sektör ve bölgelere yayılması, kaliteli sabit getirili menkul kıymetler ve alternatif araçlarla desteklenmesiyle sağlanmalı.
Kurum, güçlü şirket kârları ve iyileşen ekonomik döngü nedeniyle uzun vadeli yatırımcıların piyasada kalmasını önerirken kısa vadeli kayıplara karşı daha korunaklı bir yapı kurulması gerektiğini belirtti.
Portföy dayanıklılığı neden öne çıktı?

Küresel hisse piyasaları üst üste ikinci haftayı düşüşle tamamlamaya hazırlanıyor. ABD ile İran arasındaki gerilimin artması Brent petrolün varil fiyatını 100 doların üzerine taşırken enerji maliyetleri yeniden enflasyon endişesi yarattı. Bu yüzden portföy dayanıklılığı ihttiyacı artıyor
ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,7’ye yükselerek Ocak 2025’ten bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Yüksek tahvil faizleri hisse değerlemelerini baskılarken şirketlerin finansman maliyetleri üzerindeki riskleri de artırıyor.
Yapay zekâ yatırımlarındaki hızlı büyüme de yatırımcıların risk iştahını zayıflattı. Alphabet hisseleri, şirketin 2026 sermaye harcaması tahminini 195-205 milyar dolara yükseltmesinin ardından yüzde 7’den fazla değer kaybetti.
Alphabet’ın ikinci çeyrek serbest nakit akışı şirket tarihinde ilk kez negatife döndü. UBS, yatırımcıların artık yalnızca yapay zekâ talebine değil, yapılan büyük harcamaların ne kadar sürede gelir ve nakit üreteceğine odaklandığını belirtti.
Microsoft, Meta ve Amazon’un gelecek hafta açıklayacağı finansal sonuçlar, büyük teknoloji şirketlerinin yatırım harcamaları ve gelir büyümesinin dayanıklılığı açısından yeni sinyaller verecek.
Hürmüz’de petrol akışı sert düştü

Orta Doğu’daki çatışmalar enerji arzı üzerindeki baskıyı artırdı. İran destekli Husilerin Kızıldeniz’de gemilere saldırması, küresel enerji taşımacılığında ikinci bir kritik güzergâhı daha riske soktu.
Körfez’deki yükleme hacmi son yedi günde günlük 2,5 milyon varile geriledi. Son 30 günün ortalaması günlük 6 milyon varil seviyesindeydi.
Hürmüz Boğazı’ndan geçen tanker sayısının azalmasıyla Körfez’deki yüzer petrol stoku 80-90 milyon varile yükseldi. Bu miktar iki hafta önce 35-40 milyon varil düzeyindeydi.
UBS, askeri operasyonların enerji altyapısına yönelmesi durumunda petrol fiyatlarının yılın önceki bölümünde görülen yüksek seviyeleri yeniden test edebileceğini değerlendirdi.
Kurumun ana senaryosunda enerji akışının zaman içinde toparlanması bekleniyor. Ancak sevkiyatların çatışma öncesindeki seviyelere kısa sürede dönmesi öngörülmüyor.
Uzun süreli kesintinin ABD’de hane bütçeleri üzerindeki baskıyı artırabileceği, İran’ın petrol gelirlerinin azalmasının ise temel mal ve hizmetlerin finansmanını zorlaştırabileceği belirtildi.
Fed için yeni faiz artışı beklenmiyor

UBS, enerji kaynaklı fiyat baskısına rağmen ABD Merkez Bankasının kısa vadede agresif bir faiz artırım sürecine başlamasını beklemiyor.
ABD’de haziran ayı çekirdek tüketici fiyatlarının aylık bazda 2020’den bu yana ilk kez gerilemesi, kurumun bu görüşünü destekleyen temel veri oldu.
Raporda mevcut para politikasının ekonomik talebi sınırlamak için yeterince sıkı olduğu belirtildi. Enerji akışının kademeli biçimde normale dönmesi hâlinde enflasyon baskısının yılın ilerleyen dönemlerinde zayıflayabileceği öngörüldü.
UBS ayrıca tahvil faizlerinin orta vadede gerilemesini bekliyor. Bu nedenle kaliteli sabit getirili varlıkların gelir, çeşitlendirme ve getiri potansiyeli açısından portföy dayanıklılığı sağlayabileceği ifade edildi.
Portföy dayanıklılığı için üç araç

UBS, belirsizliğe karşı sermaye koruma stratejileri, geniş emtia yatırımları ve hedge fonları öne çıkardı.
Sermaye koruma stratejileri, hisse piyasalarındaki yükselişe sınırlı katılım sağlarken sert düşüşlerde kaybı azaltmayı amaçlıyor. Kurum, bu araçların yoğunlaşmış portföyü bulunan, kısa vadede harcama yapacak veya yüksek dalgalanmaya karşı toleransı düşük yatırımcılar için daha uygun olabileceğini belirtti.
ABD, Euro Bölgesi ve İsviçre hisse endekslerindeki düşük örtülü oynaklık seviyeleri, koruma maliyetlerini geçmiş dönemlere göre daha cazip hâle getiriyor.
Geniş emtia sepeti ise enerji arzındaki aksamalara ve enflasyona karşı koruma sağlayabilir. UBS, enerjinin sevkiyat kesintilerine, sanayi metallerinin yapay zekâ ve elektrifikasyon yatırımlarına, tarım emtialarının ise El Niño risklerine duyarlı olduğunu belirtti.
Altının kısa vadeli görünümünü daha zorlayıcı bulan kurum, değerli metali uzun vadeli portföy çeşitlendirmesi açısından yararlı görmeyi sürdürüyor.
Hedge fonlar 2026’nın ilk yarısında son beş yılın en güçlü ilk yarı performansını gösterdi. Hisse, faiz, emtia ve döviz piyasalarındaki sert ayrışmalar esnek yatırım stratejilerine yeni fırsatlar sundu.
UBS; düşük net hisse pozisyonlu fonları, birleşme arbitrajı stratejilerini, makro fonları, çok stratejili platformları ve seçici Asya yatırımlarını tercih ediyor.
Kurum, hedge fonlar ile yapılandırılmış ürünlerin düşük likidite ve karmaşıklık gibi ilave riskler taşıdığını da vurguladı. Bu araçların yalnızca söz konusu riskleri karşılayabilecek yatırımcılar tarafından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
UBS’nin ana mesajı, belirsizlik döneminde piyasadan tamamen çıkmak yerine portföy dayanıklılığını yükseltmek oldu. Hisse yatırımlarının farklı bölge ve sektörlere yayılması, kaliteli tahviller ve alternatif araçlarla desteklenmesi kurumun orta vadeli stratejisinin merkezinde yer aldı.


