Beyaz Saray, Ortadoğu savaşı krizini tamamen sona erdirmek için İran yönetimi ile tek sayfalık bir mutabakat zaptı üzerinde anlaşmaya oldukça yaklaştığına inanıyor. Axios, diplomatik kulislere dayandırdığı bu önemli gelişmeyi çarşamba günü bildirdi.
İki ABD’li yetkiliye dayandırılan kapsamlı haber, bahsi geçen belgenin ilerleyen dönemdeki daha ayrıntılı nükleer müzakereler için sağlam bir çerçeve çizeceğini açıkça ortaya koydu.
Ortadoğu savaşı çözümü için gözler Tahran cephesinde

Washington yönetimi, Tahran’ın önümüzdeki kırk sekiz saat içinde müzakere masasındaki bazı önemli noktalara resmi yanıt vermesini bekliyor. Raporda taraflar arasında henüz hiçbir konuda kesin bir anlaşmaya varılmadığı özellikle vurgulandı. Ancak şubat ayı sonlarında çatışmaların şiddetli bir şekilde patlak vermesinden bu yana her iki tarafın da Ortadoğu savaşı krizini sonuçlandırmaya ilk kez bu kadar çok yaklaştığı detaylara eklendi.
Olası bir nihai anlaşma kapsamında İran tarafı nükleer zenginleştirme faaliyetlerini geçici olarak durdurmayı taahhüt edecek. ABD ise uygulanan yaptırımları kaldırmayı ve şu anda küresel bankalarda dondurulmuş olan milyarlarca dolarlık İran fonunu serbest bırakmayı kabul edecek. Axios, Hürmüz Boğazı üzerindeki katı kısıtlamaların da kaldırılarak dünya ticareti için kritik olan bu dar geçitten gemi geçişine yeniden izin verileceğini belirtti.
Çin yönetiminin diplomasideki kritik rolü

İran Dışişleri Bakanı çarşamba günü, Ortadoğu savaşı krizini sonuçlandırmak için ABD ile yapılacak olan ikili görüşmelerde yalnızca adil ve kapsamlı bir barış anlaşmasını kabul edeceklerini açık bir dille ifade etti. Çinli üst düzey diplomatla Pekin’de yaptığı görüşmenin hemen ardından basına konuşan İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, çetin geçmesi beklenen müzakerelerde meşru haklarını ve ulusal çıkarlarını korumak için ellerinden geleni yapacaklarını vurguladı.
Çin, küresel piyasalarda İran petrolünün en önemli ve kilit alıcısı konumunda bulunuyor. Uluslararası medyada yer alan son haberler, Çin’in önümüzdeki hafta Çin lideri Şi Cinping ile Trump arasında gerçekleşecek kritik görüşme öncesinde Tahran’ı ABD ile bölgesel gerilimi tırmandırmamaya ikna etmeye çalışabileceğine güçlü bir şekilde işaret ediyor.
Hürmüz Boğazı ablukası ve petrol fiyatları

Trump daha önce basına yaptığı bir açıklamada, İran ile nihai bir barış anlaşmasına varılması konusunda sahada büyük ilerleme kaydedildiğini net sözlerle belirtmişti. Trump salı günü de dar su yolundan geçen ticari gemilere rehberlik etmek üzere askeri güç kullanarak Hürmüz Boğazı’nı tamamen açmaya yönelik bir ABD girişimi olan Özgürlük Projesi’nin askıya alındığını ve kısa bir süreliğine durdurulduğunu duyurdu. Bu hafta başlarında resmi olarak yürürlüğe giren bu stratejik girişimin ardından, Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki bazı kritik tesisler de dahil olmak üzere Körfez bölgesinde yeni ve şiddetli bir saldırı dalgası gelmişti.
Trump kendisine ait bir sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, askeri stratejideki bu değişikliğin Washington ile Tahran arasında sık sık kritik arabuluculuk yapan Pakistan ve diğer bölge ülkelerinin talebi üzerine gerçekleştiğini iddia etti. Trump’ın kamuoyuna yaptığı sürpriz açıklamasının hemen ardından Ortadoğu savaşı kaynaklı risklerin azalmasıyla küresel petrol fiyatları hızla geri çekildi. Küresel petrol piyasalarının temel göstergesi olan Brent ham petrol vadeli işlemleri en son yüzde 3,1 oranında belirgin bir değer kaybederek varil başına 106,51 dolara kadar geriledi. Yine de piyasadaki güncel Brent kontratı savaş öncesindeki varil başına yaklaşık 70 dolarlık normal seviyelerinin oldukça üzerinde seyrediyor.
Enerji piyasaları ve genel ekonomik görünüm

Dünya petrolünün beşte biri için hayati önem taşıyan bir geçiş yolu olan Hürmüz Boğazı, tıpkı haftalardır olduğu gibi uluslararası tanker trafiğine fiilen kapalı kalmaya devam ediyor. Hem ABD hem de İran ordusu stratejik bölgede karşılıklı deniz ablukası kurdu.
Boğazdaki kritik nakliye faaliyetlerinde devam eden aksamaların neden olduğu küresel enerji şoku, dünya genelinde enflasyonun hızla artması ve küresel büyümenin yavaşlaması korkularını daha da besledi. Çatışmaların başından beri süregelen bu gelişmeler, yılın geri kalanında Ortadoğu savaşı kaynaklı yoğun arz endişelerinin küresel ekonomik görünüme ve petrol fiyatlarının genel yıllık seyir trendine doğrudan yön vermeye devam edeceğini açıkça gösteriyor.


