NATO’nun Türkiye’deki hava gözetleme faaliyetlerinin odağı, Tahran’a yönelik ABD öncülüğünde bir askeri harekat riskinin artmasıyla birlikte Rusya’dan İran yönüne kaydı. Konuya yakın kaynaklar, ittifakın her iki ülkeyi de takip etmek amacıyla Konya’da konuşlu ileri teknoloji AWACS radar uçaklarını sıklıkla kullandığını bildirdi.

Ancak son dönemde İran bölgesini izlemek için Konya’dan kalkan uçuşların sıklığı arttı. Hassas bir konuda isminin açıklanmasını istemeyen kaynaklar, Türkiye’nin İran sınırındaki bu hareketliliği yakından takip ettiğini belirtti.
İran – Türkiye sınırı alarmda

Kaynaklar, Türkiye’nin ABD öncülüğünde İran hedeflerine yönelik olası bir saldırı için hazırlıklar yaptığını ifade etti. Bu hamlenin Tahran’ı nükleer programını kısıtlama da dahil olmak üzere bir dizi konuda taviz vermeye zorlayacağı öngörüldü.

İran geri adım atmayı reddederse, bu hamleyi daha geniş kapsamlı bir saldırı takip edecekti. Ankara’nın ise gerilimi tırmandırmamaları konusunda her iki tarafa da telkinlerde bulunduğu kaydedildi.
Savunma Bakanlığı sessizliğini koruyor

Türkiye Milli Savunma Bakanlığı konuyla ilgili yorum yapmaktan kaçındı. NATO ise e-posta yoluyla iletilen yorum talebine henüz yanıt vermedi.
ABD ordusu, Orta Doğu’da iki uçak gemisi ve savaş uçaklarını da içeren devasa bir kuvvet topladı. Trump, İran sınırları içinde sınırlı saldırılar düzenlemeyi “değerlendirdiğini” dile getirdi.
İran ve ABD arasında diplomatik kanallar açık tutuluyor

ABD ve İranlı diplomatlar, Trump’ın Tahran’ı askeri harekat tehditleriyle masaya zorlamasının ardından son haftalarda yeni bir nükleer anlaşma için müzakereler yürüttü. Trump, Mart ayı başına kadar bir anlaşmaya varmak istediğini söyledi.
Trump daha önce yaptığı bir açıklamada, İran operasyonunun “kolayca kazanılacağını” iddia etmişti. Buna rağmen Trump, askeri seçenek yerine bir anlaşma yapmayı tercih ettiğini de sözlerine eklemişti.
Yeni bir göç dalgası endişesi

Ankara hükümetinin böyle bir çatışmanın olasılığına dair endişeleri artıyor. Kaynaklara göre yetkililer, olası bir savaşın Türkiye’ye yönelik yeni bir sığınmacı akınını tetiklemesinden korkuyor.

Bu göç dalgasının büyük oranda İran topraklarında yaşayan Afgan ve Pakistan uyruklulardan oluşacağı tahmin edildi. Halihazırda yaklaşık 3 milyon Suriyeli sığınmacıya ev sahipliği yapan Türkiye, bölge üzerinden gelecek yeni grupların ekonomi üzerinde ağır bir yük oluşturacağına inanıyor.
Türkiye acil durum planlarını güncelledi

Yetkililer, büyük bir çatışma durumunda yerinden edilmiş çok sayıda insan için acil durum planlarını güncelledi. Bu seçenekler arasında sınır yakınında kamplar kurmak veya sığınmacıların sınırı geçmesini engellemek için İran topraklarına girmek yer aldı.
Ancak komşu ülkenin topraklarına girme seçeneğinin yalnızca ülkede bir otorite boşluğu oluşması durumunda değerlendirileceği vurgulandı. Bölgedeki bu askeri ve diplomatik hareketlilik, sadece günlük dengeleri değil, Orta Doğu’daki uzun vadeli jeopolitik statükoyu da temelinden sarsacak bir sürece işaret ediyor.


